ERGEN ANNELERİNİN GÜNCESİ

Salı, Kasım 29, 2016

Ergenlik-döneminde-neler-oluyor?
Sevgili günlük, iyi ki sana yazıyorum yoksa bir adet sabır taşı da olsam ortamdan çatlarım herhalde. Ama bu ev ahalisi beni seloteyple yapıştırır gene bildiklerini okur. Daha güçlü olmalıyım, ama nasıl? Bu ergenlik ne zormuş meğer, ben hiç böyle haller hatırlamıyorum kendimde. Biz kaş göz işareti ile anlardık, en azından anlamış gibi yapardık. Bizimkiler ise  
defalarca konuş, anlamamakta ısrar ediyor. Üstüne ağzını burnunu kıvırıp, bananeci tavırları yok mu? Tamam haksızlık etmiyorum, her devir farklı. SSS kuralı ile sabırlı, samimi, sakin davranmaya devam. Kızıp bağırdığım da oluyor ama sabırla dinlemek, samimi yaklaşmak ve sakin sakin konuşmaya çalışmak zor ama etkili bir yöntem. Ergenliği çocuklar mı anneler mi daha zor geçiriyor acaba? Daha çok yazmak istiyorum ama evde toplanması gereken o kadar çok dağınıklık var ki şimdilik bu kadar. Topla şunları dediğimde sen de toplama öyle kalsın demiyor mu!...

Sevgili günlük, bugün bir şey daha keşfettim. Benim çocuğum sakar değil, ergenlik döneminde en önce el ve ayaklar hızlı bir şekilde büyüdüğünden bu dönem sakarlıklar doğalmış. Kime çekti acaba diye düşünüyordum, hiçbirimiz üstümüze alınmadık bunu öğrendiğimiz iyi oldu. Yüz asimetrisi de bozulurmuş doğru, aynaya bak bak bir hal oluyor. Laf aramızda bana da değişik geliyor, hızlı bir değişim. Sesi, ağzı, burnu, saçı hepsinde isyan hali... Ter kokusuna hiç girmeyelim o da hormonal. Bu abur cubur merakı ve tuhaf yeme alışkanlıkları da işin içine karışınca bazen herkese mandal dağıtasım geliyor. Aşırı iştah ve diyet arasındayız sürekli, şimdi bilemedim akşama tatlıyı iki ölçü mü yapayım, hiç yapmayayım mı?

Sevgili günlük,  handımın oppositi ile bir çarpacağım... Lafıma laf lafıma laf, tamam sabır ama bu kadar olmaz ki, içimde biriken öfkenin enerjisi ile telefonum dakikada şarj edilebilir. O ergenlik döneminde ise benim de savaşmak zorunda olduğum serbest radikaller var ve bu öfkeler yüzünden antioksidan stoklarım tükeniyor. Her defasında ben annemi çok mu üzdüm, ahını mı aldım demekten yoruldum. Hem asi hem hırçın hem huysuz hem dalgın nasıl olabilir insan? GDO'ları mı suçlayım, teknolojizede bu çocuklar vah mı diyeyim? Annemin bana kızınca dediği gibi "Allahümme inna sabirun..." Tamam sakin olacağım, Ona sevgimi ve güvenimi daha çok göstereceğim. Gidip iyi geceler deyip öpeyim koca bebeğimi...

Sevgili günlük, bize bağlı ama bize bağımlı olmayan çocuk nasıl yetiştirilir? Kitaplarda açıkça yazmıyor, arkadaşlar birbirimize soruyoruz ama bu konuda aramızda daha çalışkan yok, çoğumuz sorunun cevabını tam veremiyoruz. Her yerde sıkılıyor, sanki bizden de sıkılıyor. Varsa yoksa ev, odası ve arkadaşları... Akraba ya da aile dostuna ziyarete gitmek ancak bir arkadaş varsa kabul görüyor. Evet desen bir türlü hayır desen bir türlü. "Bizim zamanımızda..." yasaklı cümle olduğu için çıkış yolu da zor. Bir yere gideceksek önceden avukat gibi savunma hazırlıyorum. İkna edilmesi gereken ben değil miyim?

Sevgili günlük, düşündüm de çocuklarım bana bir ayna, kendinden bir aynada ele karışmadan kusurunu görmek ne güzel. Onları hiç bir zaman suçlamıyorum, belki çaresiz kalıp onların büyüme hızına yetişememekten ben hırçınlaşıyorum. En öfkeli anımdan bir dakika sonra kucağıma alıp sarmak istemem bundan. Bugün bir karar aldım, kızdığım kırıldığım ne varsa yazacağım bir kağıda ve üzerinde düşüneceğim. Hemen sesini mi yükseltiyor? Belki ben de kontrolümü kaçırıyorum. Telefonu elinden düşürmüyor mu? Ben konuştuklarımı tam yaşarsam daha etkili olurum. Kimlik arayışı ve bağımsız olma dürtüleri bir yandan çalışkan hormonlar bir yandan zaten şaşkın, ergenlikten sonrası yetişkinlik şimdi bana daha çok ihtiyacı var. Sabırlı bir dost gibi hep yanında olmalıyım çünkü yalnız hissederse bocalar, ben hayatta oldukça hep yanında olduğumu bilmeli. Sevildiğini hissetmek çocukların her yaşta hakkı. Gölge gibi olmalıyım, o yürümeli ben takip etmeliyim. Taa ki benden daha hızlı yürüyene dek...

BU YAZILARI DA OKUYABİLİRSİNİZ

22 yorum

  1. Ama bu günlüğe benim bütün duygularımı ve hissettiklerimi yazmışsınız. Demek bütün ergen annelerinin ortak sorunu bu. Ben de ergen 2 tane Bir abla ergen, bir erkek kardeş ergen. Babalarını hiç saymıyorum o onlardan daha ergen :). İnanırmısınız bazen başımı alıp dağlara kaçasım geliyor :). Tüm ergenlik psikolojilerinin için de bir de sen onu benden daha çok seviyorsun, zaten beni sevmiyorsun, hep kızın, hep oğlun laflarından boğulmak üzereyim. Duygularıma tercüman olduğunuz için çok teşekkür ederim. Beğenmek ne kelime bayıldım ve hemen paylaşıyorum :). Ve iyi fikir bende hemen bir günlük tutmaya başlasam çok iyi olacak :). Fikir için ayrıca teşekkür ederim =). Sevgilerimle.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Zehra öncelikle hoş geldiniz çünkü epeydir yoktunuz, ben de küçük bebeği var belki düşünürken bu yazıyla anladım ki kıdemli bir annesiniz. Eminim öyle bir dağ var çünkü ben de sık sık kaçmak istiyorum. Dağ o sırada bize nasıl müşfik görünüyorsa düşün artık. Aklına sağlık bir de onu daha çok beni daha az çekiştirmesini unutmuşum, anne olunca anlarsın annenin değerini demek buymuş meğer, çocuklarımızla büyümeye devam ama onlardan bir tık önde olmalıyız her zaman, ne kadar ben bilirim havasında olsalar da bizim için hep çocuklar ve sarılıp koklanmaya ihtiyaçları var. (EVdeki en büyük ergenler için yapacak bir şey yok!) Sevgilerimle..

      Sil
  2. Bu devirde evlat terbiyesi çok zor. Bakalım bizimki de 2 yaşında ve gümbür gümbür geliyor. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Allah bağışlasın, iyiliklerle büyüsün. Zaman çok çabuk geçiyor ve giderek daha erken özgürlüklerini ilan ediyorlar. Bir de dediğiniz gibi devrin zorlukları var ama temelden paylaşımcı ve sevgi-saygı üzerinden giden bir diyalogla onlarla beraber yürüyeceğiz. Teşekkür ediyorum..

      Sil
  3. Allah yardımcınız olsun biz de bebekliklerinden söyleniyoruz :( bir de bende 4 ergen olacak :( herhalde onlar gitmezse ben ayrı eve çıkarım herhalde ;)))) allahım anne olmak ne güzel ama ne de zor birsey

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çocuklar büyüdükçe annelik de değişiyor ve gelişiyor. Biraz arkadaş oluyorsunuz biraz otorite ihtiyacı oluyor kısaca hassas terazide denge işleri. Bazen kızıyor bazen kırılıyorsunuz bazen de en iyi arkadaşınız çocuğunuz hissini dolu dolu yaşıyorsunuz. Annelik güzel zor olan etkileşimler. Siz yaparsınız evvelallah, kıdemli anne olarak.. Meryem'e selam diyesim geldi, sevgilerimle..

      Sil
  4. Etrafında ne görüyorsa onu yapıyorlar. Eskiden bir anne babadan öğreniyordu çocuklar. Şimdi çevre genişledi, iş zorlaştı. Allah kolaylık versin.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen sizin söylediğiniz gibi, ergenlik sancısı denilen şey de aslında temiz fıtratın kısmen bozulmuş sosyal dünya ile uyum sıkıntıları. Amin, her şeyden çok dua ediyorum zaten.

      Sil
  5. Ergenliğin sancılarını ne kadar eğlenceli bir dille aktarmışsınız.Ellerinize sağlık.Kendi dönemimi düşünüp, başıma neler gelecek bakalım diye endişelendiğim, bizim için de yakın gelecek zaman.Bakalım yaşayıp göreceğim ben de ;) Son cümle herşeyi özetlemiş.Kolaylıklar, sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şunu söylemeliyim sürekli bir değişim var, fikir paylaşımı yapayım dediğinizde farklı zamanlar ise arası çok olmasa da etkileşimlerden ötürü algı ve sonuçlar farklılaşıyor. Yeni ne varsa takip etmek ve akıl yürütmek gerekiyor. Çokça empati, yoksa bunu neden böyle yapıyor diye çok kafa patlatmak gerekiyor. Hepimize kolay gelsin, sevgilerimle..

      Sil
  6. O kadar güzel yazmışsınız ki, çok çok keyifle okudum. Bende henüz böyle durumlar yok. Çocuk yok - durum yok. Öğrencilerin ve evdeki koca adamın ergenliği ile uğraşıyorum sadece ama onlar çok farklı tabii. Bu da bir süreç ve anladığım okuduğum kadarıyla siz bu sürece o kadar güzel ve bilinçli yaklaşıyorsunuz ki.. Sonuç çok güzel olacak eminim.
    Sevgiler :)

    YanıtlaSil
  7. Ciddi olaylara bile ara sırada olsa gülümseyerek bakabilmek gerek galiba çünkü o sırada çok daha gerçekçi gözlemler yapabiliyor insan. Gülümseme hafife almak değil ki zaten güzel tarafını bulup orayı başlangıç noktası yapmak. Aklımızdakini başarabilmek dileğiyle.. Teşekkür ederim mutlu eden ve motive edici değerlendirmeleriniz için. Sevgilerimle...

    YanıtlaSil
  8. Merhaba;

    Çok güzel anlatmışsınız. Ergenlik dönemi stresli süreç her iki taraf için. Lakin Böyle güzel yaklaşım olursa çok daha iyi olur elbet. Çocuğum yok. Ama her yetişkin olarak o dönemden geçiyoruz. Sanırım annelerimizi anne olunca daha iyi anlıyoruz- anlayacağız.

    YanıtlaSil
  9. Galiba iyi anne olmak için çocukluğunu sık hatırlamak gerek. Zamanın getirdiği değişimler çok ve zor olsa da yine de en saf ve güçlü sevgi anne çocuk arasındaki. Hem kafa hem de geleneksel anneliğin gücü arasında gidip geliyorum bakalım. Çok teşekkür ediyorum, sevgilerimle..

    YanıtlaSil
  10. Daha bir buçuk yaşında ama o özgür tavırları beni bitiriyor. Hiç düşünemedim ergenliğini. İnan gece gece gülümsedim. Allah eksikliğini göstermesin çocuklarımızın

    YanıtlaSil
  11. Amin.. Öyle çabuk büyüyorlar ki bir bakmışsın kocaman olmuş. Çok hızlı bir şekilde yeni nesil de değişiyor, daha çabuk bilinç kazanıp kafa tutar hale geliyorlar. Hızlı takipten başka çare yok..

    YanıtlaSil
  12. Allah kolaylıklar versin... Aslında sorunlu ilişkinin her türlüsü çok zor. Bazen eşle bazen komşuyla bazen ebeveynlerle... Ama aynı evin paylaşıldığı hele de sağlığından yemesinden içmesinden giyiminden sorumlu olduğunuz kimselerle sağlıklı diyalog kurmaya çalışmak hepsinden daha zor olsa gerek. Zor şeylerin başarılması Allah katında daha değerlidir muhakkak ve arada harcadığınız enerjinin de size olumlu geri dönüşleri bu dünyada ve ahirette bolca karşınıza çıkar umarım. Sabır diyorum son olarak... Sabırla güzelleşmek diye bir şey var zira malum. Sevgi ve selametle...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yaratıldığı gibi kalsa sadece mizaç farklılıkları ve dönemsel geçişler yorulmaya ve üzerinde düşünmeye ihtiyaç bırakmaz ama etkileşim ve zamanın getirdiği bazı zorluklar işi yokuşa sürüyor. En hassas zamanlarında genç bireyler çekiştirilen adeta hedef kitle ya da potansiyel pazar muamelesi görüyor. Tüketim toplumunun ve dünya trendlerinin arasında büyümeye çalışan bireyler. Sabır ve şükürle tebessüm katarak ümitvar olarak büyüteceğiz Allah'ın izniyle, kendimiz de büyüyerek. Memnun oldum, selam ve sevgilerle..

      Sil
  13. merhaba blogumu yeni açtım bende beklerim:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hayırlı olsun... Faydalı, keyifli, güzel paylaşımlarda buluşmak üzere..

      Sil
  14. Kolayliklar diliyorum:) yazinizi okurken dusundum de ben de hatirlamiyorum ergen halimi. Bir kac sey var hatirladigim 'ne aptalmisim' diyorum kendi kendime ve boylw bir donemin cok gereksiz oldugunu dusunuyorum:) direkt olarak olgunlasmamiz mumkun degil midir:)

    YanıtlaSil
  15. Sanırım değildir, çünkü bu hormonal bir durum sonuçta ama yaşadığımız zamanda popüler kültür ve hızlı değişimler ergenlik dönemini çocukların daha sancılı geçirmesine neden oluyor diye düşünüyorum. Zor ama faydalı belki çünkü bir geçiş var bu da azımsanacak bir olay değil. Sevgiler..

    YanıtlaSil

İZLEYİCİLER

FACEBOOK SAYFAM

Google+ TAKİPÇİLERİM