Her halimizin akademik terimlerle bir karşılığı olmaya başladı. Hepimiz onları kullanıyoruz panik atak, anksiyete, DEHB gibi. Çocuklarda dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğuna DEHB deniyor. Afacan, ele avuca sığmaz, yaramaz yerine ya dikkat eksikliği ya da hiperaktif bozukluğu olan çocuklardan söz ediyoruz artık.

Çocuklarda bu tür rahatsızlıklar giderek artıyor. Çok konuşan, soru bitmeden cevaplayan, sırasını bekleyemeyen, söz kesen, yerinde duramayan adeta kıvranan bir çocuk görüyorsak anlıyoruz ki hiperaktif. Yaramazlıktan farklı, çoğu aile bunu çocuklarına konduramadıkları için tedaviye geç kalınıyor. Fizyolojik kökenli ve beyin salgıları ile alakalı. Dikkat eksikliğinde ise çocuk çabuk sıkılıyor, söz dinlemiyor, sınır kabul etmiyor. Aileleri, okuldaki dikkat düzeyi ile ekran başındaki dikkat düzeyi yanıltıyor. Bilgisayar oyunlarında kupaları, ödülleri alan çocuk okulda hep sessizde. Dürtüsel bozuklukta ise sabırsız, sıra beklemeyi sevmeyen, fevri, yönlendirmelere kapalı ve sınır koymakta güçlük çeken bir yapı var.

Bunları bir anne olarak direk yaşamadım, zaten kızlarda görülme oranı erkeklere göre epey düşük. Peki çocuklarda DEHB rahatsızlıkları neden artıyor? Fizyolojik, genetik ve çevresel faktörler etken olabiliyor. Köy çocuklarında DEHB vakaları pek görülmüyor. Tüm imkansızlıklarına rağmen okul başarı oranları da yüksek. Toprağa boşalttıkları enerji, temiz hava, organik gıda ve etraflarını saran elektro manyetik alanın azlığı veya yokluğu herhalde bu farklılıkların başlıca nedenleridir. O zaman şehirli çocukların vay haline!

Apartman çocuğu kavramı 80’lerde başladı. O dönemlerde yine bir mahalle vardı, şimdi sitelerde o iletişim de yok. Hepsinde oyun parkı var ama çoğu boş. Herkes kendi beton kutusunda gönüllü hapislik yaşıyor adeta. Çocukların dikkati de eksilir, aktivite ihtiyacı da hiper olur ve şaşar. DEHB durumlarında tedavide ilaç kullanımı maalesef ülkemizde Avrupa ve ABD’de olduğu kadar kontrollü değil, ciddi yaptırımlar uygulanmadığı için orta ve düşük derecede bile ilaç veren doktorlara rastlanıyor. Bu konuda kullanılan RİTALİN ilacı ve etkileri ise ayrı bir yazı konusu olur. 

Tv, bilgisayar, telefon sınırlaması 1.şart. Doğal yaşamdan uzaklaştıkça hayatımıza giren hastalıkların/bozuklukların reçetesi yine mümkün olduğunca doğal yaşamakta. Einstein ve Edison gibi dahiler de DEHB’li. Ama annelere sormak lazım azıcık uslu dursun, dersini mi yapsın yoksa Einstein gibi mi olsun? Enerjisi bol, esprili, üretken fazla cesur olan bu grup çocukların anne babalarının da çizgi film kahramanı kıvamında olmaları gerekiyor. DEHB vakalarında anne-baba, doktor, öğretmen el birliği ve erken teşhis, bilinçli tedavi uygulaması sorunu çözmek için yeterli.

Çocuklarımızın nezle, gripten başka hastalık hikayesi olmasın istiyor anne yüreği. Ama büyüklerde, çocuklarda modern yaşamın etken olduğu yeni hastalıklarla tanışıyoruz. Sevgi ile çabuk fark etmek ve erkenden kurtulmak keşke bütün hastalıklarda mümkün olabilse.

Çocuklar hep sağlıklı ve mutlu olsunlar. Hepsi Allah’a emanet…