Küçük sandığımız şeyler çok büyük sonuçlar doğurabiliyor. Artık yapmaktan vazgeçtiğimiz, “aman canım ne var” dediğimiz bir sürü davranış/söz/mimik başkalarının nefesi, molası, enerjisi olabilir. O başkası her an biz de olabiliriz. Kelebek etkisi yapmaya ne dersiniz? Çünkü, kelebeğin kanat çırpmasındaki esinti miktarınca bile etki siyahımızı beyaza, içimizi aydınlık yapmaya yetebilir. İhtiyacımız yok mu?

Kelebek etkisi (Butterfly Effect) denen teori, dünyanın bir tarafında kanatlarını çırpan bir kelebeğin, dünyanın başka bir yerinde bir kasırgaya yol açabilmesi fantezisi üzerinden açıklanmaya çalışılıyor. Kafalarımız dolu, fırtınaysa zaten bir kaşık suda çıkarmaya namzet oluyoruz çoğu zaman. Herkes stres yüklü, hoşgörümüz azaldı, alınganlığımız çoğaldı. Bize anlaşılması ve uygulaması kolay formüller lazım. Ama bu kelebek etkisi teorisi de aslında yapılan her hareketin değerli, küçük gibi görünen durumların da büyük etkiler başarabileceğini söylüyor. Kendimiz için, başkaları için küçük ama bilinçli hareketler yapmak. Eksikleri tamamlamak, yanlışları düzeltmek, biraz emek ve empati. O zaman ne duruyoruz? Kelebek etkisi başlasın!

Gün başladı. Evden çıktık, asansöre bindik. Ben veya karşımdaki, lütfen kafamızı telefona gömüp sabahın köründe çok da önemli olmayan bir şeyler okumak yerine “günaydın” deyip gülümseyelim birbirimize. Aynı çatı altında yaşıyoruz, sık sık şu daracık yerde karşılaşıyoruz. Gülümsemek ve günaydın demek öyle bir kelebek etkisi yapar ki. (Çünkü böyle olmadığı zaman tam tersi bir etki yapmıyor mu hepimizde?)

Arabaya bindik gidiyoruz. Ne olur sanki trafikte yol vermeme yarışı yaparak birbirimize bed dualar göndermek yerine yol versek. Bir selam ya da kornaya hafif bir dokunuşla kelebek etkisi yapsak. Pasif sürücü muamelesi görmek istemiyorum diyorsunuz ama bir süre emek verip, deneyeceğiz. Belki haklı sandığımız algıların da yersiz olduğunu anlarız.

Ya da otobüste, metroda… Günde sadece bir sefer yapılıyormuş gibi değil de, sakin olalım. Hanımdır, yaşlıdır, çocuktur bir öncelik verelim. Hani empati yapacaktık? Daha devam edeyim mi? Bunun iş yeri var, sosyal ilişkiler var, okul, ev, var da var… Kelebek etkisinin yani küçük şeylerin özellikle ruhumuzda büyük etkiler oluşturma gücünü kimse inkar etmez herhalde. Gülümsemekten, bazen hakkımızı ikram etmekten, yardım etmekten/istemekten korkmamak gerekiyor. Bunlardan neredeyse korkar olduk. En doğal, olumlu reflesklerimizi esirgemeyelim birbirimizden.

Bir de içimizdeki kelebek var. Kanat çırpan, rüzgarıyla dünyamızı değiştirecek olan. Beklettiğimiz, cesaret edemediğimiz, bir türlü veremediğimiz kararlarımız var. Zamanı geriye sarmak mümkün değil ama yeniden başlayıp başarmak mümkün. Hiç bir şeyi ertelemeyelim. Bir günlük ömrü olan kelebeğe yüklenen anlama bakın hele, biz neler başarırız evvelAllah…