Bak şimdi! Evin içinde kamp günleri başladı yine… Her yere battaniyesini götürür, uyur. Zaten günlerdir ortalık pazar yeri gibi oldu, bari aynı yerde yat bir de yorgan döşek dağıtma. İki gün sonra normale dönecek, bunları toplarken gene depresyona girecek haberi yok, sıkıcı şey! Hah nihayet kalktı, sallanıyor yürürken. Yok, iyi aslında ama yat-kalk sersemledi. Acıktı tabi, mutfağa doğru gidiyor. Bak bakalım aradığını bulabilecek misin? Eline ne aldıysa mutfak tezgahının üzerine koymuş, kimi yerde de kule yapmış. Yine mi soğuk domatesli makarna, azıcık ısıt bari bir kaşar rendele, yanına bir kaşık yoğurt koy. Öyle boş boş bak, ben biliyorum sıkıldı o da bu depresyondan, sevdiği bir arkadaşı arasa biraz laflasalar açılacak. Depresyon nedir? Uyumakla mı geçiyor?

Beni de hapsetti. Aynı bedende olmak akıl işi değil! Ben ayrı bedene çıkacağım, yetti bununla hayat mı geçer? İçerden içerden yumruklayasım geliyor, pısırık! Aa yemek tabağını bulaşık makinesine koydu, bu iyiye işaret. Mutfağa bakmasa bari, depresyonda ümitsizlik işi uzatır. Mutfağın hali çok kötü görünüyor, ne varsa makineye tık düğmeye bas sonrada kaç. Salona girecekti vazgeçti, çamaşırlığı içeri koymuştu hala dolu. Toplanacak, katlanacak, ütülenecek, yerleşecek… İyi olduğu zamanlar kulağına fısıldıyorum bu kadar giysi alma evler doldu, dinlemiyor. Şimdi üstüne üstüne geliyor, oh olsun diyeceğim ama olmaz çünkü ucu bana dokunuyor. Bu zamanda ruh olmak ne zor.

Sakın telefonu eline alma! Bırak çabuk  what’s up, instagram, mail, mesaj yasak. Şükür şarjı bitmiş, şartlar bizden yana. Git ev telefonundan sevdiğin birini ara, ama bunlara izin yok. Pencereyi de açtı, oh temiz hava gelsin. Saçlarını düzeltiyor yani düzeltemiyor. Kaç gündür tarak girmemiş tel yumağı. Yaşasın banyoya gidiyor, aynaya bakmadan duşa girerse bu iş tamamdır. Ama aynaya bakarsa tekrar başa dönebiliriz, ben de girerim depresyona ruhumdan bezdirdi bu beden! 

Günlerdir nasıl sıkıldım, temiz havayı, kuş cıvıltısına bile gülümsemeyi, sıcak yemek yemeği, çay içmeyi özledim. Ah şimdi depresyondan çıkınca çay da demler. Yine öncekiler gibi kendini turboya bağlamasa keşke, bu defada ortalığı toplayayım bir an önce diyerek bitiriyor kendini. O depresif hallerini unutmak için bir hız bir hırs. Sonra hali kalmayacak, ama ben dışarı çıkmak istiyorum, insan içine karışmak istiyorum. Benim de haklarım var ben de bir ruhum…

Bu serzenişler ve haykırışlar hepimizde zaman zaman oluyor. Ruh her zaman diri ve sağlıklı ama bu tür durumlar genelde ona ithaf edilir ve o bu duruma çok bozulur. 

Depresyon için öneriler

*Allah’ım ne olur depresyona girmeyeyim diye bol bol dua et.
*Sevgi… Sevmek lazım, Allah bizi böyle yaratmış. Hem de çok sevmek. Depresyonun en büyük düşmanı sevgi. Ne demişler aşk giren kalbe depresyon girmez.
*Üst satırdaki bir türlü olmadı mı? O zaman, kedi. Gözlemlerim ve duyduklarım gösteriyor ki tüylü patiler işe yarıyor. Ama ısrar edip depresyona girer hayvancağızı aç bırakırsanız sonra gelip bir de tırmaladı diye şikayet etmeyin. 
*Çikolata… Onu biliyorum ama kalorisi yüksek diyorsanız hemen alın kağıt kalem, sağlıklı ve düşük kalorili çikolatamsı tarifi veriyorum.
Hurmaları alın, biraz suda bekletin sonra ezin. Fındıkları dövün, karıştırın. İstediğiniz kadar kakao ekleyin ve yuvarlayın. Yuvarlayın, yiyin anlamında. Siz ister top yapın ister kare, işe yarasın da.

Depresyon kim? Tanımıyoruz diyerek işi pişkinliğe de vurabilirsiniz, ama boş zamanlarımı öyle bir doldurayım ki depresyon girmesin derseniz Hobisiz Kimse Kalmasın yazısını da okuyun, faydası olacaktır.
Yarı şaka yarı ciddi bu yazının tek mesajı herkese  huzur dolu, depresyonsuz günler…