E-HASTA MIYIZ?

Pazar, Mart 26, 2017

Sosyal-medyada-ego

Sosyal medya iki kardeş, marifet ve zafiyet hanımlar, sürekli birbiri ile didişen kardeşler. Marifet hanım adı üstünde elinden her iş gelir, becerikli, hayır sever, yapar, kotarır, duyurur yine de benim demez o kadar da tevazu sahibi. Kimi zaman ilaç olur kimi zaman derman kimi zaman da filozof. Her eve lazım! Zafiyet hanıma hiç yanaşmamak gerek hem bilmiş hem narsist, göründüğü gibi değil, olduğu gibi de görünmüyor. Onun için de evlerden uzak demek en doğrusu. Bu iki hanımı çok iyi tanıyoruz, kardeş oldukları için Marifet hanım sürekli bize yardım ediyor, aksi halde sadece diğeri ile yaşamak mümkün değil...

Sosyal medya, Facebook ile başlayan, Twitter ile devam eden şimdilerde İnstagram ile yoğunlaşan bir iletişim yolculuğu... Kurumsal ya da bireysel, hayatımızın içinde marifeti ve zafiyeti ile bizi etkilemeye devam ediyor. Sosyal medya bazen tek yürek olup hayırlarda bazen de algı yönetimi ile şerde birleşen güç. Sanal alemin içinde ama gerçeği birebir etkileyen bir tür enerji. Bütün kabahat sosyal medyada mı? Bu iletişim gücünü iyi ya da kötüye çevirmek bizim elimizde. Kendimize bir ayna tutuyoruz ama görmek istediğimizi, filtrelerle sunuyoruz. Beğeni, takip, tık trafiğinin baş döndürdüğü, herkesin kendisine özgü ışıklı bir sahnesinin olduğu bir yer sosyal medya. Gelecekte neler olur bilinmez ama şimdi ne seninle ne sensiz tadında bir online ilişkimiz var sosyal medya ile...

e-hastalıklar neler?

Son günlerde yeni terimler çıktı, ego sörfü de bunlardan biri. Kulağa ilginç geliyor ama başa gelmesi hiç istenmeyecek bir durum. Online narsizm de deniyor, kendi ismini internette sık sık aratıp, "Hımm bakalım dünya benim hakkımda ne düşünüyor?" diyerek yorumlara, paylaşımlara, beğenilere sörf yapmak. 

Siberhondrik de yeni öğrendiğim bir terim, bu da hasta oldu mu hemen internetten araştıran, tedavi yöntemi ve ilaçları buradan öğrenen ve hatta uygulayanlara deniyor. Atalarımız, "İnsan kendi kendisinin doktoru olacak." derken bu kadarını düşünememiştir sanırım. 

Photolurking ise sosyal medyada başkalarının fotoğraflarına bakarken saatler geçirmek. Siz de benim gibi irkildiniz değil mi? Nezle, grip, hafif depresyon dışında ne hastalıklara bulaşmışız da haberimiz yok.

Cheesepodding terimini ilk duyduğumda, peynirli puding herhalde dedim, ama değil. İnternette iken sürekli mp3 indirenlere deniyor. Lezzet çağrışımlı, gereksiz bir dert. Dikkat!

Bunları öğrenince, telefonsuz duramayan nomofobikler, sosyal medyadan uzak kalınca neleri kaçırdım acaba kaygısıyla gerginleşen fomolar, çevresindeki herkese dedektif gibi google takibi yapanlar daha normal geldi. Facebook depresyonu ya da internet siniri denilen durumlara ise bünyeler alıştı, problem yok. Zamane fobileri neler derseniz, onu da yazdım. İtiraf ediyorum bir kısmını uydurdum ama maalesef hepsi yavaş yavaş gerçekleşiyor.

Yüksek sesle düşünüp, bu işin uzmanlarına sormak istiyorum. Sosyal medyada sosyal reklam olamaz mı?.. Bu nedir? Yazılı ve görsel medyada zaman zaman sosyal mesaj içeren kamu spotu veya sosyal reklamlar görürüz ya, işte bunun gibi bir uygulama. Banner denilen reklam kutucuklarının, sosyal medya hesaplarında, sosyal mesajlar için kullanılabilir versiyonu yapılamaz mı?

İnternet varsa, hayatın önemli bir kısmını kapsıyorsa, e-ticaret, e-okul, e-devlet olduğu gibi sosyal medya da olacak. Zamanla belki daha farklı türevleri de. Ama hayatı ıskalayıp, sadece e-hayatı yaşamaya başlarsak zafiyet geçirmiş olmaz mıyız? Kesinlikle öyle olur, marifet hanım bile yardımcı olamaz. E hastalıklar için önerilen tedavi yöntemi ise dijital detoks. Girişimci ruhlara bir öneri ile yazıyı bitireyim, DİDEM açmak... Dijital detoks merkezi aç, köşeyi dön. Sosyal medyanın eti, sütü, tüyü kullanılmadık nesi kaldı acaba? İnternette sörf yapıp bir bakayım ama ego sörfü değil, boğulmaya niyetim yok.

BU YAZILARI DA OKUYABİLİRSİNİZ

26 yorum

  1. Merhaba begonvil sokağı.eğlenceli iğneleyici düşündürücü bir yazı olmuş kalemine kuvvet.ençok da peynirli puding e güldüm:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba, hoşgeldiniz. Sık sık diyorum Hafızımız nerede? İyisiniz inşaallah. Gurbet sürüyor mu? Ne zaman dönersiniz? Hadi vazifedir daha gelemeyiz dediniz, bloga yazın. Yazıyı beğendiğinize sevindim, geçen hafta trafikte radyoda dinlediğim ama yarısını anlamadığım kelimeleri merak edince ortaya bunlar çıktı. İsmini bile anlamadığımız, kafamızı ağrıtan işler.. Akılsız başın cezasını ayaklar çekse razıyız.. Cheesepoodinge ben de güldüm. Geldiniz kabul ediyorum, gitmeyin. Üç aylar şimdiden mübarek olsun, gene kurtarmak için bir yardım simidi atılıyor bize, yaşadık. Muhabbet ve dua ile..

      Sil
    2. Hoşbulduk kardeşim.elhamdulillahi ala külli hal.vuslata az kaldı rabbimden bir mani olmazsa dönem sonu istiycez tayinimizi.malum yarışma vardı elimden geldiği kadar iyi hazırlanabilmek için kendimi bazı şeylerden soyutlamam gerekiyordu.vema tevfigı illa billah.rahmeti gadabını geçen rabbimiz bizi sağlıkla ve sıhhatle bu mübarek aylara ulaştırdı şükürler olsun.manen bol kazançlı günlerimiz olsun inş.allahumme bariklena firecebe ve şabane ve belliğna ramedan.amin

      Sil
    3. Amin, hayırlı telaşlar içinde olmak en güzeli yönünü döndüğünle sırtını döndüğün arasında geçen üç gün burası..

      Sil
  2. Dokundurmalı,düşündürücü bir yazı olmuş.Emeğinize sağlık.:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sürekli kendime dokunuyorum ve yazdıklarımın beni bağlaması da hoşuma gidiyor. Nefsime göz açtırmamam lazım. Sevgiler..

      Sil
  3. 😂😂😂 ben o hastalik arastiranlardanim çok bakarim o yüzden nete. Her ne kadar hepimiz kötülesek de netten vazgeçemiyoruz. Ben bir de su detox programlarindan yapayim 😊

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de bakıyorum ama doktordan çok kendi bulduğu bilgilere güvenme noktasına gelenler sanırım bu tür bir e bağımlılık yaşıyor. Aslında internet, telefon ya da teknoloji kötü değil hem yararlanıyor hem seviyoruz. Rahatsızlık dozunu kaçırmaktan kaynaklanıyor. Detoxu ara sıra yapıyorum, zaten çok sosyal medya değilim. Sevgiler..

      Sil
  4. Bu akşam haberlerde gördüm sık telefon kullanımı parmak kırıklarına, hatta felce bile neden oluyormuş. Her şeyin azı karar çoğu zarar. Sınırlı kullanmak lazım. Tabi yapabilirsek 😀

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zararlarını düşünsek başta radyasyonu dikkate alırız ama hepimiz demirden korksak trene binmeyiz modundayız. Ruhlarımız sağlam kalsın yeter...

      Sil
  5. ha haaa bence sosyal medya kilo aldırır en çoook. oturmaktan yaniii :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Doğru söylüyorsun ama buna da motivasyon hesapları online diyetisyenler, yağ yakan ilaçların e-ticareti yetişiyor. Kafamıza bir şey olmasın da. Yine de doğru söylüyorsun tabi. Herkes hesabına ayakta girsin, akıllı olalım:)

      Sil
  6. Allah'ım bize bu hastalıklardan kurtulmak için akıl,fikir,dirayet ver...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Vücudumuz giderek bağışıklık kazanıyordur belki, çünkü hep daha fazlasını getiriyor zaman..

      Sil
  7. Cagin en onemli hastaliklarindan birine deginmissin. Agzina saglik.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yıllar önce bunların hastalık olarak anılacağını düşünmezdik herhalde, işin kötü tarafı ciddi hastalıklara dönüşme riski. Azı karar çoğu zarar vesselam..

      Sil
  8. İlk defa okudum bu hastalıkları. Gerçi manalarını hep biliyoruz da.
    Ben de bazı fiziksel rahatsızlıkların sebeplerini araştırdığım oluyor açıkçası ama daha tedaviye geçemedim. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de çoğunu ilk duydum, araştırıp paylaşmak istedim. Sağlıkla ilgili ben de bakıyorum nete zaman zaman ama çok ve çelişkili bilgiler daha çok hasta ediyor insanı. Her yerde çekmeyen operatörlere kızıyoruz ama fena da olmuyor sanki..

      Sil
  9. Eline sağlık kardeş. Ne kavramlar varmış vay be. Çoğumuz ucundan kulağından bulaşmışızdır gibime geliyor. Herkes ünlü oldu azizim tadı kaçtı artık...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet haklısın ünlü olmanın da bir cazibesi kalmadı, herkes ünlü. Çok afilli isimler bulmuşlar ama bildiğin bağımlı, vesveseli haller. Bakalım daha neler duyacağız, göreceğiz?

      Sil
  10. Çok güzel bir yazı yine. Güzel olduğu kadar da düşündürücü. Galiba ben hastalığını internetten araştıranlardanım ama tedavi konusunda öyle her okuduğumu denemiyorum hastalığın başındayım galiba;) Peynirli pudinge sesli güldüm doğrusu:) Sosyal medyayla aramıza sınır koymak yapmamız gereken en önemli şey olsa gerek.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zaman gelip reçetelere, günde 1 saat tablet, yarım saat instagram yazıyorum diğerlerini haftada bir alın, yanında mavi hava yeşil doğayı da çokça tüketin yazarlarsa şaşırmayalım o zaman. Hastalıklara netten bakmayan yok gibidir herhalde ama iyice doktor gibi tanı koymak kötü. Peynirli puding ben de açılım yaptı, bol labneli bir puding nasıl canım istedi.. Doz aşımı olmasın yeter..

      Sil
  11. Sanki fotoğraf noktasında kendimi kaptırmış olabilirim. Telefonun, tabletin hafızası yetse dizi filan indiririm. :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu rüzgarın değmediği yok, ben akıllı telefonu özellikle çok geç aldım. Fazla haşır neşir olmanın sağlığımı etkilediğini hissediyorum, bu fizikselden öte bir aletle küçük dünya kurup kısıtlanmak ve kopamamak gibi irade dışı bir olay. Aslında özgür ve özgün olmakla bağımızı kopartıyoruz birazda. Nelere evrilecek göreceğiz. Sevgiler..

      Sil

İZLEYİCİLER

FACEBOOK SAYFAM

Google+ TAKİPÇİLERİM