İFTAR SOFRALARI

Salı, Haziran 14, 2016

Bereket-Ve-Şükür-Sofrası-İftarlar

Güzel günler… “Ramazan ayının başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ise cehennem ateşinden kurtuluştur.”* Müjdeli günler… Sofraların daha bir bereketlendiği, bir arada olup, muhabbetin katlandığı günler… Sofralar, bizim için her zaman birleştirici bir güç sanki. Ama çocukların bile yoğun programları var artık ve bir araya gelmekte zorlanıyoruz. İftar sofraları aynı heyecanla, aynı dualarla ve huzurla bizi bir araya getiriyor. Oruç ibadetinin sadece bu faydası bile çok değerli.

Misafir algımız son zamanlarda biraz değişti. Artık yazılı olmayan ama bizi bağlayan kurallarla hareket etmeye başladık. Hele misafir yemeğe gelecekse; ön hazırlık, verilerin değerlendirilmesi, sunum ve durum analizleri derken evin hanımı bayağı bir dirsek çürütüyor. Siz deyin bir akademisyen gibi, ben diyeyim beş yıldızlı mutfak şefi gibi…

Ramazanda iftar sofrasında, ev sahibi olmak da misafir olmak da çok keyifli. Biraz abartmasak orucun özüne daha uygun olacak aslında. İbadetlerin özünü unutmak nefsimizin sık düştüğü bir yanılgı. Paylaşmayı, yok olanın halinden anlamayı, verilen nimetlerin şükrünü hissetmeyi amaçlayan oruç ibadeti, görkemli iftar sofralarında nasıl hissedilir? Hele küçük bir ailenin doyacağı çeşitte iftar menüleri ile dışarıda yenen ramazan iftarlarını hiç saymıyorum.

Hacı olmak için Beytullah’a giden bir kişinin Kabe’ye kuş bakışı bakan çok yıldızlı otellerde, her türlü konfor eşliğinde hacı olması da ibadetin özüne uygun değil. Tesettür adıyla moda ve trendleri yakından takip edip, örtünme niyetinin özüne uymayan çizgiler taşıyan anlayış da uygun değil. İsraf ederek yok olanın halinden anlamak ve nimetlere şükür etmek de…

Ramazanın ruhunun en dolu yaşandığı Osmanlı’da, çok zengin iftar sofralarından söz ediliyor. Ama paylaşım, eşitlik ve israf olmamasına da çok dikkat var bu sofralarda. İlginç detaylar var, konaklarda kurulan büyük sofralarda ayrıştırma olmaması için her sofraya bir isim verilirmiş. Daha çok sure isimleri verilen bu sofralarda kullanılan kaşıklara da o isimler yazılırmış. Girişte sepetten kaşığını alan hangi isim yazılı ise o sofraya otururmuş. Misafirlerin sınıflandığı sofralarda bile yemeklerin aynı olmasına özen gösterilirmiş. Ama yine Osmanlı’nın son zamanlarında, özellikle sarayda yapılan yüksek harcamalı iftar davetlerinden zarar görülmüş. “İsrafta hayır yoktur, hayırda da israf yoktur.”** Bildiklerimizi uygulasak yetecek bize…

Su, zeytin, hurma ile başlayan  iftar sofraları… Bütün gün sıcak pideye katık etmeyi planladığımız peynir, reçelden birer lokma, iftariyelik niyetine. İlla ki çorba, içine pidemizi bandığımız. Merakla tadına baktığımız yemekler, olmazsa olmaz tatlımız. Misafirimiz varsa daha özeniyoruz. “Allah’a ve ahiret gününe iman eden misafirine ikram etsin.” diyor Peygamberimiz ( Sav). Misafir ve ikram etmek o kadar değerli. Gönüller yumuşuyor, muhabbet artıyor az şey mi? Ama açık büfe havasında hazırlanan bir sofra, yorgunluktan gözleri çökmüş evin hanımı ve kalıp ziyan olacak çeşitte yemeğe gerek var mı? Zaten ruh doymuş, bu cüssede ne kadar yer kaplıyor ki şu mide? Onu yormadan tadına varmalı bereketli iftar sofralarının, sahurun hakkını da saklayarak.


Bereket ve misafir dolu iftar sofralarınız olsun…


(Bu yazımı yayınladıktan sonra, yanlış anlaşılmalara neden olabilir düşüncesiyle bu notu düşmek istiyorum. Hac ve örtünme ile ilgili yazdıklarım benim şahsi yorumumdan ziyade bu ibadetlerle ilgili hükümlerdir. Suud hükümetinin Kabe'yi yukarıdan gören saray da yapması doğru değildir, Kabe'yi çevreleyen yüksek lüks oteller de. Daha farklı bir yerde yapsın, herkes de gitsin. Ama şu anki konumlandırma manevi anlamda uygun değildir. Örtünme ile ilgili olarak da, radikal bir yaklaşım ve öteleyen, soğutan bir anlayışın vebali vardır, bu yanlışa Allah'ın izniyle düşmem. Öyle bir yaradılışım da yok, insanları değerlendirme ölçülerim bunlar değildir. Ama "Hakk'ın hakkı alidir." Ahir zamanda, inanç üzerinden bunca çekişmenin olduğu bir zamanda, ibadetin özü ile hiç bağdaşmayan hallerde ısrar edenler tabi ki başkalarının da hakkına giriyor. Kalpleri evirip, çeviren, bizi bizden daha iyi bilen herkesin yüreğini biliyor. Herkes eli uzanabildiği kadar değmek istiyor Rabbine. Ona yaraşır olmak hepimize nasip olsun.) 

*Hadis-i şerif
**Lemalar/19

BU YAZILARI DA OKUYABİLİRSİNİZ

16 yorum

  1. Bu sıcacık yazıyla hayırlı iftarlarımız olsun inşallah ...
    Bereketi , mutluluğu , sevenleri ile sağlıkla nicelerine nasip etsin Rabbim ...
    Bizler misafir gelince kendimizden geçen bir nimetiz oldum olası ...
    Bir de açken gözü doymuyor insanın deriz ya ; birazda ondan kaynaklı sanırım ..
    Yoksa su , çorba sonrası yemek bile fazla gelebiliyor çoğu zaman ...
    Ağız tadımız ve keyfimiz bol olsun

    YanıtlaSil
  2. Sizin bahçeden yeni çıktım beni gördün mü? Kalp kalbe karşı. Dilekler, dualar ortak.
    Gerçek tadı çıkaran, şükür ve huzurdan gelen ağız tadı. Keyifli, lezzetli, huzurlu anlarımız çoğalsın inşaallah. Sevgiler...

    YanıtlaSil
  3. Ben sofradan kalkmışım , sen koşup bahçeye gelmişsin şahane olmuş bu ...
    Tam iftar sonrası çay , kahve keyfi yeri yani ;)
    Amin diyorum inşallah hayırlısıyla
    Sevgiler

    YanıtlaSil
  4. Bu akşam çayında sizin bahçede olduğumu düşüneceğim. Hem bahçe hem muhabbet, şükürler olsun. Sevgiyle..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Senin sofra bana nasıl mutluluk verdiyse benim bahçe de sana versin canım...
      Sevgiyle kal
      Allah a emanet

      Sil
  5. Beslenme tarzımız vücudumuza uygun değil o yüzden çağın hastalığı denen obezite hortladı ya. Zaten hareket etmiyoruz, küçücük mideye de yığıyoruz yemeği. Hep açgözlülüğümüzden.

    YanıtlaSil
  6. Aslında bir çok hastalığın oluşum sebebi yine bizim yanlışlarımızdan kaynaklanıyor. Açgözlülüğü insanoğlunun en büyük düşmanı. Dünyanın bir kısmı karnını doyuramıyor bir kısmı da gözünü. Çok selam..

    YanıtlaSil
  7. Ne kadar güzel bir yazı, inan çok takdir ettim seni yavrum.Tüm aşırılıklardan söz etmişsin.Ramazan hayatımızda aşırıya kaçmadan iftar ziyaretleri, ibadetler ve Allah'a imanla yapılan; fakirlerle biraz daha ilgilenmek gibi aktivitelerle hakiki manasını bulur.Bütün temenni ve dualarına amin diyorum.Hayırlı bir Ramazan diliyorum yavrum.Sevgilerimle :)

    YanıtlaSil
  8. Güzel değerlendirmelerinize çok teşekkür ederim. İpin ucunu bazen hepimiz kaçırabiliyoruz. Blog yazılarımı kendimi bağlayan kontrol noktaları gibi hissediyorum bu da hoşuma gidiyor. Sen bunu hissedip yazmıştın, dikkat et diyorum. Dualarımız ortak, hayırlı ramazanlar diliyorum ben de. Sevgilerimle...

    YanıtlaSil
  9. İftar sofralarını çok seviyorum, misafir davet ettiğim de yaşadığım o telaşı da çok seviyorum. Misafirsiz iftar sofrası çok boş geliyor sanki. Abartmadan az ve oz menülerle soframız şenleniyor. Açken cani ne çok şey istiyor insanin,aklıma ne gelirse yaptığım da oluyor. 3 de 1i bitti ramazanın çok çabuk geçiyor bitmesin istiyorum

    YanıtlaSil
  10. İftar telaşının tadı başka haklısınız. Paylaşmak da ayrı güzel. Çabucak akıp giden değerli ne varsa hakkını verebilmeyi istiyor insan. Ramazan bayramında hep bu hüzünü yaşarım. Daha yeni uğurladığınız sevdiğinizi özlemek gibi..

    YanıtlaSil
  11. Haklısınız. İsraf etmedrn yaşamalı insan bu hayatta. Her şeyi israf ettiğimiz gibi zamanımızı ,sevgimizi, emeğimizi, sağlığımızı da israf ediyoruz. Dikkat etmek lazım. İyi bir ramazan için hatırlatma yazısı olmuş. Sevgiler...

    YanıtlaSil
  12. Gönlümden geçenleri en samimi haliyle aktarmaya çalıştığım bu platformda aynı samimiyetdeki bu yorumlarda çok kıymetli. Yazdığımızı, konuştuğumuzu yaşamayı Allah nasip etsin. Çünkü hesap Ona, hepsindeki gaye de Onun rızası. Hepimize hayırlı bereketli ramazan günleri nasip olsun. Sevgiyle...

    YanıtlaSil
  13. kalbimdekileri yazıya dökmüşsün kalemine sağlık...
    maalesef bikaç yıldır iftar sofraları Show programlarına dönmüş durumda mütevazilik nefis terbiyesi ve aç olanı gözetmek son sıralarda yer alıyor. Ramazan'ın amacını anlayıp sindirip 12 ayı Ramazan gibi yaşamayı Rabbim cümlemize nasib etsin.... http://aysemcelife.blogspot.com.tr

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Amin. Ramazan her halimiz için bir maya, bütün seneye yayıp, çoğaltıp yaşamak adına fırsat bizler için.

      Sil

İZLEYİCİLER

FACEBOOK SAYFAM

Google+ TAKİPÇİLERİM