KADINLARIN EN BÜYÜK DÜŞMANI KİM?

Pazartesi, Mart 06, 2017

Kadın-güçlü-ve mağrur

Kadınlarla ilgili bir yazı yazılacaksa sıcak, renkli, enerjik, duygusal ve herkesi saran bir yazı olmalı. Kadın deyince aklına hemen annesi gelen var, sevdiğini düşünüp mutlu olan var, kardeşini hatırlayıp gülümseyen var, hepsinin yerine eşini koyup bağlanan var. Peki dünyanın savaşında da barışında da en çok zarar gören niye kadınlar? Yukarıdaki fotoğraftaki gibi göstermelik bir kırmızı gül kadının kendini yalnız, çaresiz, ümitsiz hissetmesini engellemiyor. Dünya ehli neyin içini boşaltmışsa, onu kutsuyor görünmeyi seçmiş hep. Neredeyse 365 güne bir anlam yüklemeye çalışarak... Bir gün değil her gün edebiyatı yapmak, bu tür popüler söylemler değil niyetim. Ama bu sokakta söylemeliyim doğru bildiğimi, üstelik dokuz kere düşündükten sonra...

Kadınlar günü, sevgililer günü ve daha pek çoğu... Milyonlarca çocuk savaştan, açlıktan, türlü çeşit dertten ölürken onları düşünmeyen dünya, analarını çok mu düşünüyor? Yıllardır akacak kan, ölecek insan kalmadı neredeyse, kaç millet gitti. Hani, niye kimse zulüm gören kadınları, çocukları en azından himaye etmedi? Mülteci kampı, batan tekne hikayelerini niye duyuyoruz o zaman? Niye çırpınıyor bu insanlar, neden çaresiz bu kadınlar?

Ben kadınım, ne yapıyorum ülkemdeki başka kadınlar için? Çocuğunun okul masrafına para yetiremeyen, sonradan üretilmiş geleneklerin arasında ezilip "Ne yapsam acaba?" deyip derdini anlatacak kimse bulamayan... Doğu ile batı, şunlarla bunlar arasında hep ezilen, terazide denge sağlayan abra taşı gibi varlığı kullanılan ama ağırlığı olmayan, asıl değil, kenarda köşede kalan kadınlar. Yalnız kadınlar...
Sık sık düşünüyorum, kendine mahcup olmak en ağırı. Belki küçük küçük bir şeylerin gayretindeyiz ama yetmiyor. Ne vicdana ne de cüsseye... Referansı ne olursa olsun, terazisi vicdan değilse insanın hesap hep şaşıyor. Kadın ve çocuklar hep mağdur oluyor. Müslüman ülkelerin çoğunun hali ortada, fakirlik ve savaş. Zengin olan, dertsiz görünen, uygar geçinenlerin hali daha vahim. Ne haykırışlar yükseliyor kim bilir? Duyulmuyor...
Modern dünyanın kimseye elini uzatmadan kutlama törenleri yapma hakkı yok. Kadın kimdir? Kadın hakları nedir? Bir kere de yürekten düşünsünler!

Kadınlar RTÜK'ü Göreve Çağırsın!

Dünyada olan bitenler bir yana biz kendi yaralarımızı iyileştirelim önce. Hangi aklı selim insan televizyon programları ile evlilik gibi ciddi, aile gibi en önemli bir konunun pazarlığının yapılmasını içine sindirebilir? Televizyon izlemeyenlerin bile haber kanalları, twitter, facebook hesapları ile adeta gözlerine sokulan, çocukların dünyasına bile sızan bu programların amacı ne? Kadını teşhir malzemesi yapan, evliliği ve aileyi düzmece bir boyuta indiren programlar bu kadar vicdanları rahatsız edip, toplumsal ahlak yapısını tehdit ederken RTÜK niye sessiz? Ne kadar farklı ideolojilere sahip olsak ne kadar ak ve karada bile inat etsek de kadının aşağılandığı bu yayınlara engel olmak için birleşmek gerekmez mi? Oturup yıllardır bıkmadan usanmadan bu rezillikleri izleyen milyonlar varsa, tüm bunları kötü senaryolu bir film gibi izleyip içine sindiriyorlarsa onlara bir şey demiyorum. Ama bu rahatsızlığı içinde hissedip, yeter artık diyen tüm kadınlar RTÜK'ü göreve çağırsın, evlilik programları kaldırılsın! Ben düşüncelerimi RTÜK'e ilettim. Yapılacak daha farklı yaptırımlar varsa ona da hazırım. 

Bugün ne giysem? Bu başlıkla, kurgu insanların birbiriyle ağız dalaşı ve dedikodusunun izlendiği programlar neye hizmet ediyor? Maskara halinde arzı endam eden ve yeri geldiğinde hiç tanımadığı insanlardan azar işitip yerine oturan genç kızlar kimi temsil ediyor? Bu programların gayet seviyeli, faydalı, ailece izlenebilecek formatta olanları yapılabilir. Bu programları yapanlar kadar izleyenler ve sergilenen çarpıklığa sessiz kalanlar da suçlu. Kadınların kendi öznesi, varlığı söz konusu olduğunda duyarsız ve tepkisiz kalması ayrıca düşündürücü. Ben televizyon çok az izliyorum, oturma odamda kütüphanenin ortasında bilgisayar ekranı boyutunda bir televizyonumuz var. Bu programlar çocukların oyunlarının içine bile girdi, onların taze bilinçlerini ve yarının genç kadınları olarak kimliklerini bu tür etkileşimlerin gölgelemesini istemiyorum. Daha ne yapabiliriz?

Niye hep kadınlar?


Otomobil fuarlarında, ya da farklı pazarlama mecralarında neden illa ki görsel bir kadın kullanılır? Reklamlarda masum bir çikolatalı gofret için bile baştan çıkarıcı bir kadın imajı kullanmanın mantığı nedir? Kadın hakları diye bağırılırken bunlara da isyan etmek gerekmiyor mu? Kadını kullanarak yapılan tüm çağrışımlar hepimizin hakkını ihlal etmiyor mu? Kadına şiddetin arttığı son yıllar, bütün bu ahlaki bozulmanın ve aileye olan saygının yitirilmesi ile eş zamanlı. Neyi yüceltir, hakkını teslim ederseniz onu korursunuz. Ne sokaklar ne televizyon ne de sosyal medyada hatırı sayılır bir çoğunluk kadını ve haklarını yansıtmıyor, değerini korumuyor. Kadınların en büyük düşmanı kim o zaman?


Kadın, değerini önce kendi verecek diyorum...
Bir mücevher olduğunu, kendi gibi değerli nesilleri yetiştirme, onlara örnek olma sorumluluğunu düşünerek...

Tüm kadınlara, en naif özellikleriyle kadını anlatan ama çilesiyle de hüzün barındıran Firuze hediyem...


BU YAZILARI DA OKUYABİLİRSİNİZ

22 yorum

  1. Sizin de belirttiğiniz gibi; kadın önce kendini değerli hissedip, öyle yaşamaya gayret etmeli. Bazıları bunu erkekten üstün olmak, onlarla birebir aynı şeyleri yaşamak zannediyor. Bence bu kadının değersizleşmesi. Çünkü kadınla erkek asla bir olamaz. İnşaallah Hz. Allah'ın bize bildirdiği şekilde, O'nun ölçülerine riayet ederek mutlu ve huzurlu bir şekilde yaşayabiliriz. Kadın ve erkek kendi vazifelerini bilmeli ve birbirine hayatta yardımcı olamalı, birbirini tamamlamalı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Allah (cc)'ın gözünde tüm kulları eşit, değerli. Yaşamamız için yarattığı kainat ve düzen için koyduğu kurallar da bu hakkı, eşitliği, değer ve dengeyi korumak için. Birbirini tamamlamak ne kadar kıymetli bir olay, hem hikmet konmuş bunun içine hem muhabbet. Kadın naiftir demek güçsüz demek değil, her olayı politize etmek, ideolojik tartışmalara dönüştürmekle zaman ve enerji kaybediyoruz. Benim söz ettiğim ve hepimizin tanık olduğu yazıda geçen örnekler hangi eşitlik ve değerin yansıması?

      Sil
  2. ''Kadın, değerini önce kendi verecek.'' Sanırım kilit cümle bu :)) Teşekkürler :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bireysel anlamda muhatabınız anlamadıktan sonra değerini bilmek ve hissetmek ilişkilerin devamına yetmiyor ama toplumsal anlamda değeri ve hakkı teslim edilmiş kadın anlayışı çok daha önemli. Teşekkür ediyorum ben de, sevgilerimle..

      Sil
  3. Gündüz kuşaklarını seyretmekten çok bunaldm artık.Bu kadar basite indirilmesi bile tiksindirici değil mi ?

    O onla o digeriyle elden ele geçiyorlar biri dur dese keşke.

    YanıtlaSil
  4. Televizyonun hele bu tür programların hiç bir faydası olmadığı gibi zihinleri dejenere eden ve insanı kısıtlayan, eksilten yanları da var. Dur diyecek biri kendimiziz sadece..

    YanıtlaSil
  5. Benim naçizane birkaç gözlemim var Türkiye'ye dair. Halkın bir şeylere başkaldırdığını, değiştirdiğini, düzelttiğini görmedim. Velev ki birilerinin kim bilir ne karışık organizasyonları ile toplanıp tepki koydukları şeyler olduysa da çarçabuk sönüyor. Zaten çoğu da neye toplandığını bilmiyor. Malesef burdan bakınca karmakarışık bir çorba gibi her şey. Ülkeme dair ciddi gelişmeler dışında hiçbir şeyi takip etmiyorum ama elimde olmadan karşıma çıkan haberler ise mide bulandırıcı, yüz kızartıcı. Yiğit ve temiz Anadolu insanı baş tacı edilmeli lakin milletin genel hali içler acısı. Bilmiyorum düzelir mi ya da düzelmesi ne kadar zaman alır. İnstagramda yoksun kardeş. Gitmekten bahsediyordun. Gittin mi? Git ama geri gel :) Sevgilerimle ❤

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Biz milletçe yorgun olduk galiba, yoksa mücadele bizim göbek adımız. Hele kadınlar, dünyayı sırtında taşır da ne var ki bu da iş mi der. Kendimize gelmemiz, özümüze dönmemiz lazım. Bir söz var ah demek ele geçmez diye, toplumsal çimdik mi atalım birbirimize büyük aynalar mı tutalım, işte bir şeyler yapalım. İnstagramda yokum ama tekrar geleceğim nasipse hem orada da güzel insanlar tanıdık hem fotoğrafı seviyorum. Zaten ben senin hemen yamacındayım, mesela elmalı topikler ekmekler kokusu bile geliyor bana. Çok sevgilerimle♥

      Sil
    2. Wooow gizli gizli takipler :) Nasıl istersen, kendini nasıl iyi hissedersen. Geçenlerde burda yıllardır yaşayan, dindar ve master yapan bir arkadaşımla konuşuyorduk da, sözleri bir ufuk oldu bana. Üniversitede feminist gruplar var dedi. Ama bunlar erkeği hor gören, sana ihtiyacımız yok diye iteleyen kadınlardan değil. Zaten dedi siz burda Türkiye'deki gibi bir feminizm anlatsanız tuhaf tuhaf bakarlar. Feminizm zarar gören kadına destek demek, eğitimine işine, topluma karışmasına yardım etmek demek. Ve bir şey daha anlattı. Derste hoca sormuş kadınların problemi nedir diye. Herkes kendine göre bir şey demiş, eğitim, zayıflık, özgüveni olmama vs. Tabi sınıfta her ülkeden insan var. Mısırlı da kadınların problemi başka kadınlardır demiş, eşi burda başka kadınları görüp eşinden saygı sevgi adına beklentisi artıyor diye. Bütün sınıf gülmüş tabi. Komik değil aslında, kadına değer veren, onu hırpalanmaktan koruyan dinin neşet ettiği toprakların, müslüman ülkelerin bu halde olması, buna rağmen gavur denilen ülkelerin insan haklarını koruma adına bugün somut örnek olması içler acısı bir durum. Güneş batıdan doğacak sözünün emareleri görülmeye başladı sanırım.

      Sil
    3. Herkese değil, seni merak ederim, ara sıra netten bakıyorum. Duamız daim zaten.. Yoğunluk, yorgunluk, bakalım hayırlısı... Tesbitin doğru ama zahiri var batını var ama her iki toplum içinde doğunun da batının da görünmeyen tarafları. Biz kendimize bakarsak yolumuz, düsturlarımız belli ama her rüzgardan etkileniyoruz. Sonuna ist koymakla bir şey olmuyor o kadar yalın ve sade ki yaşam ki bunu bizim dinimiz kapsıyor hamdolsun. Ama gel gör ki müslümanın uygulamadığı inancı dünyaya da ışık tutmasını engelliyor. Niyetler amellere göre, dileyelim güzellikler çoğalsın. Güneşin batıdan doğmasına gelince evet emareler başladı kimine kıyamet kimine vuslat. Muhabbet ve rıza i ilahiye talibiz..

      Sil
  6. Ekranlara bakınca kadın her yerde görünüyor ama aslında hiçbir yerde.Kadın önce kendine değer verirse değer görüyor.Yoksa başkalarının değer vermesini beklemek biraz zor gibi geliyor.Dünya kadınlar günü gibi günleri sadece pazar amaçlı görüyorum.Kadın her gün kadın.Bir gün değer verip bu sana bir sene yeter gibi demek saçma geliyor bana.Keşke ortalığa çıkartıp yerin dibine geçirmektense başların üstünde taşısalar.Yine de umutluyum.Kendini değerli gören kadınların, kendileri gibi değerli kadınlar yetiştireceğine inanıyorum.Emeğinize sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dünyada olan biteni ya da dünya kadınını ölçü kabul edersek vay halimize. Bizi biz yapan değerlerin en önemli temsilcisi kadın, çünkü aile , çocuk hep onun etrafında şekilleniyor. Uygar ve modern dünyanın iyi taraflarını alıp kendimizi koruyup önemseyerek koruyabiliriz hem milletçe hem bireysel anlamda varlığımızı. Ben de umutluyum, bugünden daha da iyisi olacak. Katkı veren, güzel yorumunuza teşekkür ediyorum. Memnun oldum..

      Sil
  7. Ne güzel anlatmışsın düzeltilmesi gereken çok şeyler var daha kadının en büyük dostu başta kendi sonra kadınlar olmalı evlat kardeş anne olarak görünmeyen o kadar çok fedakarlık yapıyoruz ki en başta kendi emeğimizi kendimiz önemseyip takdir ettiremiyoruz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kadın olmak üretmek demek, üretmek de sabır istiyor. Ama işin bir de sevgi tarafı var, kadının yüreğine sığan sevgi, şefkat onu anne yapıyor ki bunun tarifi yok. Özü böyle olan kadının adının şiddetle, ayrımcılıkla anılması üzücü.

      Sil
  8. dünyayı kadınlar değiştircekmiş ya işte :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet öyle bir söylenti varmış, duydum. Artık üzerimize düşen ne ise yapacağız:)

      Sil
  9. Toplumun kadın algısı değişmeye başladı bence. Kendi kültürümüzün fedakar, çalışkan, becerikli ,ailesinde ve çevresinde söz sahibi, kıymet gören kadın modeli ekranlarda boy gösteren kadıncık modellerine yenilmeden kadınlar topyekün bir seferberlik başlatıp kadının bir süs malzemesi veya reklam için kullanılacak bir meta olmaması gerektiğini anlatabilmeli diye düşünüyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gönlünüze kaleminize sağlık, çok güzel yazmışsınız. Kadın tasviriniz farkında olmadığımız hatta unutulan varlığımızı, özümüzü anlatıyor aslında. Kadıncık tabiri de özelliklerinden ödün vermiş nakıs kalmış kadınlar için üzücü ama uygun bir sıfat. Seferberlik, başarmak ruhumuzda var bizim ama nedense bir gaflettir gidiyor. Uyanıp dur demenin vakti gelmiştir umarım zira kayıp giden biz oluyoruz. Sevgilerimle..

      Sil
  10. Merhaba! :) Blogunuzu yeni keşfettim ve takibe aldım. Sizide kendi bloguma beklerim :) www.nurundelidolublogu.tk

    YanıtlaSil
  11. Teşekkür ederim, ziyaret ediyorum şimdi. Keyifli, faydalı içeriklerde görüşmek üzere..

    YanıtlaSil
  12. Çok güzel anlatmissiniz. Biz hem kendimizi birey olarak kabul edip kendi hakkimizi korumali ve hemcinslerimizle de dayanisma içinde olmaliyiz. Kadinin en büyük düsmani kadindir ne aci ama gerçek.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İş hayatında mobbing denilen baskı ve taciz durumu da kadınlar arasında belki daha fazladır. Niye hemcins olarak dayanışma içinde olunmaz? Hırs sandığımızdan daha çok var belki içimizde. Adem A.s'a yasak elmayı yemeyi de şeytanın dolduruşuna gelip Hz. Havva telkin etmiş. Bir yanda sonsuz şevkat dolu anaç öte yanda da bazen hırs dolu kadınlar oluyoruz demek ki. Kendimizi çözmek, zor iş..

      Sil

İZLEYİCİLER

FACEBOOK SAYFAM

Google+ TAKİPÇİLERİM