NAR ÇİÇEĞİ

Pazartesi, Haziran 05, 2017

KADINLAR-ÇİÇEKTİR

Mahallenin en güzel kızıydı... Uçları sarıya dönük, dalgalı kumral saçları, duru bir teni, kaşı, gözü, endamı, Allah özmüş yaratmış. Becerikli, akıllı, konuşkan... Kusuru yok mu bunun? Kusuru olsa da görünmeyecek kadar göz dolduran bir güzel. Her hafta pazartesi temizlik günü, öyle de titiz. Bütün ev kalkar, silkelenir, camlar silinir. Yap diyen yok, kızın içinden geliyor. Bu işe en çok akranları bozuluyor, çünkü bütün kız anneleri onu görüp haydi tut bir işin ucundan, bari yazın bırak şu tembelliği diyerek söyleniyorlar. Dersleri de iyi, okursa büyük adam olur bu kız. Güzel kızların, hele böyle on parmağında on marifet olanların etrafı kalabalık olur. Güzelliğini önemserse, o girdaba girip kaybolmak da var, ama kulak arkası ederse ne ala...

Dalında bir nar çiçeğine yakından baksan, çok antika bir sanat görürsün. Gerçi yaratılmış her şeyde aynı mühürün izleri var ama bu çiçek de öyle cezbedici bir renk ve güzellik var ki bir başka. Nar ağacının yaprağının yeşili de hoştur ama çiçeğinin kırmızısı büyüler insanı. Küçük bir gramofonu andıran kırmızı yapraklarının içinde sarı sarı dizilmiş borucuklar. Gizlenmiş gibi dururlar ama çok uzaktan da olsa renk cümbüşünde kendilerini gösterirler. Narçiçeği açıp ağacı doldurduğu zaman gözlere şenliktir, bereketli ve lezzetli meyvesini bile unutturur güzelliği.

Annesi, babası bunları düşünerek mi adını Narçiçeği koydular, bilinmez ama bu isim onun nasibi oldu, dillerine döküldü. Adı, tahtı, bahtı... Hepsi kader içinde, nasip ve küçük bir irade ile bize bakıyor. Tahtını yaparsın ama bahtını yapamazsın denir. Hepsinde azıcık da olsa bir rey hakkımız yok mu acaba? Seçimler, tercihler, niyetler ne kadar etkili?

Güzel kız, daha lisede okurken isteyenler, talipler, görücüler eksik olmadı. Beğenilmek, mutluluk vaat eden bolca talip hangi genç kızın hoşuna gitmez? Ailesi oturdukları mütevazi semtteki evlerini satıp daha zengin bir muhitte bir apartman dairesine taşındılar. Anne, zengin damat/dünüre meraklı ve her an olabilecek izdivaç için hep bir hazırlık halinde. İdealist olmayı, çoğu kişinin hele bir okusun, koluna altın bileziğini taksın çabasını pek önemsemediler. Oysa Narçiçeği çok hırslı bir kız, tuttuğunu koparır, biraz da lider yaradılışlı, aklına koyduğunu yapar, yorulduğu zaman dudaklarının üstü pul pul terler ama durmaz yine de. Yaz günü sabah akşam ayrı yıkar koca avluyu, daha 15-16 yaşında bu titizlik niye? Çocuklarının halini okumayı önemsemiyor ya da beceremiyor bazen anne babalar, çevrede ne varsa? Çevrenin ne dediğini düşünmekten, içimizde olan bitenleri göremiyoruz ya zaten.

Sıcak bir yaz akşamı kapının önünde top oynayan arkadaşlarının yanına sokuldu Narçiçeği, ve bombayı patlattı. Ben sözlendim... Çoğu hemen bağdaştıramadı, neyle sözlendin? Oyuna çağıracaklar ama sanki hemen büyümüş Narçiçeği. Hiç oyun oynayacak bir tipi yok, zengin bir ailenin tek oğluyla sözlendi, sonra nişan derken arkadaşlarının arasına pek katılamadı artık. Beyaz lüks arabası ile gelen nişanlısı ile sık sık gezmelere gittiler. Okulu yarım kaldı, araya kış girdi, nikaha günler kala yüzüğü atmış diye duydular. Sebep? O zamanlar çok revaçta olan platin setin alınmayışı, bu nasıl iştir? Çeyiz, düğün alışverişinde bozulan yuva kurulsa bile nasıl yürür? Hani muhabbet hani kanaat? Evlilik ne demek?

Narçiçeği evlenmiş... Çok isteyenlerden biri biz ezelden talibiz, getirin koyun çeyizleri ev hazır der, kime niyet kime kısmet yuvası yapılır Narçiçeği'nin. Evlendi ama hiç yüzü gülmedi, ne çiçeğin yaprağının kırmızısı ne tomurcuğunun sarısı gibi renkli ve hayranlık dolu olmadı hayatı. Güzellik nedir? Güzellik kıymet bilen olunca değerli, güzellik sende olan değil karşındakinin sende gördüğü ile sınırlı. İki çocuk annesi oldu, kocası ilgisiz, tembel, sonraları da gözü dışarıda. Evlilikte muhabbet ve kanaat ama önce ve illa muhabbet...

Narçiçeği eşinden boşandı... Travmalar, hastalıklar bir yana en çok mutsuzluk, sevgisizlik bitiriyor kadınları. Yoksa nohut oda bakla sofada, bir lokma bir hırka ile mutlu milyarlarca kadının hali sır olurdu. Çocuklarından biri babada kaldı, arkadaşları daha baba evinde hayata hazırlanırken o kucağında çocukla babaevine döndü. Annesi, babası hatasını anladı, sustu. Oysa babası ne kadar da düşkün kızına, hiç ister mi mutsuz olsun, bütün çabaları mutlu olsun, iyi hayat yaşasın. İyi bir hayat nedir peki?

Bir süre sonra Narçiçeği zengin bir adamla imam nikahı ile evlenir. Gerçek aşkı, sevgiyi onda yaşadım diye itiraf eder yakınlarına. Adam, silah kaçakçısıdır, yurt dışındaki karısından da henüz boşanmamıştır. Ama belli o da çok seviyor Narçiçeği'ni, ancak kısa sürer, adam öldürülür. Naif, yumuşak huylu Narçiçeği yoktur artık, sigara elinden düşmez, diline sık sık dolanan argo laflardan sesi bile bir değişik gelir kulaklara. Güzelliği dursa da yorgun ve yıpranmış bir kadındır genç yaşta.

Daha bitmedi... Maaşı var, çocuğuma da bana da bakar diyerek kendinden yaşlı biri ile evlendi, gurbete gitti. Mutlu oldu mu? Hayır... En son ondan da boşandı, gelir beklentisi ile evlendiği adam ona kalan mirasa göz dikince, ne çekeceğim seni deyip ayrılmış. Ne ile mayalıyorsak niyetlerimizi, bir şekilde bizi bulup yakalıyor, kaçış yok.

Kadın sorunu nedir? Nedeni de çözümü de aynı yer mi?

Hikaye bitti ama  gerçek devam ediyor, hem de sayısız kere ve farklı çeşitleriyle aynı hikaye yaşanıyor, burada anlatılanlar yine masum ve zararsız. Son zamanlarda kadının adı katliam, dehşet ve vahşet kelimeleri ile birlikte anılıyor. Dul olmak zor, hele güzel bir kadın ise daha da zor. Toplumun aynası düşer kadının üzerine, en net yansıtıcı kadındır. Ama daha küçük bir kız çocuğu iken başlıyor yanlışlıklar, neyi idealize ederse onu yaşamak için çabalıyor insan. Televizyonlar, popüler kültür denilen canavar hep zihinleri bulandırmaya hizmet ediyor. Kadınların bu halini ideolojik ya da siyasi argümanlarla açıklamaya ya da anlamaya çalışmak yanlış ve sonuçsuz bir çaba. Mesele derin bir sosyolojik ve toplumsal yüzleşmeyi gerektiren çözüme ihtiyaç duyuyor. Sadece kız çocukları okusun demekle de çözüm gelmez, hikayede geçen olayların diplomalı versiyonları yok mu çevremizde? 

Narçiçeği çok naif bir çiçek, yaprakları hemen kuruyup, buruşacak gibi ince ama içinde ne kadar çok ve güçlü sarı tomurcukları var. Üstelik nar gibi bereket ve lezzet dolu bir meyve veriyor. Uzun demeyip buraya kadar okuduysanız, görüşlerinizi öğrenmek isterim, toplumda bir kadın sorunu var ise bunun nedeni ne sizce?

BU YAZILARI DA OKUYABİLİRSİNİZ

20 yorum

  1. Keşke nar çiçeklerinin değeri bilinip hak ettiği değer verilse.Bir de ne istedikleri önce o nar çiçeğine sorulsa. Kendi beklentilerimiz,arzularımız onlarınkinin önüne geçmese.Her zaman anne-baba en doğrusunu bilir diye bir kural olmasa.Onlar bizim için en güzelini istemeleri neticesinde yanlış kararlar alınabiliyor.Keşke son kararı nar çiçeğine bıraksalar.
    Ve doğru okuyabilsek nar çiçeklerini.Güzel bir yazı olmuş. Kaleminize sağlık:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aile ve ailede verilen temel değerler çok çok önemli. İyi niyetle yapılan yanlışlıklar da var. Hangi anne baba evladını mutsuz görmek ister? Seçimlerimiz ve tekrarlamaktan kaçındığımız yanlışlarımızla var oluyoruz. Büyük konuşmamak lazım, anne baba olmak da, doğru kararlar vermekte bazen kolay olmuyor. Kadın ve kadın sorunu yine ailede ve yitirilen bir şeyler varsa yerine koymakla çözüleceğini düşünüyorum. Sevgilerimle..

      Sil
  2. Öncelikle erkek annelerine iş düşüyor. Onları eğitmek hepimizin boynunun borcudur. Kadın cinsinin, bu dünyaya sadece erkeğe hizmet etmek için gelmediği beyinlere nakşedilmeli ki, kadınlar da önlerinde engel olmadan yönlerini tayin edebilsinler. Şu an kafamda toparlayabildiğim kadarıyla bunları yazmak istedim. Çok iyi bir yazıydı. Teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kadınların yoğrulduğu sorunlar içinde çözümü de içinde barındıran olması işi kolaylaştırır mı zorlaştırır mı karar veremedim. Kendi ve çevresi için yol gösterici olacak bir misyon kolay değil, işte bu sebeple yorulan ve yıpranan kadınlar arttı mı toplumda bir sıkıntı baş gösteriyor. Kadın bölündükçe çoğalan bir yapıya sahip gerçekten, çocuğuna, anasına , kocasına bölünüyor layık olduğu karşılığı alırsa da daha büyüyor sanki. Görüş paylaşımı için teşekkür ederim. Sevgiler..

      Sil
  3. Nar çiçeği çayını çok severim. Ama yazınızda bir bayanı nar çiçeğine benzetmişsiniz. Çok naif bir benzetme olmuş gerçekten. Bence bu sorunun temel sebebi herkesin kendi içinde başladığını düşünüyorum. İnsan kendisi için istediğini bir başkası için istemedikçe toplum düzelmez ve Allah c.c katında da iman etmiş sayılmaz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Nar çiçeği çayı olduğunu bilmiyordum, merak ettim ve ilk fırsatta denemek isterim. Nar çiçeğinin kendine has naif bir duruşu var gerçekten, kafamdaki hikaye kahramanına ya da gerçek hayatta gözlemlediğim kadına yakışan bir çiçek oldu. Nefs terbiyesi, farkındalık, empati, ifadesi ne olursa olsun haklısınız önce kendi içimizde birey, aile ve çoğalarak topluma doğru yayılan bir süreç geçirmemiz gerekiyor sanırım. İnanç esaslarının hayattan kopar hale gelmesi de en etken sebep. Görüşleriniz için teşekkür ediyorum..

      Sil
  4. Önemli bir sosyolojik sorun.Zaman içinde kadınlarla ilgili sorunların azalmasını diliyorum.Hepimize bu konuda çok iş düşüyor.Sosyal sorumluluk projeleri yapabilmeyi çok isterim aslında...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dilerim yaparsınız, çünkü yine en büyük yardımı kadınlar yapacak birbirine. Daha iyi anlamak, anlatmak ve ayna olmak adına ihtiyaç var. Kadın psikolojisi, davranış bilimleri uzmanlık bilgim yok ama katkı vermek yardım etmek için ben de somut işler yapmak isterim. İnşallah nasip olur..

      Sil
  5. En büyük sorun ahlaki çöküş ve çocuklarına model olmaktan uzak aile.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Geleneksel değerlere uygun yaşıyor gibi olmak da tek başına yeterli olmayabiliyor, hele günümüzün tahripkar popüler kültür etkisi aile ve birey üzerinde tehdit oldu.


      Sil
  6. Nar çiçeğiyle yakinen bir kaç sene önce tanışmıştım. Gerçekten çok hoş bir rengi var. Küçücük yeşil bir nara dönüşmesi, sonra büyümesi. Hergün bahçeye çıkıp izleyebiliyordum bunları.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tam tefekkürlük bir meyve nar. ağacı, tomurcuğu, çiçeği, yeşil ve olgun haliyle meyvesİ, içindeki sanatlı diziliş hepsi sahibimi tanı diyor.

      Sil
  7. Bence toplumun bazı yanlış değerleri yüzünden "nar çiçekleri" soluyor; hatta ölüyor.
    Anne -babalar "kızların neden okul biter bitmez evlenmeleri beklenir?" önce buradan başlamalı. Bu yine biraz daha eğitimli seviyenin görüşü...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Maddi değerler manevi ve duygusal değerlerin önüne geçtiğinde sıkıntılar kaçınılmaz oluyor. Birey, erkek veya kadın önce kendi iç ve sosyal gelişimini tamamlamalı. Şekilci/ desinler bir toplum yapımız var ve bizim manevi ve kültürel birikimimize hiç yakışmıyor aslında..

      Sil
  8. Biz görmesek te ,duymasak ta,bilmesek te çevremizde onlarca Narçiçeği ve hikayesi yaşanıyor ne yazık ki :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Trajik olaylar olmadan, kadının yeri ve değeri konusu bir yara haline gelmeden müdahale edilmeli, hem bireysel hem toplumsal olarak. Algı oluşturan ne varsa bunun tersine hizmet ediyor sanki.

      Sil
  9. Kadın toplumumuzda baş tacı olması gerekirken yara haline gelmiş,çözülmesi gereken bir bilmece. İnsani,ahlaki ve imani değerler bir araya gelmeden çözülmesi zor. Kadın insanlığın devamını sağlıyorsa ona göre de donanımlı olmalı ve nihai kararı kendisi verebilmeli öncelikle. Fakat bunu yaparken popüler kültüre göre değil aklın,inancın,insani değerlerin bağlamında yapabilecek bir kültüre sahip olmalı. Ne yazık ki bu şartlarda çok da ulaşılabilir görünmüyor bana.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnsani, ahlaki ve imanı değerlerimiz gücümüz, pusulamız ama asıl mesele de zaten eriyip giden bu değerlerden kaynaklanıyor. Ama geleneksel yapı içinde yanlışlar oluyor maalesef, illa marjinal yaşamak gerekmiyor, bazen de sıradanlık içinde boğuluyor insanlar. Kadın bir devam misyonu var toplumda, günümüzün ortamında geldiği nesne hali çok ciddi bir sorun..

      Sil
  10. Geçen gün karşıma bir cümle geldi ve o kadar hoşuma gitti ki tabii tam hatırlayamıyorum ama "bir kadının şımarmasıda hiçbir mahsur yoktur,zira yerini seven çiçeğin coşkusu her zaman seyredilmeye değer " gibiydi sanırım bu yazı bana yine o cümleyi hatırlattı belki size alakasız gelebilir ...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok güzel bir sözmüş, bence sevgiye şımaran ve seven bir kadın etrafına da yansıtır bunu, başta çocuklarına, herkese. Mutsuz kadın mutsuz bir erkekten daha çok acı çeker, en başta duygusalız sonrasında ise erkeklerden daha iletken bir yapısı var toplumda. Belki bu sebeple tahrip amaçlı senaryolarda hep kadına yüklenilir..

      Sil

İZLEYİCİLER

FACEBOOK SAYFAM

Google+ TAKİPÇİLERİM