KIRMIZI ERİK AĞACI

Salı, Ağustos 09, 2016

Sevgi-İle Güzel-Her-Şey

Arda boylarında kırmızı erik
Halime'nin ardında on yedi belik
Ah anneciğim ah anneciğim yaktın ya beni
Şu genç yaşlarda denizlere attın ya beni...

İki ya da üç defa aynı dörtlüyü mırıldandı durdu, sesi fena değildi ama türkü çok daha iyi söylenilmeyi hak ediyordu. Şükriye Tutkun duymasın, güzelim türkü böyle mi söylenir der bana diye geçirdi içinden. Hiç böyle içli, acıklı türkü havasında değildi ama kırmızı erik ağacının altında dolaşırken takılmıştı diline işte. Aslında bir genç kızın en mutlu günleri denen o günleri yaşıyordu. Yakında kına gecesi ve düğün, evleniyordu. Bu türkü takıldı dilime, acaba bir terslik mi olacak? Aman Allah korusun diyerek, kulağını çekip erik dallarının üzerinden taştığı ahşap bahçe kapısını parmaklarıyla tıklattı. Bu da ne şimdi? Bir gören olsa bu kız iyice leyla olmuş diyecekler... Türkü söylemeler, bir şeyler mırıldanmalar, dudağını büzüp tahtaya vurmalar. Ayy çok mutluyum yahu sevdiceğimle evleniyorum, ne derse desinler!

Bahçeyi son bir kez dolandı, yarın akşamki kına gecesi için kafasında canlandırdığı her şeyi lego oynar gibi birbirine ekledi. Yakın zamana kadar evcilik oynadığı bahçede yarın gerçek evcilik için sondan bir önceki adımı atacaktı. Bu işlere burun kıvıranlar olabilir, ama o her şeyiyle yaşamak istiyordu bunları. İkindi vakti bahçede annesi kız sofrası hazırlayacaktı arkadaşları için. Akşam da diğer misafirlerle başlasın gelin kızın kınası... Yine türküye gitti aklı, sevdiğiyle kavuşamamak, onu kaybetmek ya da hiç sevgiyi yaşayamamak. Hepsi birbirinden zor ama en kötüsü sevdiğini yitirmek olmalı. Allah korusun, Selim'e bir şey olsa ben ne yaparım? Hemen bütün tadı kaçtı, düşüncesi bile çok zor. Bahçeden koşarak içeri girdi, olumsuz düşünceler sanki arkasından girmesin diye hızlıca kapıyı kapattı.

Aslında Selim onun bu tür heveslerine biraz gülüyor biraz da kızıyordu. Ne demode şeyler, topla arkadaşlarını çıkın dışarı, yemek yeyin, biraz canlı müzik tamam diyordu. Bu sevgi nasıl bir şeyse, ikisi de ikna olmuş kapanıyordu konu. Sonrada gülüyorlardı, çünkü yine iki ayrı fikir yer değiştiriyordu sadece. Bazen çok korkuyordu, ya sevgi bir kum saati ise ve biterse ne olacak? Hem paranoyak hem kıskancım ben aman bunlar boş şeyler, düşünme! Farklı olduğumuz için seviyoruz birbirimizi. Hatta kendimizi törpülüyoruz, güzelleştiriyoruz.

Anneannesi elinde kutuyla içeri girdi. Kutunun içi ampuller, kablo, rafya, krapon kağıtları, fener süsleri ile doluydu.
-Bunlar bahçeyi süslemek için, çerezler, kına da hazır. Limonatayı da yarın yaparım. Torunumun kınasını da hazırlamak nasip oldu çok şükür.

Kucaklaştılar, bu ev zaten her isteğinin yerine geldiği masal diyarı gibiydi. Çocukluğundan beri anneannesinin evi lunaparktaki bütün oyuncaklara binmek gibi mutlu ederdi onu, burada hayal var sınır yok sanki. Selim'in ailesinde büyüklerden kimse kalmamış, anne-baba halen çalışıyor erkenden kreşle başlamış bir sosyal hayatı var. Bazen onun soğuk ve gereksiz sorgulayıcı hallerini buna bağlıyordu. Anne babası çok ilgiliydi ama işte arkasından her şeyini düşünen bir anneannesi yoktu.

Kına akşamı bahçe ampullerle ışıl ışıl oldu, krapon kağıtlarından renk renk kedi merdivenleri yaptılar, aralarında fenerler... Dizi film final sahneleri gibi oldu diye takıldılar birbirlerine. Bütün arkadaşları, akrabalar, anneannenin emektar komşuları, kırmızı erik ağacı da dallarındaki süslerle gelinin nedimesi gibi arkasında. Yüksek yüksek tepelere ev kurmasınlar türküsünün remix haliyle etrafında döndüler gelin kızın. Yaşlılar anlamlı anlamlı bakıştı, bir yerden çıkartacağız bu şarkıyı dercesine. Selim'in annesi kınalı avucuna altın koydu, gülümseyerek oyuna katıldı. Annesi gözü yaşlı, yine bu bahçede yapılan kendi kınasını hatırladı. İstediğine değil, isteyene verildiğini düşündü. Mutluydu ama adını hiç koyamadığı eksik bir şeyler vardı. Hayatın hızı biraz azaldı mı düşünür, bulmaya çalışırdı. Ama kızı çok seviyordu, damat da gönülden gönül vermiş belli. Onlar mutlu oldukça, onlar birbirlerini sevdikçe huzur buluyor, bu huzur telafi ediyor eksikleri...

Ay maşaallah kızım büyümüş, gelin olacak... Nasıl da mutlu, yanakları al al olmuş. Sevgi ne güzel şey ya Rabbim, içimize koymuşsun ekmek gibi doyurup su gibi kandırıyor ruhumuzu. Yaşaması da yaşatması da uzaktan hissetmesi de güzel. Sevgiyi bir biliyoruz ama zamanla farklı sevgileri de tadınca insan anlıyor ki dünyan büyüdükçe kalbin de genişliyor... Gözyaşlarım kendime kalsın, artık gülme zamanı...

BU YAZILARI DA OKUYABİLİRSİNİZ

12 yorum

  1. İnsanı rahatlatıp mutlu eden güzel bir hikâye. Yüreğinize ve kalaminize sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Onlar ermiş muradına biz çıkalım kerevetine dedikleri bu herhalde ama çok sızılı, mutluyum ama şöyle olaydı diyen,sevgiden yana payına hep vermek düşenler de var. Zor işler...selamlar...



      Sil
  2. Allah mesut etsin ne diyelim. Sevmek güzel şey. Anın tadını çıkarmalı çor çocuğa karışınca değişebiliyor bazı şeyler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Değişmemesi mümkün değil mi? Sevgi nelerin ilacı acaba? Samanlığı seyran eden şey geçici mi? Soruların cevabı herkesde saklı...

      Sil
  3. Resim süper, yazı ondan güzel. Beğenmemek mümkün mü? Üstelik mutlu son..
    Çok beğendim, sevgiler.

    YanıtlaSil
  4. Teşekkür ederim, beğendiğine sevindim. Benim derdim anne, çocuklar mutlu ama o içinde tuttuğu, paylaşmadıklatıyla yorgun. Böylesi zor, sevgiler

    YanıtlaSil
  5. Anne baba için evlatlarının mutluluğu ile mutlu olmak en istediğidir hepimizin evlatları hep mutlu olsun yazınızda duyguları en güzel haliyle anlatılmış.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevginin ne çok çesidi var içimizde, hem mutlu oluyoruz hem de hayatımız anlamlanıyor, verene şükür... Yorumunuza teşekkür ederim, memnun oldum..

      Sil
  6. Kalp büyük, yeter ki sevmesini bilsin insan. Canlı cansız herkese yer bulur. Mesela kız eksilmez de damat eklenir :) Eline sağlık begonvilli hatun ❤

    YanıtlaSil
  7. Büyük çok şükür, Allah'ın bast edip bizi lutuflandırdığı yer kalbimiz. Sevmek çok güzel.Kız eksilmez damat eklenir, çok güzel bir söz sayende öğrendim. Ağzına sağlık, sevgiler...

    YanıtlaSil
  8. Çok güzel öykülendirilmiş tüm duygular... Kalemine yüreğine sağlık...

    YanıtlaSil

İZLEYİCİLER

FACEBOOK SAYFAM

Google+ TAKİPÇİLERİM