Hobi, hoş bir şeylerin kısaltımışı gibi gelir bana ama aslında ingilizce hobby kelimesinin dilimize uyarlanmış hali. Çok da yanlış sayılmaz, boş zamanlarınızda faydalı, kendinizi rahatlatan hoş bir şeyler yapıyorsanız, o sizin hobinizdir. Bugün hobi olan bir çok iş zamanında asli göreviydi hanımların. Örgü örmek, eline fırça alıp duvar ya da eşya boyamak, dikiş dikmek, kendi ekmeğini, peynirini yapmak ve dahası…

İlk duyduğumda nedir bu DIY demiştim, Do It Yourself kısaca kendin yap olduğunu öğrenince, ilahi dedim bu yeni bir şey değil ki bizim hanımlarımız ezelden dıy dıycı. Bu da bir trend lakin mayası bizde olan bu tür şeyleri niye yabancılar ortaya çıkartıp, parlatır orasını tartışmak gerek. Erkeklerimizin günahını mı aldık yıllar boyu, onlar dır dır etme değil de, dıy dıy etme yoruldun artık hanım hele bir soluklan demiş olmasın. Öyle olsun, zira bir çok erkek işini de hanımlar yapmış erkekler de yan gelip yatmıştır yurdum toprakları üzerinde, bari iki tatlı laf etmiş olsunlar. (Erkekler kızacak ama böyle örnekler hiç yok mu?)

Tv programları, atölyeler, belediyelerin kursları, online eğitimler derken hobisi olmayan kalmasın demek çok yerinde oldu. Bu işlere girip iyi paralar kazanıp, ekonomik özgürlüğünü ele alanlar da var, hayır işlerine kanalize eden ya da hoş vakit geçirerek kendini terapi edenler de. Herkesin bir ya da bir kaç hobisi, eş dost arasında nam saldığı bir becerisi vardır. Ama düzenli. planlı ve sosyal bir ortam içinde yapıldığında bu hobiler küçük, yeni bir dünya haline gelebiliyor. Hangimizin buna ihtiyacı yok ki?

Hobiler hayatımıza renk katan, mutlu ve pozitif olmayı, kendimizi tanımayı, ifade edebilmeyi kolaylaştıran işler. Boş zamanda yaptıklarımız, dolu zamanlarımızın enerjisini sağlıyor aslında. İçimize daldırdığımız kovalar gibi hobilerimiz hem potansiyeli keşfediyoruz hem de ne çıkarsa keyfini sürüyoruz. Kültür, sanat, spor, el becerisi, edebiyat, örgü, nakış aklınıza ne gelirse. Herkesin ben buradayım diyen ya da biraz gerilerde keşfedilmeyi bekleyen yetenekleri, ilgileri var. İş biraz derine inmekte…

Doktorların şifa niyetine reçeteye yazdığı hobilerin yerini tv karşısında ya da boş uğraşlarla geçirmek biraz da kendimize haksızlık. Bilim adamlarına göre hobiler bunama ve alzheimerı geciktiriyor. Beynimize egzersiz yaptırıyoruz ve bu bize çok iyi geliyor. Ruhumuza da iyi geldiği kesin, elimiz çalıştı mı zihnimizi pasife alıyoruz, dikkatimizi bir noktaya toplayarak kafamızda kurduklarımızı, stres kaynağı düşünceleri bir tarafa bırakıyoruz, dinleniyoruz. Koordinasyon sırasında da beynin duyusal ve sanatsal aktiviteleri besleyen sağ tarafı ya da matematik, analiz tarafını yöneten sol tarafı çalışıyor. Her ikisinin de beraberce çalıştığı durumlarda ise zamanla beyin level atlıyor ve başka bir seviyeye geçiyor. Depresyonda önleyici ve tedavi edici olarak öneriliyor hobi edinmek. Hobilerimiz sırasında hayal kurmak, tasarlamak kendimizi tanımamızı hızlandırıyor. Hoş sürprizler çıkıyor çoğu zaman, başardığını görmek ve üretmek cesaret edemediğimiz, ertelediğimiz ama bizim için önemli konuları da hızlandırıyor ve hobiler boş zamanlarla sınırlı kalmıyor. Beynimizin ve ruhumuzun genç kalmasını sağlıyorsa o zaman hobisi olan yaşadı…