KAYBOLARAK BULAMAZSINIZ!

Cumartesi, Nisan 01, 2017

Arayışlar-ertelemeler

Nereden aklına geliyor böyle tuhaf başlıklar? Yazıyı okumadan önce çoğunuzun aklından bu cümle geçebilir, hatta kendi de kesin tuhaf biri diyerek bir tık daha üstünü düşünenler de olabilir. Haklısınız, ama kabul edin zaman zaman hepimiz tuhafız, hepimiz aynı bu başlıktaki gibi kaybolarak bulmaya çalışıyoruz. Yazmak, yazana da okuyana da şifa olur bazen. En sık kayboluşlarımızı duygularımızı ifade etmekte sıkıntı çekerek yaşarız, yazarsın açılırsın, açılırsın daha net görürsün, sonunda da bulursun. Ama kafandaki olur ama sürpriz orası değişken. Etrafında dönmekten kurtulduğumuz ne varsa iyidir, ha bizim olmuş ha yerinde kalmış fark etmez. 

Kaybolmak dediğin, bildiğin kaçmak... Susarak, çok konuşarak ya da hiç yokmuş gibi davranarak hep ertelediklerimiz... Sürekli yarına bıraktığımız, başarısızlık korkusu ile hiç başlamayayım daha iyi dediğimiz hedefler, idealler. Pazartesinin adı çıkmıştır bu yüzden, dile gelse ne suçum var günah keçisi yaptınız beni diyerek dert yanabilir. En basitinden diyet niyetiniz, sigarayı bırakma kararınız ya da biriyle konuşma ya da arama isteğiniz. Hangisi olduğuna siz karar verin ama ertelemeyin. Çünkü sürekli hale gelirse hastalık olur, uğraşacak milyon tane işimiz varken bir de bunu dert haline getirmeyelim. 


Erteleme ile nasıl başa çıkılır?

*Hangisi acil sorusununun cevabı başlangıç noktamız olsun. Acil kararı verilen için haydi Bismillah diyebiliriz.
*Motivasyon ve süreklilik için faydası olacaksa hemen bir arkadaş desteği alalım, ilk iş onunla paylaşmak. Artık vazgeçmek, yarım bırakmak biraz daha zor.
*Liste veya program yapmak hem kendinle sözleşme yapmak hem de organize olup az hatayla yol almak demek. İsterseniz bir çetele yapıp buzdolabına yapıştırın. Faydası olacaktır.
*Hedefleri bölüp, küçülterek kendimize pozitif ayrımcılık yapabiliriz. Sonuca varmayı hızlandırır, daha az yorar.
*Sadece bir konuya odaklanmak çok önemli, motiveyi fazla kaçırıp bir kaç işe el atarsak, Dimyat'a pirince giderken evdeki bulgurdan oluruz. Ertelemeye alışmış bir bünye için sil baştan çok zordur, dikkat!
*Faydası bize olsa da başladıktan sonra plan programın bir yerlerinde ödül ve eğlence içeren molalar da olsun. 

Kaybolarak bulamazsınız... Neyi erteliyorsanız başlayın, hem de kronik hale gelen neyse ondan başlayın. Stres, öfke ve mükemmeliyetçilik yorgunluğu da azar azar gitsin... Kafa net hayat net, bu da yazının sloganı olsun! Netlemek için ne yapmak lazım derseniz, kendimistan'a gidiyorum diyerek yola çıkabilirsiniz. Bir tıklayın bakalım, belki faydası olur...

Benim derdim başka, içimde kayboluyorum derseniz onda da yalnız değilsiniz. "Hakikat aramakla bulunmaz ancak, bulanlar hep arayanlardır." İslam alimi Beyazıd-i Bestami'nin son zamanlarda sık duyduğum bu sözü bundan belki 1200 sene öncesinden bir reçete gönderiyor bize. Dünyayı da ukbayı da erteleme, başlamazsan bilemezsin, ara ama kaybolma diyor sanki. Anı yaşa sloganları sadece dünya için mi, sadece materyalist çağrışımlar mı yapıyor? Nasıl ki kabımız ne kadarsa o kadar anlıyor ve yaşıyoruz, aynı kap duygularımız için de, gönlümüz için de geçerli. 

Bir de gerçekler var ki onlar dibimizde, en çok zamanımızı onları görmemekte ısrar ederek kaybediyoruz. Hiç düşündünüz mü, olmayacak kaç duaya amin dediniz ya da zararını bile bile kafanızdan atmadığınız kaç tane hayal var. Niye elimizde olanları erteleyip uzakta olanın peşinden koşarız? Kaybolmak pahasına, yorulmak pahasına... Kaybolarak bulacağımız yanılgısı en başta zamanımızı, asıl hak edene gitmesi gereken enerjimizi, bugünümüzü çalıyor bizden. Anı tam yaşamadan ne baki ne fani dünyamıza tam çalışmış olmuyoruz. Kaybolarak bulamayız demekte haklı mıyım? İster ertelediklerimiz ister cesaret edemediklerimiz isterse gereksiz cesaret ve talep ettiklerimiz... O zaman önce seçim sonra liste, hangisini erteliyor hangisinin etrafında dolaşıyorsak üstüne gidelim en iyisi. Benim uzun bir listem var, irili ufaklı ama hepsinde an geliyor kayboluyorum. 
Sizin ertelediğiniz ya da kaybolduğunuz neler var? 

BU YAZILARI DA OKUYABİLİRSİNİZ

10 yorum

  1. Sanki koşturmacalarımız arttıkça kayboluşlarımız ve ertelediklerimiz de artıyor. Benim de bir listem var ama bu aralar azalacağına artıyor :( Bu yazı tam da şu anki durumumu anlatıyor gibi. Yazmak yazana da okuyana da şifa olur bazen diyorsunuz ya yazınızı okumak iyi geldi bana. Teşekkür ederim. Sevgilerimle.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kaybolmalar ve ertelemelerin koşturmaca ile de ilgisi olabilir ama bazıları bağımsız. Hatta o kadar bağımsız ki bizi yazıda hissettiğim ve anlatmak istediğim hallere sokan cinsten. Dur bir dakika deyip kolları sıvamadım mı dolanıp, kayboluyorum hep. Kafa net hayat net, en güzeli.. Ben teşekkür ederim, çok sevgiler..

      Sil
  2. Bir kere ahireti erteliyoruz en başta hepimiz. Sanki çok uzak görüyoruz. Halbuki bir son nefes kadar yakın.

    Sabah okuduğum bir kişisel gelişim kitabında şu cümleye rastladım:

    "Çoğu insan hayatını, sanki gelecekte kullanacağı bir elbisenin provasıymış gibi yaşar."

    Bu cümleyi kendime uyarlayarak düşündüm. Bir müslüman olarak acaba hayatı doğru yaşayabiliyor muyum?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tulu emel ya da uzun emel diyorlar sanırım özellikle tasavvuf ehli, işte bu uzun vadeli dilek ve idealler insanı bazen yanılgıya düşürüyor. Sanki o zaman aralığı kesin bizimmiş gibi.. Ertelemenin ve o ikilemler arasında kayboluşun en yoğunu tabi insanın nefsiyle oluyor. Net ve istikrarlı olmanın tek yolu bir amacı da insana bunu sağlamak olan kulluktan geçiyor. Kaybolmadan, aldanmadan daha da önemlisi geç kalmadan bulalım..

      Sil
  3. Size katiliyorum. Kacarak bir sey elde edilmez. Hedeflerimizin pesinden kosmaliyiz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mehter marşı deriz ya bir ileri iki geri, bazen öyle oluyor halimiz. İster inancımızın gereklerine ister objektif yaşam öğretilerine bakalım aklın-vicdanın yolu bir. Kısa kayboluşlar neyse de uzunlar kayıp..

      Sil
  4. Bazen bir koltukta bir kaç karpuz taşımaya çalışıyoruz. Hayaller gerçeklerle karşılaşınca azim biraz şans ve umutla her şey hal olur.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında duygusal ve motivasyon anlamında sıkıntımız yoksa, kim tutar bizi oluyoruz. Erteleme, hedeften kopup kaybolma hep kafa dağınık ve gönül biraz flu iken oluyor sanki. Kafa net hayat net.. Ama her bir şeyde azim ve umutla asılmak gerek haklısınız.. Sevgiler..

      Sil
  5. Kaybolunacak merciyi doğru seçip orada kaybolmak çok da güzel olmaz mıydı? Ertelemeden...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. En doğrusu kaybolunacak yer seçimi, katılıyorum. O zaman erteleme de olmaz zaten..

      Sil

İZLEYİCİLER

FACEBOOK SAYFAM

Google+ TAKİPÇİLERİM