Hani sen bayramlık ağzımı açtırma diyorsun ya bazen, işte o zamanlar kızgın görünüyorsun. Ama bayram iyi, bayramlık güzel bir şey. Neden öyle diyorsun ki?
-Nereden aklına geldi şimdi bal küpüm? Bayram yaklaştığı için soruyorsan, bu bir deyim. Eskiden sadece bayrama özgü alışkanlıklar vardı. Sık yapmadığımız ama bizi anlatan en içten hallerimiz için deriz. Ama sadece kızarak değil gülümseyerek de açabiliriz bayramlık ağzımızı. Bak hele ben hep kızgın oluyorum demek ki? Bir daha ki sefer bayramlık ağzımı açtığımda güldüreyim seni, anlaştık mı?

Mutfağa anneannesinin yanına giden kızının ardından uzun uzun baktı, yahu bu hem bal küpü hem akıl küpü dedi içinden. Neleri de düşünüyor bak. Bayramlık dediğimiz pek çok alışkanlığımız değişti, kimisi de bitti gitti. Kaç ev kaldı, içeride anneannesi gibi baklava açan? Baklavalar öyle duruyor zaten ya gelen yok ya da şekerli diye yiyen yok. Arefe gününden bayramlaşmaya geldiler, yarın sabah tatile çıkıyorlar. Anneanne biraz buruk ama ses çıkarmıyor, gidin gezin bakalım, şimdi tam gezecek zamanınız diyor. Ah bu dil ile gözler başka başka söylüyor bazen ama ne yapalım, bayram tatil demek bize, annelerden başka kime gideceğiz ki?

Hiç mutfağa gidip hamura bulanası yok, tembellik mi yoksa bunları bırakıp da tatile mi gidilir duygusunu yaşamak korkusu mu çözemedi. Telefonunu aldı eline, koltuğa da iyice gömüldü. Hayatın yaşamayıp, dijital okumalarla takip ettiği tarafına kaydı hemen, kolayına ve yüzeysel tarafına doğru… Al işte liste haberlerden biri daha…

Değişen bayram alışkanlıklarımız neler?

*Bayram kahvaltıları
Ramazan bayramının ilk kahvaltısı en az iftar davetleri kadar önemlidir, bayram namazından sonra ya aile büyüklerinden birinde toplanılır ya da siz davet edersiniz. Büyük bir sofra kurulur, bayramlaşmanın ardından kahvaltıya geçilir. Çekirdek aile iseniz yine de bir aylık aradan sonraki bayram kahvaltısı özeldir. Ancak bayramlar tatile dönüştüğü için artık o gün ya yolculuk telaşı vardır, kahvaltı bile edemeden çıkarsınız ya da yabancı kalabalıklar içinde tatil kahvaltısı yaparsınız.
 
*Bayramlık alışverişi
Bayramlığını başucuna dizip, uyuyan çocuklar masal kahramanı mı oldu? Tamam bolluk, yüksek yaşam standartı güzel de kıymet bilmedikten, tadını almadıktan sonra var mı bir faydası? Şimdi yine bayram alışverişi için çarşılar, pazarlar, avmler kalabalık ama o masum ve benzersiz mutluluk veren bayramlık hikayeleri yok. Giderek herkes daha spor giyinmeye başladı, rahatımıza düşkün olduk. En çok küçük kız çocukları bu ruhu yansıtmaya devam ediyor, süslü, güzel ve bunu farkında dolanıyorlar. Adına bayramlık, gezmelik ya da adamlık denilen bir giyinme kültürümüz yok artık. Çok var ama hiç yokmuş gibi de bir his var herkesin içinde. Bayramlık kıyafet eskilerde kalmış bir alışkanlık artık.
 
*Bayramlık ikramlar
Baklava, kalburabasma, revani, su böreği, yaprak sarma, poğaça… Bayram mutfağı evin hanımının maharet sınırlarını zorladığı zamanlardır. Her evin popüler bir bayram ikramı vardır, hatta bazı evlere sadece onlar için gidilir! Bayramlık ikramlardan şekerlemeler çikolataya terfi etti. Yakın zamanda çikolatanın yerini de doğal şekerli ürünler alacak, beyaz şeker diyetine girenler her gün artıyor. E peki bayram ikramlarını kim yiyecek? Diyeti bozanlar ve diyete bayramdan sonra girecek olanlar. Ama eskisi gibi değil, suçluluk duygusu ve diyet muhabbeti eşliğinde.
 
*Bayram ziyaretleri
Bayramda gözü yolda, kulağı kapıda olanlar yaşlılar… Çünkü beklentiler iyice azaltılmış, bayramdan bayrama da olsa yaşanan mutlulukların zamanı, heyecanlı ama sabırlılar. Kısacık da olsa bayram ziyaretleri herkesi mutlu ediyor. Bayramda tatile gitmeyenler de eskisi gibi eş-dost-komşu-akraba dolaşmıyor. Komşularla ya asansörde ya kapıdan ya da gelecektik bir türlü olmadı mazeretiyle telefondan bayramlaşma var. Bütün mahallenin/apartmanın sırasıyla dolanıldığı bayram ziyaretleri yok artık.

*Bayram çocukları
Bayram çocuk demek biraz da, bayramlık heyecanı, bayram harçlığı, neşe, coşku… Bayramlarda tüm mahalleyi genelde ekip halinde gezen bayramlaşıp şeker toplayan çocuklar da giderek azaldı. Çocuk cinayetleri insanları kimseye güvenmemek üzere yeni bir ruh haline soktu. İnsanlar son zamanlarda neden daha psikopat oldu? 

Sizce değişen bayram alışkanlıklarımız neler? 
 
Koltuğa iyice gömüldü, yorum yazamayacağım kusura bakmayın dedi içinden. Ama aklına takıldı bir kere, bayram arefesi ya da 1.gün kabristan ziyareti yapılır, ben en son ne zaman gittim acaba? Oysa tarifsiz duygularla dönerdim oradan, yokluğu saklayan bir yerin buruk da olsa bu kadar huzur taşımasını çözemezdim. Mutfaktan gelen kokular da dayanılmaz oldu bu arada, baklava tepsisinin başına çöküp elle yemenin lezzeti kaç bayram hatıramda var, bari benim balküpüne de öğreteyim onun da hayal defterinde olsun böyle bir anı. Anı yaşa diye tekrarlayıp duruyoruz, şimdi ben bayramı yaşamayıp kısa zaman için de olsa tatile gidiyorum, anı yaşamak bu değil ki. Bir de çocuk var, belki o şimdi bir şey demiyor ama büyüse belki de bayramlarda beni tatile götürmeseydin keşke diyecek ya da hiç bayram bilmeyecek. Önümüzdeki bayram en azından ilk günü bayram gibi yaşayacağım, söz… Koltuğa daha da gömüldü, bayramımız mutlu olsun yazısını okurken de yorgunluktan uyuya kaldı. Dinlenmek için daha da yorulmak mı lazım, yoksa kaçtığımız bayramlar ruhu dinlendirmek için en iyi fırsat mı?