SENİN SENARYON, SENİN FİLMİN

Perşembe, Haziran 29, 2017

yazlık-sinema-keyfi

Yazlık sinemaya gittiniz mi hiç? O ne güzel heyecandır, keyiftir... Yaz gecelerinin starı denebilir, artık nostalji kuşağına dahil oldu biliyorum ama girişimci ruhlara sesleniyorum. Yazlık sinema istiyorum!..

Yazlık sinemalar mahallenindir, sinemayı işleten çoğunlukla mahalle esnafından biridir, tanıdıktır. Sokaktaki elektrik direklerinden birine tahta bir panoya afişler asılır, uçmasın diye de üzerinden iple sarılır. (Nelere dikkat etmişim!) Yeni bir film geldiği zaman film afişlerinin yerleştirildiği bir araba mahallede dolanır. Artık kime denk geldiyse o kişi engin sinema bilgisi ile filmi duyurur. Yazlık sinema dediğimiz koca bir beyaz duvar, sıra sıra tahta sandalyeler... Rahatsızlığın rahatlıkla başa baş gittiği bir ortam. Koltuğa gömülerek izlemediğimiz ama ömür boyu unutamadığımız seyir keyfi. Çocuklar neşelidir, yerlerinde durmazlar, sonlara doğru kucakta uyuyakalırlar. Gençler için romantik bir ortamdır, teyzeler de hem film izler hem sohbet eder. Patlamış mısırın yerini çiğdem, çekirdek, gazoz, dondurma alır. Beyaz sinema duvarının etrafında ve sinema alanının içinde renkli ampuller dizilidir. Sinemanın arka ortasındaki odacık ise içinden çıkan ışık ve renk süzmeleri ile kaptan köşküdür, gizemlidir. Oranın da müdavimleri vardır, film başladığı zaman makinist ne yapsın, o da tayfasını toplar. Biraz seyir biraz sohbet film biter... 

Yazlık sinemada görüntü kalitesi düşük, ses cızırtılıdır ama orada film izlemek çok zevklidir. O ortamı yaşadıysanız güzel anılarınız vardır mutlaka. Hatırlıyorum, çocukluğumda Jaws filmini izledikten sonra ertesi gün denizde neredeyse kimse yoktu. (Ben de girmedim tabi! Bir süre..) Evet saftık, mutluyduk! Evet şimdi her şey/herkes çok akıllı... Sizin hiç yazlık sinema anınız var mı? Şimdilerde çimlerin üzerine rengarenk armut  koltukların yayıldığı açık hava sinemaları da var ama mahalle işi olanın tadı başka. 

Her ülkenin sinema ve televizyon kültürüne bakıp o ülke ile ilgili fikir sahibi olmak mümkün. Bakınız Hollywood, bakınız Bollywood, bakınız Avrupa sineması, bakınız Yeşilçam... Ait oldukları ülke kültürlerine göre uçuk kaçık, rahat, soğuk, hırslı, hayalperest ya da sıradan... Bizde durum nasıl? Bizim senaryomuzda ne yazıyor? Biz millet olarak "hayatımı yazsam roman olur" ya da "tam filmlik" dediğimiz hallerimizle sinema olmuşuz zaten. Renkliyiz, zengin bir mozaiğiz bizden çok senaryo çıkar...


TRT-TV-FİLMLERİ


Senin senaryon, senin filmin

Televizyon izlemenin keyif olmaktan çıktığı, entrikadan entrika beğenilerek yazılan senaryoların ekranlarda cirit attığı bir süreç yaşıyoruz. Oysa kitap okur gibi, içinde kaybolacağımız bir senaryo ile yazılmış filmler izlemek ne kadar hoşumuza gidiyor. Kimler senaryo yazabilir? Eli kalem tutan, ağzı laf yapan, hızlı düşünen, pratik zekalı, çok okuyan ya da bunların hepsini yapanlar mı senaryo yazabilir? Senaryo yazarlığı kurslarının, eğitimlerinin artması gösteriyor ki istekli çok. TRT, "Senin senaryon, senin filmin" projesi ile bu konuda öncü olacak güzel bir çalışma yapmış. TRT TV FİLMLERİ projesi ile hem Türk sinemasına hem televizyon sektörüne özgün hikayeler kazandırmak hedefleniyor. Akademik anlamda bir eğitim sürecini de içinde barındıran bu proje ile senaryo nasıl yazılır öğrenebilirsiniz. Dijital medya içinde blog yazan, kreatif konulara meraklı, yazmayı, kurgulamayı seven herkes şansını deneyebilir. Senaryo nasıl yazılır? Proje kapsamında dünyaca ünlü ve kabul görmüş The Script Lab ortaklığı ile hazırlanmış senaryo derslerini, senaryo geliştirme atölyeleri takip ediyor, New York Akademisi'nin Holyywood deneyimli uzmanları ile yapım geliştirme atölyeleri de projenin bir parçası. Senaryo yazmayı öğrenmek, sistemli bir şekilde öğrendiklerini uygulamak ve profesyonel destek alarak belki yazdıklarını bir film olarak çekebilmek hayaline yeşil ışık yakıyor TRT TV filmleri projesi. Yoğun bir katılımdan söz ediliyor, siz de neden olmasın ben de senaryo yazabilirim diyorsanız proje hakkında ayrıntıları okuyabilirsiniz.

Senin senaryon, senin filmin projesi belki benim senaryom, benim filmim olabilir. Katılan, yazan, çeken biri olursa artık sektöre girmiş demektir, şu yazlık sinema işine de bir el atıverin olmaz mı? Senaryo yazmaya niyetli olanlara ise Allah zihin açıklığı versin hem üretken olmak hem matematik kurgu kafası kolay değil. En sevdiğiniz sinema tadında güzel yaz günleri diliyorum herkese...

BU YAZILARI DA OKUYABİLİRSİNİZ

16 yorum

  1. çok iyiymiş..blogger'da çok iyi senaryolar hazırlayanlar var..mesela bücürükveben gibi..harika senaryo ve çizimleri var..bence onlar katılırsa çok iyi olur.. "Senin senaryon, senin filmin" projesi iyi fikir gibi geliyor bana..sağlıcakla kalın..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. TRT güzel bir proje ile yetenekli ve istekli kişilere yol açmış, kurumsal medyaya yakışan bir iş. Blogger camiasında potansiyel olduğunu düşünüyorum, haberi olan değerlendirebilir. Herkese kolay gelsin. Siz de sağlıcakla..

      Sil
    2. Yıldırım kardeşim çok teşekkür ediyorum. :)

      Sil
  2. Çocukken yazlıkta (Erdek'te) giderdik yazlık sinemaya. Aynen dediğin gibi beyaz bir ekran ve tahta sandalyeler vardı. Hatta sinemanın yanından geçerken ekranı görebilmek için zıplardım. Yıllar önce orayı otopark yaptılar.
    Yine Erdek'te Askeri Kampta yazlık sinemaya giderdim çocukken. Filmler akşamları oynadığı ve açık bir alan olduğu için çok serin olurdu. Annem kat kat giydirirdi beni. O kadar üşümemize rağmen arkadaşlarımla akşamı iple çekerdik. O sinema hala var, hala film oynuyor ama giden 1 ya da 2 kişi.
    Fikir çok güzel. Umarım bu fikri hayata geçirenler modernize olmak adına yazlık sinemanın dokusunu bozmadan bir girişimde bulunurlar.
    Çok keyifle ve hatıralarımı anarak okudum yazını.
    Sevgiler..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet bir de üşüme boyutu var, illa ki bir hırka verilirdi, yaz günü de olsa. Yazlık sinema işin muhabbet kısmı, film ikinci planda çoğu kez bildiğin filme gidiyorsun ama ortam başkalaştırıyor. Şehir içinde artık imkansız belki ama yazlık yerlerde yeniden o ortam ne güzel olur.
      Anıları paylaşmak keyifli, sevgilerimle..

      Sil
  3. Mahallemizdeki yazlık sinema çocukluğumun en güzel hatıralarından. Şimdi yerinde apartmanlar var. Her şeyi nasıl da tüketiyoruz. Gerçekten çok güzel bir fikir. Keşke eski ruhu kaybolmadan yeniden açılsalar. Siz yazlık sinemalardan söz edince mahallemizin önündeki çayırlığa kurulan cambazhane ve Cambaz Boncuk'u çağrıştırdı bana biliyor musunuz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Büyük şehirlerde mahalle arasında zor artık ama yazlıklar için hala umut var. Büyük şehirler de uygun ortak alanlarda gerçekleştirebilir. Cambazhane ilk defa duydum ama çok heyecanlı olsa gerek. Telefon, tabletleri fırlattıracak bir şeyler bulmamız lazım. Sevgiler, selamlar..

      Sil
  4. Aa! Bana sürpriz oldu:)))Begonvilli Ev diye de senaryom var ya, ay dedim aynı isimde biri de senaryo mu yazmış eyvah:))))neyse öyle değilmiş. TRT'nin bu etkinliği çok güzel ancak tanıdıklarını alırlar sanırım, hele benim gibi akp muhalifi birini sanmam ki, kabul etsinler:))))ben senaryo kursuna gitmedim ama senaryo tekniği (iç/gün/ vs. ler)anlatan kitaplar ve internet sitelerini çok okudum. Bu arada bu da mı senin bloğun?

    Çok teşekkür ediyorum. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba, bence TRT'nin proje ile ilgili web sitesine girip ayrıntılı inceleyin, bu konuda bir hazırlığınız varsa da kayıt olun. Begonvilli ev diye izleriz belki, gurur duyarak hemde. Partizan yaklaşımlar her zaman her yerde oluyor maalesef ama hiç bir şey nasip hakikatinin üstünde değil. Ben teşekkür ederim, sağ olun.

      Sil
    2. Ah, çok naziksiniz, inşallah, keşke olsa ama pek umudum yok. :( 60'ıma bir yıl kalmışken hala yazıyorum, çiziyorum ama üzülüyorum da boşuna umutlanıyorum diye. Siz de sağolun.

      Sil
    3. En verimli zamanlarınız, cok güzel çalışmalar ortaya çıkacaktır yeter ki siz devam edin bence. Allah rast getirsin, hem siz çok enerjişi yüksek birisiniz matematik yaş hiç bir şeye ölçü değil. Kolaylıklar dilerim, İlhamınız bol olsun.

      Sil
  5. Sahi bir önceki yorumumda bu da mı senin bloğun diye sormuştum, bu yazıya bakmamı sevgili 'Cam Güzeli' bloğu sahibesi önermişti, google+'da baktım, o yüzden öyle sordum. Sonradan aklıma geldi belki onun bloğu değil sadece paylaşmıştır diye e, bunak ben...:))))kusura bakmayın. Bir an yanlış algıladım.:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Rica ederim, öyle demeyin.. O kadar dolu kafalarımız ki bunun karşılığı biraz bunama ve bunalma ise sıra ile hepimizi dolaşıyor. Ben de bu projeyi yakın zamanda öğrendim, araştırdım ve burada paylaşmak istedim. Çok fazla kurs var ama bu projede yetkin kişiler var gibi algıladım, TRT ise yetenek ve liyakatı gözeterek değerlendirme yapar umut ediyorum. Sevgilerimle..

      Sil
    2. Doldu, taştı hakikaten benim de:))))anlayışınız için çok teşekkür ediyorum. Geçen gün bir sevgili blog arkadaşım Zülal'in film tanıtımında "Mine" yi görünce kadın ismi Mine sandım, meğer İngilizce 'mayın' anlamındaki mine'ymiş. Artık kafam nasıl dolduysa:))))
      Sevgiler...

      Sil
  6. Ankara ulustaki bir mekanda her haftasonu var diye biliyorum ben. Bi kere arkadaşım götürmüştü ve çok güzeldi

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ankaralılar için güzel fırsat, denemeye değer.. Selamlar..

      Sil

İZLEYİCİLER

FACEBOOK SAYFAM

Google+ TAKİPÇİLERİM