Bazen ne büyük ihtiyaçtır ağlamak… Bahar temizliği gibi pencereleri açıp evi havalandırmak gibi. Biz eviz aslında, ruhumuzun geçici oturduğu doğum, yaşam, düğün dernek ve nihayet ölümü yaşayıp terkettiği yuvası şu bedenimiz…

Bazen şöyle bir güzel ağlayabilsem deriz… Hıçkıra hıçkıra, durup yeniden ağlasam ve sonunda dinlenmiş ve rahatlamış olarak uykuya dalsam sevdiğimin dizi dibinde. Ağlamak iyidir de, yalnız ağlamalarda ne kadar rahatlasan da bir omuz bir diz olacak yanında. Bu baş değecek oraya ama sevdiğin ama çocuğun katıksız bir sevgi olacak ki yanında ruh yağmurları ile temizlenmiş, dinlenmiş bedenin sakinliğin tadını çıkarsın. 

En güzel ağlamalar Allah sevgisi ile bu alemden koptuğumuz anlarda olanlar. Ama secdede ama bir ayetin içimizde bir noktayı dürttüğü zaman ya da sebebsiz… Ben neden ağladım şimdi deyip nerelere savruluyorum, boş boş nereye kadar sorusuyla ruhumuzla oturup karşılıklı bakıştığımız, onun sustuğu bizim konuştuğumuz zamanlar, Ona en yakın zamanlar…

Gözyaşı yağmur gibi, serinleten ve toprağı beslediği gibi ruhumuzu besleyen, onaran… Tuzlu bir sudan daha fazlası, içindekilerle gerginliğimizi alan, üzüntümüzü hafifleten, yenilenmiş gibi hissettiren, ağrılarımızı azaltan. Gözyaşları ruhumuza ilaç gibi akan şifalı sular.

Kadınlar duygusal tabi hissetmesi, hislerini söylemesi ve ağlaması da daha kolay erkeklere göre. Bütün bunları kadınların yaşaması, erkeklere haksızlık mı? Yok değil, tesadüf yok. Sadece duygusal gözyaşında prolaktin hormonu var ve kadınlarda erkeklerden %60 daha fazla. Kadınların daha çok ve rahat ağlaması da bundan.

Öyle etkili ki gözyaşları, onlarla bazen inanmak ve inandırmak mümkün oluyor. Ama öyle etkili ki sahtesi hiç bir zaman mutluluk getirmiyor. Timsah gözyaşları dökmek denir ya, timsahın da hiç bir şeyden haberi ve ağladığı yok. Timsahlar yemek yerken çenelerini açtığında gözyaşı bezlerine baskı oluyor ve çiğnerken fazla salgı taşıyor ve ağlarmış gibi görünüyorlar. Yalandan ağlamak timsahların bile yapmadığı bir şey, ya insan?

Çekiniyorsan, kimse görmesin istiyorsan sessizce, karanlıkta ağla. Ağladıkça dilinin bağı da çözülür, içinden ne gelirse söyle kendine. Öyle iyileştiricidir ki o sözler, bak nasıl rahatlarsın. Endişelere, vesvese ve zanlara sebeb olup ruhunu yoran ne varsa hıçkırıklarla birlikte aksın gitsin. Gözyaşı kıymetlidir, özelindir olur olmaz yerde bırakılmaz göz pınarlarından ama set yapıp tutarsan da gün gelir kurur işte o zaman sen de bitersin. Hiç ağlamayan taşlaşır, istese de gözyaşlarını bırakamayan yalnızlaşır.

Ne dertler var ne kayıplar gözyaşının yetmediği, durmadığı, yürekleri kandırmadığı… Yeter ki öyle zamanlar olmasın. Gözyaşı ruhun yağmuru, bırak yağsın… Ağlamak güzeldir, süzülürken yaşlar gözünden sakın utanma…