Ege’de yaz kış soluklanmak, dinlenmek ve tatil için kaçış noktalarından biri de Seferihisar…

Yaz aylarında, iğne atsan yere düşmeyen bir çok tatil beldesinin en güzel zamanları, bahar ve eylül- ekim aylarıdır aslında, yaz sıcağının nem sıkıntısı yoktur, en ücra koyları bile çınlatan popüler müzik ekoları yoktur, hemen kalkalım yüzmeye gidelim, dönelim bir şeyler yiyelim tekrar gidelim şeklindeki yorucu yaz ritmi yoktur. Dingin, temiz, kuru bir hava, sessizlik ya da sadece dalga ve kuş sesleri vardır… Çılgın kalabalıktan uzakta ama her şeyi ile tam bir Ege tatili için Seferihisar yaz sıcağında da, bahar serinliğinde de müdavimleri ile dolu…

 

Seferihisar, Türkiye’nin ilk sakin şehri. Dünyada başlayan cittaslow akımının bizdeki ilk örneği. İlçeye yaklaşırken sizi, “Yavaşlayın, Seferihisar’dasınız.” tabelası karşılıyor. İzmir’de yazın en sıcak günlerinde bile buz gibi sularda yüzme lüksünü burada yaşarsınız. Akvaryum gibi berrak sularda kulaç atarken, sıcak günlerde kelimenin tam anlamıyla serinlersiniz. Ama benim yüzmekle aram yok diyorsanız, hiç durmayın bahar aylarında bir hafta sonu yolunuzu buralara düşürün…

 

Sığacık, marinası, kale içi ve çarşısı ile sevimli bir tatil beldesi. Kıyı boyunca yürüyüş yapmak, sokaklarında dolaşmak, çevre gezileri yapıp konaklamak için uygun bir yer. Sokaklarının restore edilmiş hali, film seti gibi ama tadil edilmeyen evleri de ayrı güzel. Sığacık’da dolaşırken, begonvilli bir sokaktan geçerseniz, kulaklarımı çınlatabilirsiniz…

 

Kale içi sokaklarında, otantik giysi ve hediyelik eşya satan sıra sıra dükkanlar, aile pansiyonları ve yerel lezzetlerle karnınızı doyurabileceğiniz yerler de var. Yerli turistler kadar yabancı turistleri de her mevsim görmek mümkün. Sakin şehir/ cittaslow olunca, gastronomi turizmi, agro turizm (tarım turizmi) ve kültür turizmi sayesinde renkli bir turist profili ortaya çıkıyor.

Yazın rüzgar sörfü yapanlar için esintisi bol kıyılar da var, bahar serinliğinde güneşli günlerde yürüyüş yapmak için uzun kordon boyları da… Buraya kadar gelmişken Teos antik kent kalıntılarını da göreyim derseniz, Sığacık’dan ulaşım kolay. Bir yanı ağaçlık, bağ-bahçe manzaralı, diğer tarafı tepeden deniz seyri sunan yoldan antik kent kalıntılarına gidebilirsiniz. Dilerseniz bir günü de kara tarafına ayırın, Seferihisar’ın merkezini gezin. Çarşısında, pazarında alışveriş yapın. Ege otlarından bolca alın, satan teyze siz sormadan bir tarif verir, sorarsanız üç beş türlü pişirmeyi de öğrenirsiniz. Yazın börülce ve bamya baharda ise enginar almak lazım unutmayın…

Kıyılarda olta sallayın, balıklar da sakindir burada oltanıza takılırlar belki kıyamaz tekrar denize atarsınız ama olta başı muhabbeti de güzeldir. Seferihisar sakin şehir olmayı hak ediyor, ağustos böcekleri kafanızı şişirebilir ama onlarsız da yaz olmaz ki…