ALMA MAZLUM AHINI ÇIKAR AHESTE AHESTE

Çarşamba, Aralık 20, 2017

eski viran ev

Alma mazlum ahını çıkar aheste aheste... Babamdan çok duymuşumdur bu sözü zaten üniversite, kariyer hepsi hikaye annemden babamdan ne duydum, öğrendim onlarla yürüyorum. Yürüyorum da yorulduğunda soluklanacak yer bulmak da zor artık. Ne mazlum bilen kalmış ne de aheste de olsa bu hesabın görüleceği inancı. Zalim olmanın matah bir şey sayıldığı, ego ve güç gibi iki zehirin amaç olduğu bir dünya. Global dünyadan söz etmiyorum, dip dibe yaşadığımız adı arkadaş, dost, akraba ya da her ne ise onların attığı çelmelerden, küçük hesaplardan söz ediyorum. İnna lillahi ve inna ileyhi raciun* (Şüphesiz biz Allah'tan geldik ve şüphesiz dönüşümüz O'nadır.) Çok söylenir bu ayet, özellikle ölümlerin ardından ama dilin söylediğini tasdik etmeyen kalp ve yaşamayan insan zaten hiç hükmünde zaten ceset.

Haram helal nedir, kul hakkı nedir hepsini öğretti annem babam, nurlar içinde yatsınlar. İnsan hep özlüyor da darda kaldın, sıkıştın mı yaşın kaç olursa olsun bir sarsınlar bir saçında elleri dolaşsın bir arkandayım dağ gibi evvelallah desinler istiyorsun. Bu burun direği nasıl sızlarmış bu ciğer nasıl yanarmış bu gözyaşı akmazsa nasıl hasta edermiş adamı anlıyorsun. Ha bir de boğazda yumru var o da çok fena. Giden gözyaşı hasrete olsun, ebedi alem var orada beraberiz, şu dünyada sıkalım dişimizi zalim olmayalım mazlum kalalım da gerisi boş.

Bu zalimlik denilen şey de ayağa düştü, çoğaldı. Dünyayla bağlar sıkılaşır, sadece bugün ve ben diye yaşanırsa herkesin bir nefsi var, ortaya çıkar ve etmediğini bırakmaz ama en çok da kendine. Ben görmedim ki ettiğini bulmayan olsun, Allah sabır edip, usulca kendi ile konuşan, şaşırmayım Ya Rabbim sen beni sabit kıl diyene kayıtsız kalır mı? Demesen de kalplerdekini bilen O, yine bir muhabbet bir yarenlik yapıyoruz işte. 

Çocukluğumda yazın bahçelere giderdik, annem sıkı tembihlerdi sakın izinsiz koparıp yemeyesiniz haram olur ama ağaç dibine düşeni alın. Kemale Hanım ve Cemile Teyze'nin bahçelerini, kısıtlanan ama o oranda lezzetlenen bağ arası gezmelerini hatırlıyorum. Hele bir gün Cemile Teyze bahçeden salatalık koparıp, kuyudan su çekip kovanın içine doldurdu hepsini. Bir güzel soydu, tuzladı verdi elime. İri güzel gözleri, tombul hali ile bahçesindeki koşturması hep gözümün önünde, lezzet ise hala damağımda. Küçük şeyler gibi geliyor ama işte bunlar asıl büyük şeyler. Babam da yolda para bulursan ya al bir kenara koy, birine vereceksen de cüzdanının içine koyma, haramdır bereketini kaçırmasın derdi. Hey yavrum hey... (Bunu da babam söylerdi, biz neler gördük der gibisine, ben de söylüyorum.)

Dünya güzel hayat güzel, seviyoruz... Keyifleri var yaşamak, sahip olmak istiyoruz... Gönlümüze sokmadıktan sonra elimizdeki dünyadan zarar gelmez, sınırını bildikten, ben yaptım ettim vartasına düşmedikten sonra, al kullan. Babamın sık söylediği; zenginliğe güvenme bir kıvılcım yeter güzelliğe güvenme bir sivilce yeter sözünü küçükken çok anlamasam da, kibritle oynamak kötü, sivilce çıkmaz inşallah yüzümde algısında kalsa da geçen zaman içinde alemimde yerini buldu çok şükür. Zenginlik de güzellik de her ikisi de anlık, üstelik göreceli. Babam tahsilli değildi, küçük yaşta dedem vefat edince evin yükü ona geçmiş, ara sıra hayat dersi verirken kırık ayak tırnağını gösterir, bak nalınla okula gidiyorduk sonra okulu da bıraktım, itibar para ile satın alınmaz derdi. Bilge olmak için sadece insan olmak yeterli, o zamandan anladım. Cahil denen asıl bilgelerin de ellerinden öperim.

Neden yazdım bunları? Sıkıldım insanların yanar döner hallerinden, ahde vefasız ve anı yaşar şekillerinden. Nereye gidiyoruz? Ben anlamadım, herkes biliyor ki bu dünya bir ağaç gölgeliğinde kısacık bir dinlenmedir. Koştur koştur gittiğimiz yerde az miktar patiska ve toprak yeterli olacaktır. Nasipte yoksa onlarsız da gidilir hatta baş yastıkta gitmek bile ayrı bir nimettir. Hep desinler hep görsünler üzerine kurulu bir dünya dayatmasını reddediyorum. Oyun oynarken acıkınca ekmek arası domates peyniri bile evde ye, arkadaşlarının canı çekmesin diyen ana babamızdan bugün geldiğimiz olmasa da mış gibi göster dünyasını reddediyorum. Ben de daha çok olsun diye hayvanlaşan ama göstermelik izmlerle ortada dolaşanları da reddediyorum. Ha  kimsenin umurunda mı, değil. E benim derdim de o değil zaten. O razı olsa bütün dünya küsse ehemmiyeti yok...
Yalan dünya meraklısına kalsın. Gazamız mübarek olsun...



*Bakara suresi/156

BU YAZILARI DA OKUYABİLİRSİNİZ

26 yorum

  1. yazdım yazdım sildim sürekli bu yazıya ne yazılır ki başka diye ama bulamadım amacım sadece yorum yazıp gitmekte değil..nedensizce burada olmak istedim sadece,haklısın hep büyüklerimden duyarım bende sakın bak yavrum dikkat et haram mal yeme hatta anneannem bana yolda yürürken hanım hanımcık ol kızım derdi..annem gibidir o büyüttü beni.bir dolu dolu oldum şu anda o kadar belli ki nasıl hissederek yazdıysan taaa burdan bana ulaştı o hissiyatın..hep yaz olur mu? dualarda buluşalım inşAllah..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kalp kırmak da, hak gasp etmek de, ben diye başkalarını ezmek de aynı şey, hesap verilecek işler. Bu dünyada da cezasını görürse muhatap kimse, bir iç serinliği de olur elbet. Dünyada çekip ahirete temiz girmek bile lütuf bazılarına. Takdir Hüda'da.
      Duamız daim, muhabbetle.

      Sil
  2. Ben de bu ara hayatı sorguladığım bir dönem geçiriyorum.Allah hepimizi iyi niyetli insanlarla karşılaştırsın diyorum...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hiç sorgulamadan devam edesim var ama insanlar bir rahat durmuyor ki. Haklısınız Allah hepimizi iyi niyetli güzel insanlarla karşılaştırsın, a olsun ama olsun.
      Çok teşekkür ederim, sevgilerimle.

      Sil
  3. Tüylerim diken diken ve gözlerim dolarak okudum. Ben hala disarda yiyecek yerken egilir bükülrm. Kolay kolayda piknik disinda acik alanda yemem. Hele yoldan gecenlere karsi.

    Ben ahimi kim alirsa alsin beddua etmedim icim yandı ama hep Allah'a havale ettim bazilarini gördm bazilarini görmedim. Ama cektiklerini görünce yine ben üzldm anladım ki ah etmek de almak kadar zormus merhameti olan icin.

    Simdi ise tek ah ettiklerim var. Oda istemsizce ediyorum. Cunku bastan sona herseyim eksiklerle doldu. Güzel anı birakamadim hayata ve hala daha eksiklerim varsa onlardan dolayi. Rabbim ele güne muhtac etmeden nasil biliyorsa öyle yapsin diyor geciyorum.

    Senin bu konularla ilgili betimlemelerin cok hosuma gidiyor. Açık bir bayan olarak kapanmak farz olsa da dinin sadece baş örtüsüyle yasanmadigini insanlarin ne zaman anlayacagini cok merak ediyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gönlünüzü ferah tutun, eksiklerim var demek her yiğidin harcı değil ne güzel bunu başarabilmek. Ne oluyorsa ben tamamım demekten oluyor çoğu zaman. Yunus Emre şeyhine yıllarca eğri olmayan dümdüz odunlar taşımış ya ben kendime hep derim sen eğri bir şey götürme yanında da yapan ne yaparsa yapsın. Bazen yorgun düşmek kaçınılmaz, her şeyi gören var her şeyi bilen var amenna.
      Dualarınıza amin diyorum ben de.

      Sil
    2. Eksiklerim var derken benim yaptıklarım değil daha çok bana yapılanlar. Yanlis ifade ettim orayi. Ama tabiki benimde eksiklerim var. İnsanlar günahsiz olsaydi peygamberlerden farklari olmazdi.

      Dedigin gibi her şeyi görene ve bilene havale etmek en doğrusu. Tesekkr ederim cevabin icin. Sevgilerimle :)

      Sil
    3. Haklısınız, yalnız değilsiniz hepimizde var o eksiklerden hatta eksikleri sayacağıma varları saymak daha kolay gelir, parmak hesabı...
      Amenna, her şeyi gören bilen darda komaz. Çok sevgimle:)

      Sil
  4. Ayy ne kadar güzel anlatmışta yazmışsınız, sanki biri benim içimdekileri hissetmiş yazmış gibi okudum . Çok haklısınız ! Ama son nereye gidiyor kimse bilmiyor ... keşke herkez sizin gibi bizim gibi düşüne bilse ...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kötülük yapıp, can yakıp, küçük dağları ben yarattım egosu ile etrafını kıran döken ve ihya olan görmedim. Er ya da geç bumerang gibi eden yaptığını bulur. Ama arası sabır..

      Sil

  5. Neden yazdım bunları? demişsiniz ya, iyi ki yazmışsınız. Hakikaten nereye gidiyoruz? Tv ekranları cinayetten geçilmiyor. Abuk subuk ilişkiler bir de. İmam Buhari Hz.lerinin dediği gibi. Bu dünya bütün genişliğine rağmen bize dar geliyor.

    Ayrıca böyle anne-babalardan Allah c.c. razı olsun. Vefat etmişlere de rahmetiyle muamele etsin.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dünyanın dar gelmesi kötü bir şey değil aslında tatlı gelmesi asıl tehlike ancak böyle bakabilmek herkese nasip olmuyor tabi. Öyle çok şeyler oluyor ki Allah razı olur bu işten demek ancak sakinleştitiyor insanı.
      Güzel insanlar imanı yaşama katmış büyüklerimiz ilmi belki az ama ihlası kavi. Muradım onlar gibi olmak. Hayır duanıza amin diyorum ben de.

      Sil
  6. Nasıl güzel şeyler yazmışsınız . Ne desem ne yazsam bilemedim . Aslında söylenecek her şeyi siz söylemişsiniz . Bize de okumak düştü ... Bu dünyayı ve bu dünyanın insanları ne anlayabiliyorum ne de onlar beni anlıyor . Kendi dünyama çekilmiş , olabildiğince sıradan yaşamaya çalışıyorum. En güzeli böyle ... Yoksa çok yoruluyor insan , çok ... Kocaman sevgiler . Siz hep böyle güzel şeyler yazın , biz de okuyup benim gibiler de var diye sevinelim . 😊 Musmutlu günler olsun . 😊

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kendi dünyamıza çekilip olabildiğince sıradan yaşamak yapılabilecek en doğru hareket olmalı. Başka türlüsü gerçekten yorucu, sizin dediğiniz gibi yaşamak onların dava ettikleri dünyayı elinin tersiyle itmek oluyor. Debelensin dursunlar.
      Ben de çok sevgilerimi gönderiyorum, teşekkür ederim:)

      Sil
  7. Ah alan aldığı ahın mislini yaşamadan ölmesin diyorum. Hele günümüzde zulüm zirveye çıkmışken... Ve susuyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dünyadaki zulümlerin sebebi sessiz kalan çoğunluk, vebali boyunlarında. Daha bireysel anlamda ise çıkarınız çakışmayan ya da hiç kötü his ve düşünce beslemediğiniz de bir bakıyorsunuz düşman. Kendileri bilir...

      Sil
  8. Her Firavun'un bir Musası olduğunu düşünenlerdenim.
    Keser döner sap döner gün gelir hesap döner. Zalım ettiğiyle kalır, mazlum hakkın alır; dünyada olmasa bile HAKkın vaadettiği bir gün vardır


    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Firavunluk damarı neyse onunla sınanır insanlar, çünkü en çok o acıtır. Beter olsunlar diyorum, bir canı yakmak tek kişiyle sınırlı kalmıyor ki etrafınız da nasibini alıyor bundan. Hakkın hakkı alidir, onun dışına çıkan çeksin. İlahi adalet var ama bu dünyada da bir nebze yaşasın eden yaptığının aynını.

      Sil
  9. Ne güzel yazmışsınız, insan gerçekten bu gidişhat nereye kadar diye sormuyor değil, gerçekten haram-helal kimsenin umurunda değil, arkadaşlıklar dostluklar binbir oyun ve çıkarın eline düşmüş, akraba dediklerimiz en birinci düşmanlarımız düşmenizi, kötü olmanızı bekler olmuş, eğer işin içine dalarsak gerçekten çıkılır gibi değil, çözüm yok bunlardan kurtulmaya veya maruz kalmamaya, gün be gün hayretler içinde yaşayıp gidiyoruz. Kendi halimizdeyiz kendimize dönük, dışarıyı tehlikeli buluyoruz...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İyice küçülen bir dünyada yaşamak ne kadar çözüm olur bilmiyorum ki? Samimiyeti tartışılmaz ilişkiler bile kimsenin umurunda değil, işin içine maddiyat, öncelikler girdi mi her şey unutuluyor. Gerçi böyle düşünen yanımda olsa ne olur? Sarsıldığımız zamanlar silkelenme de oluyor, kalan sağlar bizimdir hesabı. Az insanla yetinmek, kananat etmek gibi bir durum. Yorucu, anlamsız işler. İnsanın enerjisini hiç için harcaması gibi, çok yoruluyorsunuz ama ortada bir şey yok. Azlar daha kıymetli ve lezzetli oluyor bu iyi tarafı.

      Sil
    2. Kesinlikle katılıyorum :) kimileri var hem bu şikayetlendirdiklerimizin farkında gibiler katılıyorlar ama cambaz misali her ortama da uyumlular o bambaşka bir kişilik ve yapı meselesi sanırım benim bünyem bunu kaldıramıyor ne isek o olunca da sorunlar başlıyor, epey dertli olduğumuz bir konuya parmak basılınca yazılacaklar da bitmiyor :) sevgiler...

      Sil
    3. Ben de hep neysem oyum doğrudan şaşmayım da varsın canım yansın diyorum ama bazen çok çok zor oluyor.
      İyi de güzel de sabit kalalım inşallah. Sevgimle..

      Sil
  10. Kaleminize sağlık.Bu cümleler daha gür bir sesle, daha fazla kişi tarafından söylenmeli.Hiç bir zaman ümitsiz olmadım ama toplumumuz adına endişeliyim.Hem de çok endişeliyim.Bindik bir alamete,dümensiz gemi gibi nereye gidiyoruz belli değil.Sonumuz hayrolsun.
    Yalnız müsaadenizle bir konuda size katılmadığımı belirtmek isterim.İrfan ve ilim birbirinin alternatifi değil tamamlayıcısı olmalı.Her ikisin beraberliğine ihtiyacımız var.Günümüzde bilgi güç demek.Arıza gücün kullanımında.Belki de günümüz de yaşanan sıkıntılar bu beraberliği sağlayamamış olmamızda,yani irfanın yokluğunda...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bireysel anlamda yaşadığım, gözlemlediğim canımı acıtan, sıkan hadiseler... Günü kurtarma, anı yaşayıp keyif derdinde olanlar çok, ben sevdiklerime emek vermeyi haz kabul ettiğim için sendeliyorum ara sıra. Ama içeriden sendelemeye çalışıyorum çünkü başkalarının bocalamasını zevk başarı gibi algılayan çok hatta en yakınımızda. Dert tasa dediklerimizi çekilir kılan biraz da herkese uğraması yalnızca kendinde olan bir sıkıntı nasıl ağır bir yük olurdu kim bilir?
      Estağfurullah müsaade ne demek, çok değerli benim için yazdıklarınız. Aslında sizin dediğinizi demek istedim ben de en sade haliyle ilim teori ise irfan pratik olmalı. Öğrendiğini, anlama bilme ve yaşamak aksi halde tam sizin dediğiniz gibi değersizleşir ve eksik kalır. Hayatın anlamını ben güçlü olayım ama para ama statü ne olursa olsun anlayışına indirgeyen insanlar her şeyi mübah görmeye başlıyor, maalesef inanç ahlaki değer ya da sadece insanlığı bir kenara koyarak. Üstelik bunu gayet sıradan masumane görünen can bildiğiniz insanlar bile kendi akılları yettiğince kurgu ile yapıyorlar. Ben yazarken hep bireysel düşünerek ama geniş perspektife taşımaya çalışarak yazdım içimden geçenleri. Ben izdüşümü yaşıyorum ama biliyorum ki bunlar herkeste yaşanıyor bir şekilde. Oysa ihtiyaç bu değil ki. İrfan feraset demek basiret demek, işlenmiş vasıflar ama en ham halimizi bile korusak ne güzel kılarız şu hayatı.
      Çok teşekkür ediyorum samimiyetle fikirlerinizi paylaştınız, yar oldunuz.

      Sil
  11. Dünyada kötülük her geçen gün çoğalıyor. İnsanın insana ettiğini hiçbir canlı yapmıyor. Zulüm görenler mükafatı Hak'tan alacaklar.Yakınlardan görülen haset,çekememezlik ise insanım canını daha çok yakıyor.Ama dünyada da nerden geldği bilinmeyen cezalar. var."Allah kuldan intikamını kul ile alır;ilmi,irfanı olmayan onu kuldan sanır." Ne güzel söylemiş Mevlana. İçinde kötülük olup çevresine saçanlar bir şekilde cezalarını buluyorlar. Hem de hiç beklemedikleri zamanmda hiç beklemediklernden. Dünyada olmazsa ilahi adalet var. Bu inançla kimseye bir kötülük düşünmeden,haset etmeden,haramdan kaçıp,kul hakkı gözeterek yaşamak ne güzel.Rabbim bu yolda sabit kılsın bizi inşallah.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Allah kimseyi hakiki dostsuz bırakmasın şu dünyada, yazdıklarınız öyle anlamlı ki ama anlama değer katıp hissettiren samimiyet, yoksa herkes güzel konuşuyor herkes yeri geliyor Hak diyor. Az olsun ama yeri geldiğinde kılavuz yeri geldiğinde sakin korunaklı liman gibi bir kaç hayırlı dost düşürsün nasibimize. Sağ olun var olun, gene Bir Tatlı Huzur oldum. Kucak dolusu sevgimle.

      Sil

İZLEYİCİLER

FACEBOOK SAYFAM

Google+ TAKİPÇİLERİM