Sıcak günler başladı, çöl sıcakları geliyor ya da kavrulacağız sözlerini yine sık sık duyacağız. Soğuğun çaresi var da, sıcaklar ve nem insanın kimyasını hatta psikolojisini etkiliyor. Bir şekilde serinleyeceğiz ve bol bol sıvı tüketeceğiz. Su gibisi var mı?  Serin bir bardak su, “Su verenlerin çok olsun.”  ya da “Su gibi gitsin işlerin”  dualarıyla ferahlatacak iyice ısınan bedenimizi.
 
Su içmeyi çok sevmeyen ya da içemeyenler ve özellikle çocuklar gazlı/hazır içeceklere sarılacak. Bu içecekleri bırakın azaltmayı tamamen hayatımızdan çıkartmak gerek.  Bunlar zehirin tadı güzel gelen ve hemen öldürmeyen hali sanki. İçinde fosforik asit, kafein, şeker/aspartam, boya maddeleri, CO2 ve daha kim bilir neler  var ama doğal ve yararlı hiçbir şey yok. Hücre yaşlanması, kanser riski, kemik tahribatı, şeker bağımlılığı/obezite en başta olmak üzere dişten kemiğe kadar her yere zararı var. Dondurucu kış günlerinde bile reklamını yapıp, sofralarımızdan eksik değilmiş gibi bir algı çalışması yapılıyor. Oysa soframızdan eksik olmayan ayran, komposto, hoşaf, limonata ya da mis gibi meyve suyu olmalı.
 
Sıcak günler için serin, lezzetli ve doğal aynı zamanda pratik bir limonata tarifi. Denendi,çok sevildi ve gönül rahatlığı ile yazılıyor…
 
2 limon ve 2 portakal (limon da olur ama portakal hoş bir aroma katıyor.)
2 bardak şeker (Miktar azaltılabilir, hiç şeker kullanmak istemiyorum derseniz sonradan balla tatlandırabilirsiniz.)
3 litre su
Bir tatlı kaşığı limon tuzu da var tarifte ama her şey doğal olsun derseniz siz de koymayabilirsiniz.
Önemli kısım limonları güzelce yıkamak, üzerinde kimyasal, zararlı hiç bir madde kalmasın. Mümkünse sıcak suyla yıkamak ve kurulamak gerekiyor.
Limon ve portakal derin dondurucuda 2-3 saat bekletiliyor. Bu işlem kabukların acısının limonataya geçmesini engelliyor. İnce kabuklu olanları seçerseniz daha da iyi olur. Dolaptan çıkarıp kesilecek yumuşaklığa geldiğinde parçalayıp, üzerine şekeri ekledikten sonra robot veya blendırdan geçirin. Suyu ekleyip biraz daha karıştırın, bekleyip lezzetini alsın. Süzdükten sonra limonata hazır.

Limon Kabuğunda saklı faydalar…

Limon  kabuklarının da kullanıldığı limonatanın besleyici özelliği daha fazla. Limon kabuğunda, potasyum, kalsiyum, C vitamini ve lif var. D-limonene adlı narenciye yağı tümör gelişimini engelleyen bir madde. Yine limon kabuğundaki hesperidin, trigliserid düşürücü etkiye sahip karaciğer dostu bir bileşen. Aynı zamanda bakteri öldürücü ve kalbi rahatlatıcı etkisi olan limon kabuğu, kemikleri ve bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Lifli yapısıyla sindirimi kolaylaştırıyor.
Limon kabuğunda doğal sitrik asit var ve diş/diş etleri için çok faydalı. C vitamini deposu limon kabuğu serbest radikalleri etkisiz hale getiriyor,  içindeki bileşenlerden pektin maddesi de şeker emilimini azaltıp kilo vermeye yardımcı oluyor. 
 
Özellikle çocuklar için alternatifleri arttırmak gerekiyor, limonata daha yoğun hazırlanıp (2 lt su ile) servis yaparken maden suyu ekleyerek sağlıklı ve lezzetli bir gazlı içecek olabilir. Kompostoları ve ev yapımı meyve sularını da unutmamak lazım. Evde hangi meyveler varsa yıkayıp, doğradıktan sonra üzerine şeker. Biraz lezzetler tanışsın, karışsın. 2-3 karanfil ve su ekleyip biraz kaynasın, komposto hazır. Çocuklar kaşık kaşık içmeyi pek sevmediği için blendır ve süzgeçten geçirdikten sonra rengi, kokusu, tadı ve aroması ile meyve suyu hazır. Adını da onlar koysun, meymey mi derler koykoy mu biraz düşünsünler.
 

 

Hazır gıda ve içecekler taviz vermememiz gereken konular ama reklamlar, aman bir şey olmazlar derken hastalıkların hızla arttığı bir zamana geldik. Kendimiz neyse de çocuklarımıza bir şey olmasın. Ferahlık ve sağlık hem damağınızda hem yüreğinizde olsun. Hepimizin, her zaman…