Sağır Soba

Cumartesi, Aralık 26, 2015

sobalı-ev

Bir soba neler anlatır insana? Çok şeyler anlatır... Birlikte geçirilen zaman, birlikte zaman geçirdiğin kişiler, birlikte zaman geçirdiğin kişilerle ilgili hislerin, anıların... Tüm bunlar bazen bir eşya ile canlanır, hafızana kodlanır. Tanıdık birini ya da eski bir dostu görmüş gibi bazı eşyalara bakmamız da bundandır.

Sobalı bir evde büyüdüm. Odunun kokusu, kömürün parlak karası, ateşin çıtırtısı, külün kendine özgü yumuşaklığı ve daha bir sürü anahtar kelime bana soba ile ilgili hatıralar çağrıştırır. Sobanın üzerinde her zaman büyük bir yeşil çaydanlık bulunurdu. Bu kocaman çaydanlığı sıcak, candan, tombul bir komşu teyze gibi algılar, severdim. En çok da kapağı ile oynardım. Geniş, görkemli cüssesine zıt, küçük bu kapak bazen oyun arkadaşım olurdu.

Sobanın üstünde demlenen çayın kokusunu, pişirilen kestanelerin lezzetini, kahvaltı için ısıtılan ekmeklerin tadını, ışıkları kapatıp duvarda sobadan yansıyan ateş dansını izlemenin keyfini hatırlıyor ve özlüyorum zaman zaman. Sobayı yakma seremonisi, odaya hızla yayılan sıcağın keyfi de var hatırladıklarım da, yakınında bir yere kıvrılıp uyumanın keyfi de. Emeksiz keyif olmaz, temizlemesi ve küllerini boşaltması da var bunun. Ama hep keyif arayan uzun soluklu mutlu olamaz zaten...

Soba ile ilgili anılarımda, "sağır soba" ifadesinin yeri apayrı. İlk duyduğumda, "Sobalar duyar mı ki sağır olsun. Bu büyükler de çok tuhaf. peh!" demiştim. Zaman geçtikçe, ısısını dışa vermeyen sobalar için söylenen bir benzetme olduğunu anladım. Ama, anladığım daha önemli ve değerli kavram "paylaşmak" oldu. Hislerimizi, bilgi ve deneyimlerimizi paylaşmıyorsak bir anlamı yok.

Sözlerle, bir tebessüm ya da bir dokunuşla ya da sadece varlığınla sevgiyi...

Yaşayarak, anlatarak bilgiyi...

Sağır soba olmadan hayatı paylaşmak...

BU YAZILARI DA OKUYABİLİRSİNİZ

0 yorum

İZLEYİCİLER

FACEBOOK SAYFAM

Google+ TAKİPÇİLERİM