THAT SUGAR/AH BU ŞEKER!

Çarşamba, Ekim 18, 2017

şekerin-zararları

Bu yazıyı yazmak benim için çok zor, çünkü ben tatlı severim... Benim için tatlı, çocukluğumdan beri annemin el açması cevizli baklavası, ağızda eriyip hemen kaybolan kalbura basması, birlikte yaptığımız kurabiyeler, babamın çok sevdiği mis gibi kokan tahin helvası demek. Listeyi çok uzatabilirim, şekerleme dışında tatlının her türlüsünü, özellikle sütlü tatlıları çok severim. Tatlılarla ilişkim; duygularına kulak ver kontrollü de olsa bunu yaşa ile mantığımın, şekerle yapılan her şey vücuda zararlı dur mesajları arasında git geller yaşıyor. Epeydir şekerle aramız açıldı, zararlarını öğrendikçe uzaklaştım ama yine de tam kopmuş değilim. Kolay değil yıllarca yedim ve mutlu oldum. Hemen burada durun, şekerli gıdalar yediğimizde hissettiğimiz mutluluk hissi, serotonin artıyor savları sakıncalı inanışlar. Azıcık rahatlatıp, bir hoşumuza gidiyor ama bu şeker vücudumuza neler ediyor neler?

 

That sugar filmini bugünlerde çok sık duydum, aslında bir belgesel ama hem animasyon hem sinema filmi ayarında bir yapım. Filmde, bildiğimiz ama uygulamadığımız gerçekleri bilimsel verilerle anlatmışlar, sonuç: şekerden çok uzak durun! Özellikle çocuklarla beraber izlenmeli, çünkü masum gibi görünen tatlıların hatta içinde şeker olmayan ama vücutta şekere dönüşen gıdaların verdiği zararları da açık açık göstermişler. Gıda devlerinin sinsi ve sağlığı hiçe sayar yaklaşımları, doğru bildiğimiz yanlışlar hepsini bu belgeselde göstermişler. Ne çocuklar ne bizler hemen vazgeçemeyiz şekerli gıdalardan, çünkü en büyük tehlikelerinden biri bağımlılık yapmaları. Ama azıcık irade gösterince oluyor, kendimden biliyorum.

profiterol

Akışkan çikolatalı kreması, sık sık sürpriz yapıp kaşığınıza gelen fıstığı, daha içerilerdeki toplara doluşmuş sade kreması ile bir profiterol ne kadar masum aslında. Aynı durum bir kase aşure ya da meyveyle buluşmuş sütlü tatlılar için de geçerli değil mi? Hep bir umut araştırıyorum ama rafine şekerle yapılan her türlü tatlının bir faydası yok, zararı çok. İnsanın yaşamadığını, uygulamadığını tavsiye etmesi inandırıcı değil. 3 ay süre ile şeker içermeyen bir beslenme diyeti uyguladım, o dönem biraz zorlandım ama gün içinde yediğim 3 hurmanın gerçek tadına vardım. O süreçten sonra özellikle katkı maddesi içeren şekerli gıdaları artık yiyemiyorum. Sanki vücudumdan toksinler temizlendi, bağımlılıktan kurtuldum. Fast food, cola/gazlı içecek pek sevmem, ketçap mayonez de aramam. Bunları şunun için söylüyorum, hepsi ciddi oranda şeker içeriyor. Ben aslında tatlı sevmem deyip bu tür gıdaları çok tüketiyorsanız da aynı tehlike ile karşı karşıyasınız.

21 Gün Şeker Detoksu Ne?

Son zamanlarda sık duyduğum, çok da faydalı bir uygulama bence. Neden 21 gün derseniz, bu rakamın manevi ve maddi hayatımızda şifre etkisi yapan bir gücü var. Her eylem önce zihinde başlar ya, işte zihnimiz 21 günde alışkanlığını değiştiriyor. İlk günler zor olabilir ama güne iyi bir kahvaltı ile başlamak, tatlı krizinde hurma (gün kurusu kayısı ile ceviz ikilisini denemelisiniz!), bol bol su, iyi bir uyku düzeni ile 
21 gün şeker detoksu sonunda hem zinde hem hafif hissediyor insan. Denemeye değer...

Şekeri hayatından tamamen çıkardın mı diye sorarsanız, doğal olan, katkısız ve güvenilir tatlılara hayır demiyorum/diyemiyorum. Ama bu konuda epey bir yol aldım, daha az yiyorum, tadını çıkarıyorum. 
Herkese tadı bol şekeri az günler diliyorum...



BU YAZILARI DA OKUYABİLİRSİNİZ

32 yorum

  1. O zaman sizi tebrik ediyorum, şeker aşırı tüketildiği zaman gerçekten çok zararlı. İyi bir karar vermişsiniz :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tatlı seviyorum ama bunlar da gerçekler, bir orta yol bulmak lazım. Çok radikal kararlar alıp, bu işi çok ciddi uygulayanlar var onları da tebrik ediyorum.
      Teşekkür ediyorum,selamlar..

      Sil
  2. Sağlık için 21 gün katlanılamayacak bir şey değil sanki :)
    Acaba tatlı kavramında; ama şeker olmayan başka şeylere mi yönelmeli? Her şeyin tatlısı var malum. Rüzgarın bile :9

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 21 gün bir milad aslında, sonrası kontrollü özgürlük! Şeker yerine akçaağaç şurubu diye bir organik tattan söz ediliyor, bal ve pekmez de kullananlar var duyuyorum. Ama ben çok radikal olamıyorum bu konuda, mümkün olduğunca doğal ve ölçülü gitmeye çalışıyorum.
      Tatlı tatlı esen rüzgar da var değil mi? Nasıl içini hoş eder insanın, al sana serotonin dercesine..
      Sevgilerimle..

      Sil
  3. ah ben de sütlücüyüm ama ivit şekerden uzak durmalı çook zooor amaa :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ya evet ben de ben de.. Muhallebi tenceresinin dibini sıyırmayı da çok severim, al sana kazan dibi. Tatlılarla ile nazlı bir ilişki.. İstemiyormUş gibi yapıp aslında ölüp bitmek:)

      Sil
  4. Yazıyı merakla okudum bıterde de ıyı bıseyını soylersım dıye ummaktan 🙈 Yedıgım cıkolatalar sutlu tatlılar muhallebıler onlaraız asla dıyebılıyorum🙈 Küçüklükten gelen bı slıskanlık zannımca🙈 bu werdıgın vıdeoya bakacagım belkı dusuncem degısebılır 😬

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne yalan söyleyim, yazı boyunca ben de hep o umudu taşıdım. Tatlılar masumdur ya da bizim yediklerimiz zararsız diyebilmek ama yok! That sugar filmi bazen temposu yavaşlasa da sürükleyici ve ikna edici bir şeker algısı oluşturuyor. Azı karar çoğu zarar desek olmaz mı?

      Sil
  5. Ah Ah nasıl önemli bir noktaya değindiniz. Tatlıya aşırı düşkünlüğüm yok aslında ama bir Fırın sütlaç ya da çilekli pastaya hayır demem. Hele kek oldu mu evde nasıl mutlu oluyorum. Geçen sene ben de bu detoksu yaptım, hatta daha uzun da sürdürdüm. Dediğiniz gibi hurma yetiyordu. Kapalı pakette hiç bir şey yemedim onu hala devam ettiriyorum gerçi, bu işe yaradı. Ama kurabiye yapıyorum evde.
    Yalnız bu detoks irade güçlendirmek ve bağımlılıklardan kurtulmak adına çok iyi bir süreç. Kendimizde değiştirmek istediklerimiz ya da hayatımıza ilave etmek istediklerimiz için de aynı uygulama yapılabilir. Bir hocam öğretmişti, sonucunu almıştım. Hatta o 3x21 gün olarak söylemişti. Her 21 günlük süreçte insan farklı sınanıyor çünkü :)
    Güzel yazılarınız için bir kez daha teşekkürler.
    Sevgilerimle

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet çarpı 3 aslında en sağlamı, hatırlattığınız için çok sağ olun. Üçlemek de sanırım başka bir şifre çözücü etki yapıyor vücudumuzda, psikolojik olarak gözümüzde büyütmemek, Allah'ım 21 gün! diyerek demoralize olmamak lazım. Çünkü sonucunda iyi ki yapmamışım diyen kimse yok. Kapalı ve katkılı gıdalar artık yiyemiyorum ve bundan çok mutlu oluyorum. Vücudumun bana otokontrol yapması iyiye işaret. Çilekli pasta candır, kek ve kurabiyeleri ise daha sağlıklı yöntemlerle yapmaya çalışıyorum. Yazının başında link verdiğim yazımdaki şekersiz kurabiyeyi tavsiye ederim, beğeneceğiniz umuyorum.
      Fikirlerinizle katkı verdiğiniz için çok teşekkür ediyorum, sevgilerimle..

      Sil
  6. Şekere alışmışız artık. Bırakmak hayli zor. Ama en azından azaltmakta fayda var.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de sık sık yaratılmış her şeyin bir faydası var asıl nokta ifrat tefrit diyorum ama şeker çok işlem gördüğü için olsa gerek bu boyuta ulaşmış zararları var.

      Sil
  7. Yirmili yaşlarımdayken bi üç dört yıl kadar sigarayla birlikte tamamen diyebileceğim kadar uzak durdum ama ne olduysa oldu yine yemeye başladım. Şükür ki sigaraya asla :)
    Öyle güzel sunuluyor ki uzak durmak gerçekten çok zor. En azından kontrollu olmalıyız. teşekkürler paylaşım için :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Özellikle son yıllarda sık söz ediliyor oldu şekerin zararları, bunda da işlenmiş olması hatta tarlada bile genetik fıtratının bozulmuş olmasının payı büyük sanırım. Hazır, katkılı ve paketli gıdalar tamamen bırakılsa da geleneksel tatlarımıza karşı koyamıyorum.
      Ben teşekkür ederim, sevgilerimle..

      Sil
  8. Şekeri daha doğrusu çikolatayı bende çok severşm.Tabi aşırıya kaçmadan tüketirim :)
    Güzel bir paylaşım olmuş.
    Teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şeker hayatımızın tam içinde, bayram olur şuruplar kaynar tatlılar hazırlanır. Yasımız olur yine bir helva kavrulur. Endüstri girmeden zararı bu kadar yoktu herhalde, doğal olan tatlar bize bir şey yapmasın gerisini toptan çıkaralım, kabulumdür benim.
      Teşekkürler, sevgiler..

      Sil
  9. Şekeri tamamen çıkarmayı düşünmem doğrusu. Ben de böyle şeyler ters tepki yapar:) Zararlarını biliyorum, gayet iyi. Az yerim ama yerim. Dışarıda yememeye çalışırım, yersem evde kek, kurabiye ya da sütlü tatlıları yaparım. En azından içinde ne olduğunu biliyorum, şekeri de az kullanırım içinde.
    Şekersiz hayat için sizi tebrik ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tamamen şekersiz hayata geçmedim, ben de aynı sizin yazdıklarınız gibiyim aslında. Katkısız, doğal, güvenilir tatlılara hayır demiyorum/diyemiyorum. Hele evde yapılan anne lezzetlerinden ağız tadı dışında aldığım hisler var. Sıfır şeker yaşayan tanıdıklarım var, onlar bu lezzetleri meyvelerden aldıkları şeker düzeyine getirmişler, biliyorum ki doğru ama benim için zor. Allah'tan fast foodçu değilim oradan kurtarıyorum asıl şeker yüklemesini içeri girip parçalanınca açığa çıkan kötü şeker yapıyor.
      Ama olsun tebriği aldım, kabul ettim çünkü çaya bisküvileri bandırıp bandırıp yediğim zamanlardan şimdiye bir yol almışımdır inşallah.
      Selamlar, sevgiler..

      Sil
  10. Ah bu şeker konusu... Çok kafayı taktım bir ara. Karatay beslenmesine uymaya çalıştım.Karatay da şeker ve glisemik indeksi yüksek besinler yasak... Şekerin çok çok zararlı olduğuna inanıyorum ve uzak durmaya çalışıyorum.Tamamen kesemedim ben de. Ama Karatay ile çayımı kahvemi şekersiz içmeyi başardım. Bu benim için büyük başarı... Çok faydalı bir konuya değinmişsin.Filmi eşime ve çocuklarıma izleticem . Teşekkürler.Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canan Karatay da çok vurgular hatta bazen acımasızca çünkü meyve de yemeyin diyor yanılmıyorsam. Çay kahve zaten hep şekersiz içerim ama alışmayana imkansız gibi gelebilir. Filmi izlemek etkili olabilir, sade ve doğal beslenmede ara sıra tatlı kaçamakları tolere edilebilir diye ümit ediyorum.
      Katkınız için ben teşekkür ederim, sevgilerimle...

      Sil
  11. İlk başta çayda şekeri bırakmaya çalışıyorum. Ama acı geliyor şekersiz içemiyorum 😀

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çayı seviyorsanız, iki şeker atıyorsanız bir hesap yapın kaç şeker? That sugar filminde 40 kesme şekerlik bir alımın neler yaptığı örneği üzerinden anlatılmış vücuda zararları. Başta acı gelir sonra diğerine bu ne dersiniz. Ah şu alışkanlıklarımız!

      Sil
  12. Tebrikler:)) ben oldum olsı şekerle fazla barışık olmadım bazı süt tatlıları sene de bir iki de şerbetli (mümkün olduğu kadar az şekerlisinden)tatlı o da hep topu bir parmak boyutunu geçmez.
    2016 Ekim başından beri özellikle daha fazla dikkat ettim yememeye .ben de Karatay beslenme şeklini uyguluyorum ama öyle minicik porsiyonlara düşürmeden yani normal yedim hep yasaklara uyarak bir yılda 15 kilo ile vedalaştım ağır ağır eksiye inmek güzel oldu biraz daha var bakalım gitsin de ağır ağır gitsin şikayetim yok:))))) meyveyi de sabahları yiyorum. Eşim de bana uyunca özellikle onun hayatından şekerden sonra ekmeği çıkarması büyük başarıydı:))) 12 kiloda o eksildi hem yiyip hem sağlıklı kiloya inebilme aşaması çok güzel ne diye daha önce uygulamadım bilmem:)))
    Çok faydalı bir yayın olmuş canım teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hatice hanım siz şanslı gruptansınız, tatlı sevmemek ciddi bir avantaj. Senede bir iki defa canı çekecek kadar istemek ne güzel. Şeker tek başına bir kilo kaynağı aynı zamanda, that sugar filminde adam deney süresince 8 kilo aldı, bölgesel yağlanmalar da ciddi arttı ama yediği şekere bakarsanız hem az hem masum görünen gıdalar. İşin endüsriyel şeker boyutu da önemli tabi, tarladan eve gelen hiç bir zaman bu kadar zarar vermiyor, ne zaman işlenip formüle ediliyor vücudumuzda sirenler çalıyor adeta. Sağlıklı beslenme süreciniz için ben de sizi yürekten tebrik ederim, belki başlarda zorlanılıyor ama sonra tam da sizin dediğiniz gibi niye daha önce yapmadım deniyor.
      Görüşlerinizi paylaştığınız için sağ olun. Sağlıklı huzurlu günler:)

      Sil
  13. Bana biri bu filmi söylemişti de ben "Death" Sugar anlamıştım, "That" imiş demek! ahaha bunu öğrenmiş oldum.
    "Yemek olmasa da tatlı olsa yeter"-gillerdenim ben, çayı şekersiz içenlerin kötü bakışlarına rağmen çayıma şeker atmaktan da vazgeçemem! Ama en azından minimuma çektim çaydaki şekeri, azalttım bu da bir başlangıçtır.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben çayı şekersiz içiyorum diye şekerli içenler bana öyle kötü bakıyor! Hele yaşlılar, aa ne öyle koy bir kaşık siz gençsiniz diyorlar. Ben küçük kızıma çay mı içiyorsun şurup mu diyorum. Sözün özü tatlı severim ama şeker de çok zararlı, ortadan bir çizgi çektim onun üstünde yürüyorum. Şekeri azaltmak en iyi başlangıç, çok selam..

      Sil
  14. Uzun zamandir izlemek istiyorum bir türlü firsatim olmadi. Gerçi bu konulari hep arastirdigimniçin yaklasik olarak içerigi tahmin ediyorum. Seker zaten ilave olarak yemesek de gizli olarak aldigimiz birçok yer var. Ne kadar az o kadar iyi 😊

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şimdi siz yazınca aklıma geldi, bu belgesel Avusturya yapımı, siz de orada yaşıyorsunuz. Yanılıyor muyum? Ve Avusturyalılar'ın sağlıklı beslenme konusunda çok titiz olduğunu, hatta sıradan bir Avusturyalı için belgeselde geçen bilgilerin ve uygulamaların çok normal olduğunu okudum. Katılıyor musunuz? Hepsi doğruysa, sizin sağlıklı beslenme ve yaşam düşüncelerinizde burada yaşamanızın etkisi oldu mu? Bir de evet haklısınız gizli olarak vücuda giren şeker belki daha çok sağlığı tehdit ediyor.

      Sil
  15. Şeker konusunda bende oldukça düşkün bir durumdaydım, şeker ile elde ettiğimiz sahte enerjiler çok kısa sürede tükenerek bir süre sonra bitkin ve vücudumuzu toparlayamaz bir hal alıyoruz. Bunun yerine doğru ve yeterli besin kaynakları hem vücudumuza enerji depolar, hemde zamanı daha verimli kullanmamızı sağlar. Yazınızı zevkle okudum, teşekkürler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şekerin bir bağımlılık olduğunu kendimde anladım, bir süre hiç şekerli gıda yemedim, sonra baktım eskisi gibi iştahım kalmamış hele katkılı ve organik olmayan tatlıları yemek de istemiyorum. Bir süre şeker detoksu yapmak, vücudu temizlemek bizi normalleştiriyor galiba. Tatlı seviyorum, sevdiklerimi az da olsa yiyorum ama doğal olmasına içine kimya girmemesine dikkat ediyorum. Belki günün birinde rafine şekersiz bir beslenmeyi de başarabilirim. Fikirlerinizi paylaştığınız için teşekkür ederim.

      Sil
  16. Keşke bu posta hiç denk gelmeseydim içim kanıyor şuan bilmemek özgürlüktür sözüne katıldım yahu. Ben o kadar şeker ve tuz düşkünüyüm ki herkes bana şekeri veya tuzu bırak diyor ikisinden de vazgeçemiyorum. Tuzsuz içilen çorba şekersiz içilen çay bana zulüm gibi geliyor. Hele o saydığın tatlılar benim için bambaşka güzellikler. Önceden çayıma beş şeker atarken üçe sonra ikiye düştüm ama tamamen şekersiz içebileceğime ya da sütlü tatlıları bırakabilecepime inanmıyorum. Ama şeker yemeyen kişilerin ne kadar sağlıklı olduğu ile ilgili şeylere denk geldikçe doktorları dinledikçe birde senin bu videonu izledim ya gerçekten ciddi ciddi azaltarak da olsa bırakmam gerektiğini düşünüyorum yılların yeme alışkanlığını. Çok faydalı bir paylaşım olmuş beni üzse de. Teşekkürler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de tatlı sever olduğum için çok iyi anlıyorum. Tuz ayrı bir konu ama onun da çoğu alışkanlık ve fazladan aldığımız tuz da zararlı. Çay şekerini azaltmak güzel başlangıç bence, bir tık daha derken bir bakmışsınız sadece demli çayın tadı şekere gerek yok. Şekeri doğal halinde tüketme gayreti insana çok yol aldırıyor bu konuda, üstelik sağlıklı bir sürü lezzet keşfediyor insan. Baklava severim mesela ama gün kurusu kayısı ya da incirle ceviz de öyle güzel oluyor ki. Arada kaçamaklar oluyor ama giderek azalıyor. Sağlıklı, tatlı günlere diyelim o zaman. Sevgiler..

      Sil

İZLEYİCİLER

FACEBOOK SAYFAM

Google+ TAKİPÇİLERİM