Her lokmanın gerçek tadını aldığımız, gözümüzle, burnumuzla bazen kulağımızla bütün lezzetleri takip ettiğimiz şükür saatleri… İftar vakti. Acıkmanın en keyifli hali, nefsimize verdiğimiz uyarı ile gülümseyen ruhumuz. Rengini, kokusunu, sesini keşfedip iftar vaktiyle birlikte tadını aldığımız, şükürle hakkını verdiğimiz sayısız nimet.
 
Bir yudum su, bir hurma ya da zeytin tanesi, acelece koparılmış ramazan pidesi ile başlayan ibadet saadeti. Bütün algılar açılmış, beden acıkmış, nefs bir köşede sessiz-güçsüz oturuyor. Ruh kanatlanmış adeta, yerleştiği beden bütün gün ilk yaratıldığı, üflendiği hale yaklaşmış neredeyse. Dilini kötü sözden, dedikodudan, zihnini ise yanlış ve kötü zanlardan, fesatlıktan korumaya çalışmış. Uzak durduklarından duyduğu keyif ve huzur yerleşmiş üstüne. Sadece açlık olmayan oruç ibadeti, coşturmuş bütün zerrelerini. Hal böyle olunca,iftar vakti olmuş ibadet saadeti.
 
Kana kana içtim suyu, “Elhamdulillah” ne büyük nimet şu derde deva şeffaf sıvı. Hurmanın lezzeti ne güzel, kurak topraklarda yetişen ağacın meyvesi bu mu? Sanki “kün” yazıyor hepsinin üstünde. O dilemiş olmuş hepsi, düşünmezdim bunları sıradandı hepsi. Bir başkalık var şu saatlerde, midemden başka acıkan yanlarım da var sanki. Orucumu açmadan doyan, açlığıma şükreden yanlarım var. Pidenin kokusu ne hoş geliyor. “Allah’ım burnuma da hak tanıdın, onu da lezzet ile mükafatlandırdın.” Bir şükür de onun için. Bu sofra bir sergi alanı sanki, bu sofrada dünyada ne yaratmışsan var sanki. Oruç ile bir süre de olsa mahrum ediliyoruz sanıyoruz, asıl şimdi daha çok alıyorum her şeyden hissemi. Yemekleri hazırlarken rengine, şekline baktım sebzenin, meyvenin. Her birini dinledim, kabuğunu soyarken, keserken… Her birinden farklı sesler çıktı, hissediyorum böyle giderse duyacağım sanki ne dediklerini.
 
 Açlıktan divane olmuşsun demeyin. Divane, tıka basa tok ve kötüye, yanlışa dair hiçbir sınırımız yok iken ki halimiz. Oruçla biraz dürtünce kendimi, sıkıştırınca nefsimi gözüm açıldı. Ruhum aç idi, ramazanda oruç sayesinde doyacak belki. Şefkatli bir uyarı oruç, Unutma! Uyan! uyarısı.
 
İftar vakti,hep unuttuğumuz ruhumuzla, uyanan bedenimizin buluşma vakti. İlk bir araya geldikleri gün gibi…