SIĞACIK'TA OLANLAR OLDU...

Çarşamba, Mayıs 31, 2017

Sığacık-pansiyonları

Sığacık Ege'de yeni bir Alaçatı mı olacak? Olmasın... Sakin, sessiz, dingin öylece kalsın. Zaten sakin şehir/citta slow olmuş bir yer, ne hızını arttırsın ne de gürültüsünü. Arnavut kaldırımlı, Ege havası taşıyan sokakların çoğunda evler pansiyona dönüştürülmüş, hepsi albenili ve sıcak mekanlar olmuş, çoğunun sahibi kapısının önüne oturmuş komşu ile laflıyor. Sıcak kanlı, misafirperver yöre insanı turizmi içlerine sindirmişler. Henüz profesyonel işletmeciler ortada yok, hala organik ve yöresel bir yer Sığacık.


Ata-Demirer-Olanlar-Oldu

Fotoğraftaki pansiyon Ata Demirer'in Sığacık'ta çektiği Olanlar Oldu filminin geçtiği mekan. Çok şirin bir pansiyon, daha oraya varmadan evinin önünde oturan yaşlı amca eliyle gösterip, "Te burada Ata Demirer film çekti." diyerek hemen tanıtımını yaptı. Sığacık'ta yıllar önce Kavak Yelleri dizisi de çekilmişti, o dizinin de ilçenin tanıtımına büyük katkısı oldu. Olanlar Oldu filmi Kale içi, liman ve denizde yapılan çekimleriyle Sığacık nasıl bir yer sorusuna cevap veriyor. Ayrıca güzel film, kısacık bir bakayım derseniz fragman burada

Sığacık-limanı

Sığacık adını, yüzyıllar önce fırtınadan buraya sığınan denizciler koymuş, limanın hemen yanındaki kale ise 16. yy'da Piri Reis zamanında yapılmış bir Osmanlı Kalesi. Hemen yanı başında ise 500 yat barındırma kapasiteli Teos Marina var. Sığacık Kalesi içinde hafta sonu organik pazar kuruluyor, yöresel lezzetler, el sanatları hepsi yöre insanının elinden çıkma. Liman çevresi de balıkçı lokantaları, çay bahçeleri ve pansiyonlarla çevrili.


Sığacık'ta-ne-yapılır?

Sığacık'ta ne yenir? sorusuna, en başta deniz ürünleri yenir cevabı uygun düşer. Liman çevresindeki irili ufaklı restoranlar kadar, küçük salaş yerler hatta balık lokantası olarak hizmet veren teknelerde de karnınızı doyurabilirsiniz. Balık sevmem diyorsanız, kaldığınız pansiyonda kabak çiçeği dolması, yaprak sarması, ege otları, zeytinyağlılar, el açması börek ve baklavaya kadar geniş bir menü bulmanız mümkün. En güzeli, en doğalı... Sığacık'ta nerede kalınır derseniz, burada 5 yıldızlı otel yok. Olmasın... Birkaç tane otel var ama konaklamada en çok tercih edilen ailelerin işlettiği pansiyonlar. Seferihisar Belediyesi iyi çalışıyor, sakin şehir/citta slow beldesi olduğu için de burada turizmde bilinçli bir ilerleme gözleniyor. Ege evlerinde konaklamak hem keyifli hem hesaplı olabilir. Begonvil Sokağı hikayelerinde Pembe Teyzenin Pansiyonu böyle bir ortamın hikayesi, dilerseniz okuyabilirsiniz.


Ege'de-tatil-beldeleri

Tatil dediğin sokaklarda dolaşıp keyif aldığın, yeni insanlara merhaba dediğin mekanlarda olur. Bir yere takılmak ve tıkılmak hissi olmamalı bana göre. Sokaklarda gezmek keyifli ama tatile geldiniz, Sığacık'ta nerede denize girilir? Baştan söyleyeyim burada deniz soğuk, çünkü deniz altı kaynak suları sebebiyle Seferihisar'ın her beldesinde deniz suları serin. Sığacık'tan 3 km uzaklıkta Akkum plajı var, kalabalık istemiyorum derseniz daha sakin Akarca plajı var. Aracınızla ya da dolmuşla bahçe aralarından ulaşıp tam anlamıyla kızgın kumlardan serin sulara atlayabilirsiniz. En çok mavi bayraklı halk plajları bu beldede, güvenle denize girilecek bir yer bulmak zor değil.


Begonvilli-sokaklar


Seferihisar İzmir'e 45 km uzaklıkta, aracınızla ya da toplu taşımla ulaşım gayet kolay, yollar güzel. Sığacık' gelmek için anayoldan sağa sapıp mandalina bahçeleri, bağlar, mis gibi Ege kokan yerlerden geçiyorsunuz. Üzüm, mandalina, zeytinin memleketi buralar. Yazları ayrı güzel baharı ayrı güzel. Farklı lezzetler neler derseniz eğer, Marlenka pastası ilk burada yedim. Yöreye özgü değil ama yine de söz etmek istiyorum. Sığacık meydanda N7k Kafe'ye yolunuz düşerse bu lezzetle tanışın. Ermeni mutfağından bir Slav pastası, bolca ceviz, bal, karamel ve sütten yapılıyor, hiç katkı maddesi yok, sıcak tüketiliyor, yazın yanına dondurma ile de nefis olur. Kıvamını tutturmak zor, en iyi lezzeti ithal edilen orjinal Marlenka pastasında. Söz tatlıdan açılmışken yazın kavunlu, incirli ya da sakızlı organik dondurma yemek de Sığacık'ta yapmadan dönme listesine eklenebilir. Sahi burada ne çok begonvil var ne güzel, giderseniz mutlu zamanlar, ilginç keşifler, güzel anılar biriktirin...



BU YAZILARI DA OKUYABİLİRSİNİZ

22 yorum

  1. Ege ve oradaki tek bir yerin adını dahi anmak istemiyorum.

    Sanki başka güzellik yokmuş gibi ille oralar belleniyor. Ve bu belleniş tümden zarar veriyor. Çok da yazdım bu konuda. Çeşme ne hale geldi son on yıldır mesela. Oysa nasıl sakindi.
    Kazlar vardı bizim köyle. Trafikten gezemez oldular ortada.Bildiğiniz trafik ışıkları çalışıyor artık. Ciddi trafik var. Her yer kent mi olacak? İzmirliler de çok suçlu. Artık “İzzmmiiirr” demek yerinme “İzmir soluk alamıyor” deyip şu anki durumunu haykırsınlar.İzmir’i İzmir yapanın bu ad değil biraz da zihniyet, yaklaşım , bakış açısı olduğunu ve bunlar başka yerlerde de gelişirse oraların da İzmir’den aşağı kalmayacağını söylesinler. Bunları söylemekten dilimde tüy bitiyor. Ve İzmirliler’in kimisi anlamıyor onların iyiliğine olduğunu ve veryansın ediyor. Etsinler. Doğrusunu ben yapıyorum sonuçta 

    O yüzden artık Çeşme’den” öte uç” diye bahsediyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İzmir'de doğup, büyüdüm, çocukluğum hatta bebekliğimden itibaren yazlarım Urla'da geçti. Annemle bahçelere gider, dalından kopardıklarımızı tarttırır alırdık, şimdi her yer site oldu. Adı villa üst üste iki kutu, burun buruna yazlık yaşamı. Kim kime dum duma olmak da cabası. Çeşme'ye de bugünkü popüleritesini veren İstanbul ve Ankaralılar, onların içinde de hız, trend, ın-out meraklıları var, belki de çoğunlukta. Kaz Dağları tarafına gittiniz mi? Bir umut-merak gittiğimde gördüğüm betonlaşma karşısında sadece yuh demiştim, bu kadar da olmaz. İzmir kıyı şeridi ve yazlık potansiyeli ile özgün bir yer, bunun değerini biliyor mu, hayır. Ben kendi gözümün önünde olanlardan, Urla Belediyesi nin bir belediye nasıl az ve ağır hizmet verir bunu gösterdiği somut çalışmalarından biliyorum. Ben küsemem, memleketim, ben İstanbul'a da küsemem sevmişim bir kere. Ha kendi üzerime düşeni yapar mıyım, eyvallah. Dilekça yazıp, imza topladığım, fen işlerini arayıp fırça çektiğim de olmuştur, olacak da. Yurdumun her yeri güzel, bir de kıymet bilsek.

      Sil
  2. Yanıtlar
    1. Ege iyidir, güzeldir. Her göz farklı şeyler yakalıyor, yerinde yaşamak lazım. Selamlar..

      Sil
  3. Ne kadar, huzurlu iç açıcı bir yer. İnsallah birgün gidebilirim :) tatlilarinida ayrica merak ettim, nasılda keyifli olurdu💕 🙈

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Deniz varsa, bozulmamış kıyı varsa biraz gerilerde bağ bahçe de varsa huzur olmaz mı? Ege'yi karışlamak lazım, yurdun her yeri gibi. Tatlılara gelince yöre teyzeleri maharetli, sokak arasında bir fırında ev baklavası ile bakıştık bir süre..

      Sil
  4. En önemli Dionysos tapınağı varmış bir zamanlar. Şimdi, alınlik kısımları İzmir Arkeoloji Müzesi'nde sergileniyor. Bu şehirde bir zamanlar dönemin ünlü sanatçıları yaşarmış. Bir nevi Hollywood.
    Sakin şehrin bugünlerde en çok lezzetli yemekleri konuşuluyor.
    Aynı zamanda Çağan Irmak'ında büyüdüğü yer.
    Mandalina zamanı festival yapılır.
    Bana göre yerellikle modernizm arasında kalmış bir şehircik. Kız kardeşim 6sene önce orada yaşadı. Ulaşım çok sıkıciydı. Ben her giderken söylenirdim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tarihi kalıntılar Teos'ta, benzer bir yazımda söz etmiştim. Eskiden harapmış, şimdi daha derli toplu geöen yıllarda gezdim oraları. Culinary turizm denilen yemek kültürü cazibe unsuru olarak öne çıkıyor artık, hak eden yerler var. Buraları zaten Ürkmez, Özdere, Gümüldür boyunca İzmir mandalinası kaynağı yerler ama maalesef çaktırmadan o bahçelerden de kırpıp imara açıyorlar. Bir Çeşmealtı'na göre daha kasaba daha Ege tadında bir yer. Yollar yenilenmiş, sıkıcılığı azalmış. İyot kokusunu alan duramaz bu zamanlar..

      Sil
  5. Kıymet bilme ve değer verme kültürünü ne zaman edineceğiz acaba?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Derin soru, doğayı koruma,imar yanlışlıklarından daha derin bir soru. Şehircilik ya da doğaya zarar verme konusu, bir yansıma. İnsana değer vermeyen, egoya dayalı yaşayan zihniyetler varsa her yerde bir aksaklık olur. Ben üzerime düşeni yaparım, olandan da yaşanmışlık hissemi alarak keyfini çıkarmak isterim. Birçok yere göre Sığacık şimdilik daha doğal..

      Sil
  6. İade-i ziyaret ve güzel bir blogla tanışma!
    Evet böyle saklı kalmış cennetler çekilen güzel filmlerle tanınıyor. Ama bu iyi mi oluyor kötü mü bilemedim ben de. Harika bir yermiş. Gerçekten de çok güzel kareler yakalamışsın çok sevdim yazını ne kadar içten ve samimisin :)

    Bu arada instagram, pinterest, facebook, g+ hepsinden takibe başladım :) Seni de beklerim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Memnun oldum, hoşgeldiniz.. Filmlerle duyurulan yerler yavaş yavaş saklı olmaktan çıkıyor tabi, bir de popüler bir yanı olmayan yerlere de çok yönelmiyor sinemacılar, en azından potansiyeli yüksek olmalı.. Yazmayı seven, iletişimci ama asosyalmedya bir blogerım. Begonvilsokağı için kendimi revize ediyorum azıcık. Fotoğraf çekmeyi seviyorum, instagramı da aktif kullanmaya çalışıyorum ama şu sıralar dondurdum. Sevgilerimle...

      Sil
  7. instagram'dan takip edemedim. Bir sorun mu var? :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir süre off oldum.. Dönünce orada da takip etmek isterim, görüşmek üzere..

      Sil
  8. Babamın memleketi,memleketimiz çok severim..Pazarına bayılıyorum.İnşallah Sığacık'ı ve bunun gibi güzel yerleri de Çeşme'ye benzetmezler.
    Sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Daha bile doğal kalabilir, yer yer beton yapılaşmalar var. Ne panayır havasında ne de betona boğulmuş olduğu gibi kalsın, güzelliği orada zaten. Çeşme gibi yerler pop star havasında, halk modunda yerler seviyorum ben de. Sevgiler..

      Sil
  9. Nasil güzel bir yer bayildim. Tam tatil yapilacak yer sakin sakin. Umarim hep böyle kalir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Burası biraz da sakin şehir listesinde olduğu için böyle galiba, bir takım yönlendirmeler oluyordur belki de. Bence de böyle kalsın, sakin sakin..

      Sil
  10. Sığacık mis gibi koyları olan küçük kasaba. Mavinin canlılığı, güneşin parlaklığıyla birleşince geç keşfettiğine pişman oluyor insan. Bu mevsimde suyu epey soğuk olsa da kafa dinlemek, sevgilinizle/eşinizle başbaşa kalmak için ideal sakinlikte bir yer olduğu kesin. İnsanda, gözünü kapatıp huzuru ararken bir yandan gözünü açıp daha çok bakmalıyım hissi uyandırıyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Umarım Alaçatı gibi olmaz, pansiyon sahipleri hep sandalyelerini kapının önüne atıp otursun, müzik seslerine, aşırı kalabalığa boğulmasın. Denizi soğuk ama temiz ve berrak. Burada konaklayıp yakın çevre gezileri ile keyifli bir Ege tatili yapabilir dileyen herkes. Yorumunuz için teşekkür ediyorum..

      Sil
  11. Sığacığı çok severim
    her yaz mutlaka 1 günlüğüne de olsa giderim
    ne güzel anlatmışsın
    fotoğraflar da iç açıcı
    yüreğine sağlık
    sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de her yaz uğrar oldum, her yıl daha bir değişiyor. Bu değişimin popüler yazlık yerler havasında olmasını istemiyorum açıkçası, bazı yerler öyle küçük sahil kasabası kalsın. Teşekkür ederim, sevgilerimle..

      Sil

İZLEYİCİLER

FACEBOOK SAYFAM

Google+ TAKİPÇİLERİM