BENİ BU HAVALAR MAHVETTİ...

Perşembe, Temmuz 06, 2017

Aşırı-sıcaklar

Beni bu havalar mahvetti... Beni/bizi bu sıcaklar mahvetti... Sabah... Daha gün doğmamış, günün olması gereken en serin saatleri ama yok, yine sıcak, ağır ve adına nem dediğimiz yapış yapış bir hava var. Bir yanda yaz gelecek diye sevinip öte yandan sıcakları hatırlayıp vazgeçenlerden misiniz? Evlerin içi fırın gibi, dışarısı yanıyor diyerek yersiz yurtsuz kalanlardan mısınız? Yaz mevsimi düşüm, kavuran sıcaklar kabusum diyenler çözüm treni çoktan gitmişe benziyor. Yandık!

Tamam, kabul, iklimdir... Yazları çok sıcak, kışları çok soğuk olması adetullahtır. Allah'ın yeryüzü düzeninin birbirini tekrar eden, şaşmaz kurallarıdır. Eyvallah... Ama insanların çılgınca karbon salınımı yaparak, delicesine bina dikerek, ağaç sökerek havanın dolaşmasına dahi engel olmasına ne demeli? Bu ilahi düzeni bozmaktır, o zaman kavrulmak da revadır. Bizim suçumuz ne? İstanbul ya da İzmir iki farklı coğrafi konumda da olsa nem ve sıcak mağduriyeti konusunda başa baş gidiyor. Biri yedi tepe üzerine kurulu, diğeri Ege rüzgarlarına dönük iki şehir ancak özellikle son 10 yıldır denize girmenin, full klimalı mekanlar da zaman geçirmenin bile yetersiz kaldığı sıcaklar yaşıyoruz. Bu kavrulma psikolojisinin tek iyi yanı, eyvah cehennemin hali nicedir diyerek kendimize çeki düzen vermek olsa gerek. İnanana ne cehennem korkusu ne cennet müjdesi gerekli değil elbet. Ancak bizi bu sıcaklar da mahvetti...

İklim değişiklerinin bir numaralı etkeni sıcaklardan mahvolan insanoğlu, belki kendim ettim kendim buldum diyerek daha da sıcak basıyor. Dip dibe, arka arkaya labirent gibi sıralanmış binalarda gündüz nefes alamayan, gece ise ısınan binaların dışa verdiği sıcaklık ve nemden yerinde duramayan huzursuz insanlar topluluğu. Fabrika bacalarından salınan ve atmosferi deldiği iddia edilen gazlar bozulan iklim dengesinin tek faili değil. Hikaye değil gerçek yazımda sıradan gibi görünen bir hikaye örgüsünde betonlaşmanın zararlarını ve doğal yaşam alanlarının önemini farklı bir boyutu ile öğrenmiş ve paylaşmıştım. Yatay yaşam alanlarından sonra dikey olarak da artan betonlaşmanın ardından kendimize nasıl çözüm üretebiliriz?

Sıcaklarda huysuz, hırçın hatta saldırgan mısınız? Deliryum olmayın sakın! Su kaybı ve aşırı sıcaklardan vücut kimyamız öyle bozuluyor ki hasta olmamak zor. Özellikle yaşlılar, kronik hastalar biraz daha dikkat! Bol serin su, ekmek arası peynir-domates ve karpuzla yetindiğimiz, belki kış fotoğraflarına bakıp ne güzel üşümüştük dediğimiz günlerdeyiz, artık susadıkça içeceğiz. Yine de en güzel zamanlar sabah saatleri, hatta öyle güzel ki insan kıyamıyor, ne yapacağını şaşırıyor. Uyanıp azıcık da olsa serin havanın tadını mı çıkarayım yoksa terlemeden kısa bir uyku mu çekeyim diye karar veremediğimiz sabah saatleri...

Sıcaklarla baş etmek için pratik ve etkili çözümler neler olabilir?Kendimiz hafiflemeliyiz, evleri hafifletmeliyiz, yemekleri de hafif tutmalı ve bizi daha da sıcak tutacak fazladan yağlara güle güle demeliyiz. Bu arada medyaya da iki çift lafım var. Kavruluyoruz, yanacağız, üstümüzden duman çıkacak, cehennem sıcakları geliyor türünden telkinlerle milleti daha sıcaklıklar artmadan terletmeyin lütfen. Bir defa da yangına körükle gitmeyin!

Sıcaklar ile savaşırken pratik ya da değil her türlü önerinize açık olduğumu söylemek isterim. Bugünlerde dilime dolanan ve halime uyarlayarak gülümseyip, serinlediğim Orhan Veli Kanık'ın şiiri ile bitiriyorum. Aslı şahane bu şiir şu günlerde çoğumuzun halinin tasviri gibi sanki... Yüreğiniz de bedeniniz de serin olsun...

Beni bu sıcak havalar mahvetti, 
Böyle havalarda bıraktım bir süre bloga yazmayı
7/24 vantilatörle böyle havalarda tanıştım
Romantizmin gereksiz
Yemek yapmanın şart olmadığını böyle havalarda düşündüm
Her şeyi unutup ferahlamanın yollarını aradım
Ama yine de yazmadan duramadım
Beni bu sıcak havalar mahvetti.





BU YAZILARI DA OKUYABİLİRSİNİZ

34 yorum

  1. Yaz mevsimini, sıcağı oldum olsası sevmem. "Off yaz gelsin artık yaaa" diyenlerden olmadım hiç:)) Hatta değiştiremeyeceğim hava gibi konulardan pek bahsetmem bile.
    Söz konusu iklim değişikliği ise konuşmak lazım tabii. Normal bir sıcaklık bile beton kaplı yerde dereceyi zıplatır. Öte yandan İstanbul gibi bir şehirde dikilen gökdelenler rüzgarı kestiğinden denizin de etkisiyle nem oranını yükseltir. Bu gerçek kabak gibi ortada. Evet kendimiz ettik, kendimiz bulduk:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Baharların arada kaynadığı, yazın ya geç ya da pir geldiği iklim bozuklukları yaşıyoruz. Değiştiremeyeceğimiz konulardan ben de şikayet etmem pek, öyle olması gerekiyordur, düzende vardır bir hikmet derim ama iklim değişikliği insanoğlunun hırsı, yanlışı ve bunda ısrarından kaynaklı. Bunda payı olanlar daha da ısınsın ne diyeyim? Selamlar...

      Sil
  2. Beni de bu havalar mahvediyor gerçekten. O yüzden baharı özlüyorum.:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bahar ve sonbaharı ben de çok seviyorum, zaten yarı yaz gibi oluyorlar artık. Günlük yaşantıda değişiklikler yapacağız illa ki, başka türlü zor..

      Sil
  3. Kendi kendimizi mahvettiğimizin farkına vardığımız zaman belki de geç kalmış olacağız. :)
    1800'lü yıllarda betonun keşfinden bu tarafa romatizmal rahatsızlıklar hat safhada artmış ama vazgeçemiyoruz bir türlü; klima deseniz nemli fanlarında ölümcül virüsler barındırıyor ve öldürücü oluyor-tespit edilen örnekleri var- vaz geçilmezlerimizden. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tüm bunları bilip uygulamadaki zorluklarından ötürü eli kolu bağlı hissetmek sıkıcı bir durum. Cesur davranıp şehir hayatından kopanların sayısının artmasının nedeni bu olsa gerek. Büyük şehirlerin çoğu geri dönüşü olmayan projelerin içinde sıkışmış vaziyette. Ne kadar kurtarabilirsek kendimizi faydası var. Görüşleriniz için teşekkür ediyorum, romatizmal rahatsızlıklara etkisini bilmiyordum. Selamlar..

      Sil
  4. Öyle ağır, uzun, güneşsiz, puslu, buzlu, donlu ki aylarca kalkmadı bir kış geçirdik ki çok ama çoook sıcak oluyor, yine de söylenmeyeceğim. D vitamini sıcakta tek :)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Söylenmek kısmının faydası değil zararı oluyor zaten, demoralize olup deliriuma az kaldı haline geliyoruz. D vitaminini stoklamalı:)

      Sil
  5. Ben duş alıyorum 5 saat sonra oturduğum yerden terlemişim ve vücudum yapış yapış oluyor bu durum acaba fazla su tüketmemden mi oluyor. Çünkü çalışmamı etkiliyor ve tekrar duş almak zorunda kalıyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 5 saat uzun bir süre aslında, daha sık duş almak gerekebilir. Hangi şehirde hangi konumda olduğunuz hatta yerleşim planınız bile etkili. Su tüketmek yapılacak en iyi yöntem sıcaklara karşı. Terlemezseniz daha kötü, siz en doğrusunu yapıyorsunuz. İyi çalışmalar ve verimli bir yaz dilerim..

      Sil
  6. Bizide bu havalar mahvetti. Finlandiya'da biz hala ceket giyiyoruz :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dünyanın her bir tarafı ayrı değişim yaşıyor ancak Özellikle Kuzey Avrupa iklim değişimine neden olacak kadar kentsel düzenleme ya da sanayi yanlışları yapmıyor diye biliyorum. Ama iklim karakteristiği olarak Finlandiya hep serin sanırım..

      Sil
  7. Ahhh kıyamam güzelim dünyamızı mahvediyoruz. Aslında bir çok bilimadamı belgesellerde bas bas bağırıyorlar dünyaya nasıl zarar verdiğimizi, küresel ısınmayı. Ama nerdeee hala farkında değiliz. Güneşi çok severim ama kavurmasına gerek yok değil mi? :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dünyanın hali dengesiz ve sağlıksız beslenen, kendine hiç iyi bakmayan bir insanın hali gibi... Yaradılışa uygun yaşamayan erkenden de hasta olan marazlı bir bünye misali. Normal sıcaklar güzeldir, sağlıklıdır oysa..

      Sil
  8. Ben her zaman bahar aylarını tercih ederim.Bir de alerjisi olmasa. Dediğiniz gibi, eski insanlar aptal mıydı? Evleri hava akımının rahat şekilde nüfuz edecek biçimde düzenlemiş. Nasıl bir ego ki beton canavarlar şehirleri sarıyor. En azından, sahil kesimleri bu saçma mimariden kendini kurtarsa... Oralarda da vahim durumlar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sahil kesimleri de aynı maalesef, yeni yazlıklar bile daha beton ağırlıklı ve az bahçeli sanki. Geleneksel ve yerel mimaride fark etmediğimiz pek çok detay insanın konforuna hizmet eder şekilde tasarlanmış. Anadolu'nun da çok katlı yapılara özenen halini görüyorum bazen, anlam veremiyorum. Bir avlun varsa yaz püfür püfür geçer halbuki..

      Sil
  9. Sıcaklardan dolayı evden çıkamıyorum yaaaa :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evler dışarıdan daha serin olabiliyor çoğu zaman, sizinki de öyle ise çıkmayın. Gün battıktan sonra en iyisi..

      Sil
  10. Sıcaklarda pisikolojik rahatsızlıklarda da artış olur maalesef :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Deliriumu da yeni öğrendim. Sadece kalp, ve kronik hastalıklar değilmiş demek ki tetiklenen..

      Sil
  11. Yaratanın kurduğu düzeni bozdukça cezasını çekiyoruz. Kendim ettim kendim buldum diyeceğim de bunun farkında olan bizim gibi insanların suçu ne? Bu nokta da hep aklıma şu söz geliyor:"Allah kuldan intikamını kul ile alır,ilmi olmayanlar onu kuldan sanır." Dünyanın gidişatında her birimizin bir payı olduğunu düşündürüyor bu söz bana.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aşırı sıcaklar da aşırı soğuklarda da insanoğlunun dünyanın milimetrik düzenine müdahalesinin etkileri var. Ekolojik denge diye bir kavram var ama bunu nedense üniversite dersleri ve sempozyumlarda kullanıyoruz sadece. Sıcaklarda hep yaylalara gitmek istiyorum, temiz hava ve rahat uyku, gürültüde yok, ne güzel.. Yayla turizmi artsın, herkes ulaşabilir olsun..

      Sil
  12. Ben yaz çocuğum ve yaz aylarına aşığımdır. Genelde insanların çok sıcak yahu dediği zamanlar benim için en güzel zamanlardır. Tabii aşırı sıcağa ben de dayanamıyorum. Lakin 2 senedir pek verimli geçmiyor yaz ayları benim için. Malum Polonya'dayım . Geçen hafta İzmir ve İstanbul sıcaktan bunalırken bizim buralarda şakır şakır yağmur vardı. 3 gündür de güneş bir nazlı bir nazlı sormayın gitsin. öyle 1-2 saat bulutların arasından çıkıp kayboluyor. Çok ayıp. Beni de yaz aylarında dengesiz olan Krakow havası mahvetti diyorum. Sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yurt dışında olanlar özellikle Avrupa serin ve soğuk günler yaşıyor genelde tabi. Ben oralardan gelen turistlerin mesela Antalya sıcağına nasıl dayandıklarını merak ederim mesela. İnsan yaşadığı yerle özdeşleşiyor bir süre sonra, formüller üretiyor ya da tahammül sınırı yüksek oluyor. Size keyifli sıcak günler diliyorum orada da, sevgilerimle..

      Sil
  13. Betonlaşmayın lüks sayan bir toplum olduk maalesef ki.....
    Sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazlık yerlerde bile yeni evler daha beton ağırlıklı az bahçeli yapılıyor, ben böyle bir imar mantığını anlamıyorum. Yazlıklarda da klimasız durulmuyorsa bir sebebi de bu olmalı. Kaz dağları tarafına gittiğimde orada da betona bürünmüş yerler görüp, şaşırmıştım. Nereye kaçmalı ki?
      Sevgilerimle..

      Sil
  14. Bu havalar var ya Bu havalar insanı mahvediyor

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yaylalara doğru gidesim, Heidi gibi yaşayasım var. Denizsiz yapamayanlar da eylül mayısı kollamalı artık..

      Sil
  15. Daha önceki senelerde görmediğimiz bir sıcakla karşılaştık. Tabi hep bu sıcakları yaşayan memleketler de var. Hz. Allah bize merhamet etti de biraz yağmur gönderdi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bazen kendime diyorum, kıyameti bile mümin kullarına hissettirmeyecek olan Rabbim şu sıcakları da hissettirmese! Öyle mübarekler de vardır, daha çok gayret lazım. Allah (cc) açık rahmet gösteriyor, sıcaklardan hep mesaj çıkartır hale geldim, bu da hikmetlerinden biri olsa gerek.

      Sil
    2. Ramazan-ı şerifte üşüdüğüm günler dahi olmuştu. Hemen sonrasında sıcaklar bastırdı. O da açıkça görülen bir rahmetti. Tabi yine görene...

      Sil
    3. Sadece bu ramazan değil, yaz mevsimine rast geldiğinden bu yana ayrı bir rahmet sundu bize Rabbimiz, hamdolsun.

      Sil
  16. Alanya yanıyor. Klimasız uyuyamıyoruz. Doğayı yok ettikçe, iklimlerin dengesi yitiyor. Sonrası "Son 60 yılın en sıcak günleri..." olarak dönüyor bize.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Alanya ve çevresini düşünemiyorum, oraların sıcağını hep duyuyorum çünkü. Hiç bir şey tesadüf değil, bu kadar orman yok edilip beton konursa yerine ne olacak? Ders alınıyor mu diye sorarsak, bizim ders alma duyumuz iptal olmuş gibi sanki...

      Sil

İZLEYİCİLER

FACEBOOK SAYFAM

Google+ TAKİPÇİLERİM