Kadınlar çiçek sever… Canlı, renkli, kokulu hayat gibi…
Ama çiçekleri gölgede bırakırcasına süslenen gösterişli buketleri değil her renk çiçekten derlenmiş, biraz tül bir kurdela ile gelin olmuş genç kız gibi buketler sever. Sade, masum, canlı…
Bana kalırsa sık sık isterim ama olmadı arada bir, o da olmadı yoldan geçerken koparılmış küçük bir dal bile yeter…

Kadın derki, gözlerimin içine bak… İnsanların gözlerinin içinde kendimi görmeyi seviyorum ben. Bak gözlerimin içine, herkes yapmaz herkese yapılmaz ama sen yap. Ayna olmak da zor kendini yalın göreceğin bir çift göz bulmak da… Kelimelerin çokluğunda boğulan sohbetler yerine dinlendiren, keşfettiren anlar ver bana. Yolculuk olsun seni ve beni tanımaya. Gözlerimin içine bak, işte o zaman şekil dünyadan asıl dünyaya geçebiliriz…

Kadın konuşmayı sever… Öyle bakma şaşkın şaşkın, bunu hep yapıyoruz özellikle sen der gibi. Hiç yapmıyoruz, uzun uzun dinlemiyoruz birbirimizi… Her şeyden konuşup sıkılmadan saatlerimiz geçmiyorsa, bir 3. kişi olmadan konu bulamıyorsak, teknoloji aldatıyorsa bizi konuşmuyoruz demektir. Konuşmuyoruz, yokuz demektir. Konuşmak istiyorum, her şeyden uzun uzun. Arada belki ağlarım bazen de gülme krizine girip birlikte katılırız. Çok şey mi istiyorum? Biraz eğil bak yüreğime anla, konuş, dinle. Anlayalım, konuşalım, dinleyelim birbirimizi…

Sahici özlemler hissetmek ister kadınlar… Hiç ummadığın bir anda kısacık iki kelime, bir de olur. Kitap ayracının olduğu yerde bir not. Daha erken kalkmak daha geç uyumak, neredeyse hayatı uzatma sebebi olmak. Bu tek ben, hep ben demek değil. Hayatın içinde iki koşucuyuz, biraz ben biraz sen çal zamandan küçük molalarımız olsun teklifi sadece.

Kadın hediye sever… Kim sevmez ki? Alması da vermesi de mutlu ediyor insanı. Benim için sürpriz bir yemek yapsa, bir fotoğraf çekse ya da resim yapsa bu senin için deyip verse. Pahalı hediyeler istemiyorum zaten boşluktan alıyoruz onca şeyi. Düşünüp hissettiğin, isteyip hazırladığın küçük zamanlar ver. Çam sakızı ver, çoban armağanı ver ama unutma beni…

Kadın sevildiğini bilmek, sevildiğini hissetmek, sevildiğini duymak ister. Peygamberimiz (sav) Hz. Ayşe’yi sevdiği gibi, kördüğüm gibi… Açılmaz, bitmez, sırlı ve ilk günkü gibi…

Hepsi bitti bunlar mı kaldı diyenler olabilir, bu kadar mı daha şunlar şunlar var diyenler de… 
Bir gönül yapmak kolay ister kadın ister erkek ve kabul edelim en zor meselelere böyle anların enerjisiyle katlanıyoruz çoğu zaman.
Bir gönül kırmak kolay ister kadın ister erkek ama kırdıktan sonra telafisi zor, iş işten geçmeden tükenmez sandığınız sevgiler bitmeden azıcık emek o zaman.