HAYDAR PAŞA TREN GARI

Perşembe, Aralık 28, 2017

şehir hatları vapuru, haydarpaşa

İstanbul klasiklerinden Haydarpaşa Tren Garı, dünyanın da sayılı ve en bilinen garları arasında. Tarihi ve hikayesi ile bunu hak ediyor, üstelik İstanbul'u da en güzel yerlerinden birinden kucaklıyor daha ne olsun? Memleketinden trenle İstanbul'a gelen onca insan o meşhur merdivenden inip Boğaz ve Tarihi Yarımada ile karşılaşınca kim bilir neler düşündüler? "İstanbul, ya sen beni yeneceksin ya da ben seni..." Bunun gibi daha ne laflar etmişler Yeşilçam filmlerinde, velhasıl hepsi yerleşmiş dilimize kah kızıp kah hırslanıp İstanbul seni yeneceğim diye haykıranlar çok bu şehirde. 

Banliyö seferleri, Doğu Ekspresi, Mavi Tren, Başkent Ekspresi ve daha nicesi ile bir asırı geçen yolculuk hikayeleri var Haydrapaşa Garı'nda. En unutulmaz hikayeler, hatıralar yolculuklarda yaşanmaz mı? Derler ya oraların dili olsa da dinlesek. Doğu ekspresine bir defa bindim, 24 saatlik yolculuk yaptım. Unutulmaz bir deneyimdi, çünkü çok yorucuydu. Yataklı vagon başta çok sevimli görünse de giderek küçülmeye özellikle gece size kutu gibi gelmeye başlıyor. Ama memleket hasreti ile gidenler nasıl tatlı hayallerle gidiyorlardır. Gitmenin ve dönmenin heyecanını Kadıköy'e her yolu düştüğünde Haydarpaşa'ya bakarak tekrar yaşayan milyonlar var bu şehirde.


İstanbul klasikleri
Değişmeyen İstanbul klasikleri, şehir hatları vapuru ve Haydarpaşa Garı

Haydarpaşa Garı'nın inşaatında Hitler de çalışmış!

Bu fotoğraf 1960'lar, yukarıdakini yeni çektim. Klasik dediğimiz şey bıkmadan usanmadan yaşanan ve hiç eskimeyen demek bana göre. İstanbul, klasikleri zengin bir yer ama maalesef modernliği değiştirmek ve yok etmek gibi algılayan eksik zihniyetlerden ötürü bir çok değeri de yitiriyoruz. Haydarpaşa Garı da bunlardan biri. 1908'de Bağdat Demiryolu'nun başlangıç yeri olmuş burası ve o tarihten beri de hep İstanbul'a yolu düşenlerin özellikle Anadolu'dan gelenlerin başlangıç noktası. Hep merak ederdim mimarisi neden farklı diye, Almanlar yapmış. Belki de o dönemler üzerimizdeki etkili Alman baskısının bir sonucu. Ve çok ilginç bir anekdot Haydarpaşa Tren Garı'nın inşaatında Adolf Hitler de çalışmış. Nereden nereye, İstanbul'da inşaatta çalış sonra git ülkende diktatör ol ve uzun yıllara etki edecek katliamlar yap. 

Haydarpaşa Tren Garı'nın yakın tarihte ilk faciası Boğaz'da tanker çarpışması sonucu süren uzun yangının etkileri ile yaşamış, sene 1979. Son olarak da nasıl böyle bir yer küçük bir ihmalle yanar ve hemen söndürülemez dediğimiz 2010 yangını. 4.kat ve çatı tamamen yanıyor bu yangında. Restorasyon çalışmalarının başladığına sevindim ama 2010'dan 2017'ye tam 7 yıl sürüncemede kalması ne kadar düşündürücü. Hani İstanbul göz bebeğimizdi? Yıllarca öyle boş, mahsun, eksik durdu koca tarih. Hele avm ya da otel fikirleri ile ortaya çıkmak ne büyük aymazlık! İstanbul'un başını yiyen, bu kadar çok açılan alışveriş merkezleridir biraz da. Otel yapıp belli bir grubun kullanımına bırakmak da yanlış. Buradan umutları hasretleri, sevdaları, garibanlıkları ve hayalleri ile halk geçmiş, hep onların içinde olacağı bir yer olarak kalmalı. Haydarpaşa Tren Garı, metro hattını Avrupa yakasına bağlayan önemli bir nokta olarak 2018 sonunda görevine bıraktığı yerden devam edecek. 

Vapurla trenin bu kadar yakın olduğu kaç yer vardır ki? Anadolu'nun tozunun Boğaz'ın esintisine karıştığı kaç yer var? 
Geç olmadan herkes sorsun İstanbul'a ne oldu? 





BU YAZILARI DA OKUYABİLİRSİNİZ

32 yorum

  1. Ah İstanbul, bağrına hep bıçaklar yiyor, darbelerde sallanıyor ama düşmüyorsun.. hala seni sen yapmış noktalar var, azalıyor ama var. Nihayetinde İstanbul' u yenecekler bu baştan belli ama farkında değiller tam o dakika, kendileri de büyük ve talihsiz bir yenilginin ortasında olacaklar!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir ülke nüfusu kadar insan yaşıyor bu şehirde, tepki göstersin herkes. parası olanı da mağdur eden yorgunlukları var İstanbul'un. Ne Tarihi Yarımada siluetine biçimsiz gökdelen çıkıntıları yakışıyor ne de asırlık mirasları çarşıya çevirmek.

      Sil
  2. Ne güzel anlatmışsınız. Bu arada Hitler'in garın inşaatında çalıştığını bilmiyordum. Emeğinize sağlık:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu topraklardan enerji fışkırıyor, elin diktatörü de bu tozu yutmuş da gitmiş başka türlü kullanmış işte. Ben de yeni öğrendim, şaşırdım. Teşekkür ederim, sevgiler benden..

      Sil
  3. Bende ilk kapandığında içim acıyarak Haydarpaşa hakkında yazı yazmıştım bloğumda. Şimdilerde sanki unutulsa da gördükçe bu binayı içim sızlar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sözler tutulursa kaldığı yerden devam edecek görünüyor, eski günleri olmaz elbette çünkü o yolcular da İstanbul da yok artık.

      Sil
  4. İstanbul bambaşka bir yer, şimdiye kadar iki kez görme fırsatım oldu ama günler yetmiyor tabi orası için. Haydarpaşa son gittiğimde ziyaret ettiğim bir yerdi bol bol fotoğraflarını çektik, hep bir tehlike altında ve birşey olacak kaygısı var içimde, olmasa keşke, korusak ve yaşatsak ama tam tersi oluyor sahip çıkmıyor değerini bilemiyoruz. İlginç bilgiler öğrendim burayla ilgili, dilerim yaşatabiliz. Yazınınız yine çok keyifli ve benim en sevdiğim konulardandı çok teşekkürler.. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İstanbul bizi yoruyor diyoruz ama biz de ona çok iyi bakmıyoruz aslında. Dile gelse çok şikayet edecek kesin. İnsanlardaki beton ve ruhsuz binalara olan merakı anlamıyorum, öte yandan insanlar da bile ruh arayışı azalmışken nasıl olsun? Ben 1700 ler İstanbul'un da yaşamak isterdim. Kim bilir ne keyifli bir yerdi. Ankara'dan sonra İstanbul size çok karman çorman geliyordur, haklısınız. Derdi de bitmiyor buranın aray sıkıştırdığımız küçük keyifleri de..
      Ben teşekkür ederim. çok sevgiler..

      Sil
  5. İstanbull :) ne gezmekle biter ne görmekle ömür yetmez her halde onu tam anlamıyla görmeye..tarih kokan yerleri sadece resimlere konu oluyor galiba..ve biz çekerken aslında hiçte haberdar değiliz o tarihten,onun tarihinden.
    AVM ler her yerde maalesef ki bizim evimizin karşısına koca koca inşaatlara başlandı rezidanslar otaller ve tabiki AVM ler bakamaz oldum camdan gökyüzüyle yetiniyorum :) daha da kötüye gidiyor buda beni açıkçası çok üzüyor.
    yazın da çok bilgilendirici olmuş çok beğendim :) ellerine sağlık

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Biliyor musun pek çok yerde gökyüzü bile sınırlı görünüyor hem de güya İstanbul'un iyi yerleri. Ben diyorum ki yakında gökyüzü gören ev diye ilanlar olacak, kapkara bir mizah oldu! Avm leri bir de şehrin göbeğine yapıyorlar, trafik felç. Bir ümit bekliyoruz ama yapılan bozulmaz bu kadarı bile sıkıntı. Bakalım ne olacak?
      Teşekkür ederim İman Power, adıyla bile bana enerji ışınlayan bloger arkadaşım:)

      Sil
  6. Ne kadar hüzel anlatmışsınız öncelikle teşekkürler :) ben istanbulu hiç görmeyen biri olarak her uçköşesini merak edenlerdenim :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İstanbul'a hiç gelmediniz mi? Blogunuzdan okuyayım çok mu uzaksınız? Gelirseniz, her şeyi sorabilirsiniz. Elimden gelen yardımı yaparım. Bakalım nasıl bulacaksınız İstanbul'u?
      Teşekkür ediyorum, sevgilerimle..

      Sil
    2. Mesajınıza yeni dönebildim 🙊 Teşekkür ederim 💕inşallah nasip olur gelip görmek 🙏 Ben Danimarkada yaşıyorum 😊

      Sil
    3. Ben de blogunuzdan araştırdım Danimarka 'da yaşadığınızı öğrendim. Umarım dilediğinizde gelir gezersiniz İstanbul'u. Sevgiler..

      Sil
  7. Nostalji yaptirdiniz bana. Kimbilir kaç kez önünden geçtim. Istanbul degerleri bunlar yok olmasi çok yazik olur.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet ama çok popüler, revaçta Galata bile betonlar arasında kaybolmuş. Bizde bir basiret bağlanması var ama çözemedim. Elimizdekinin değerini bilemiyoruz. İstanbul'a gelirseniz yıllar sonraki gözlemleriniz neler olur acaba?

      Sil
  8. Treni çok kullanmasam da vapurla çok geçtim önünden. Annem garın çatısı yandığında beni aramış, ağlamıştı. Çok gezerdik oralarda, nostaljik bir yer, bir de hatıralar var tabi.
    İçini de merak edip gezmiştim, atmosferi bambaşka. Ama şöyle genel manzaraya bakınca insanlarımız, karamsarlıklarımız, mutsuzluk ve huzursuzluklarımızla milletimizin oraya ait olmadığını düşünmüşümdür hep. İnternette bir aralar eski istanbul fotoğrafları dolaşıyordu. İnsanların kıyafetleri, bakışları, tebessümleri çok başkaymış o zaman. Şimdi genel itibariyle çirkinleşen, kabalaşan, mutsuz bir toplum var sanki. Yolda yürürken veya duraklarda beklerken insanlara bakardım, ne çok kararmış gelirlerdi bana. Düşünceleri, sözleri, üstleri başları, evleri hep kirlenmiş sanki. O eski fotoğraflara bakınca bugün ilerlemiş miyiz, daha da geri mi gitmişiz bilmiyorum. Demek restorasyon başladı. Umarım Galata Mevlevihanesi gibi yıllarca sürmez ve umarım aslına uygun olur. Birazdan annemi arayıp inşaatında Hitler çalışmış diyeceğim, tepkisini merak ediyorum :)) Teşekkürler, yazın beni eskilere götürdü. Sevgilerimle.

    YanıtlaSil
  9. Gözümüz alışmış, hoşumuza gidiyor ama bunun da ötesinde o kadar çok yaşanmışlık vardır ki asır boyunca onların etkisi de hissediliyor. Hasret, kavuşma, umut, sevgi bunlar birikmiş orada. Ruhsuzluk yapılara da geçti şu zamanda, insanlar tercihleriyle yaşıyor. Ama her yer öyle belki İstanbul da daha batıyor. Eskide masumiyet vardı yansıyordu şimdi hinlik ve ego var zihinlerde. Küçük dünyamızda yuvarlanıp gidelim bari ne yapalım?
    Sana katılıyorum düzgünce yapıp bitirsinler inşallah. Annene de selam ve hürmetler. Kendini özletiyorsun buralarda, bloga da yaz.Güzel hatırlara vesile olduysam ne mutlu bana. Çok sevgilerimle.

    YanıtlaSil
  10. Şehirler yaşayan bir varlık bana göre.İçinde yaşayanlarla şekilleniyor.Gelişiyor,dönüşüyor.Bizdeki dönüşümler şehirlerimize de yansıdı.
    Ama gördüğümden çok mutlu değilim doğrusu.
    Zavallı Haydarpaşa bir zamanlar İstanbul'a kavuşmanın sembolü olan o güzelim yapı yorgun bitkin ve küskün.Gönlünü almak için bir çaba da yok üstelik.
    Yazık ediyoruz İstanbul'a... 😟

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok çok haklısınız, harika bir tespit yapmışsımız bizdeki değişimin yansıması şehirlerin hali. O zaman ne şikayet edip duruyoruz önce bir kendimize bakalım değil mi? Ama buna inanıp, konuşsak da azınlıkta kalıyoruz demek ki... Dünyanın zamanı doluyor belki de ondan bu geri dönüşü olmayan yıkımlar. Yine de bozulnmamış bir sokak bile keşifetsem işte bu diyorum, keyifle. Çok sevgilerimle..

      Sil
  11. garın civarında deniz kenarında dolaşmayı seviyom yaaa :) bir de inerken, yencem seni istanbul demeyi, türk filmlerini hatırlayıp :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hımmm demek ki oralarda da dolanmalı Deep izini sürmek üçün:) Ben var ya çok deliyim istersen avazımız çıktığı kadar birlikte bağırabiliriz ya da ben bağırayım sadece bana deli desinler:)

      Sil
  12. İnsanların İstanbul'u yenme derdini ben de anlayamıyorum.Çok mu devasa geliyor da insanlar böyle bir ruh haline giriyor bilemedim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir hırsla geliyorlar herhalde sonra da motivasyon için haykırma faslı ama bağırtı çağırtı ile olmuyor işte. Ya da birileri işin sırrını çözdü ama demiyor:)

      Sil
  13. İstanbul'daydım ama Kadıköy'e geçmek nasip olmadı. Haydarpaşa'nın hayatımdaki yeri çok büyük. Bilecik/İstanbul yolculuklarımızın Mavi Tren'i,Boğaziçi Ekspresi...Tabiatın kucağında,geniş koltuklarda rahat yolculuklar. Çok da uzak olmayan zamanlarda "Geçmiş zaman olur ki hayali cihan değer." deyip Bilecik ziyaretlerimizi trenle yapmıştık. Bildiğim kadarıyla artık o trenler yok.Her şeyi ne çabuk tüketiyoruz.

    NOT: Sayfanızı gördüğüm halde yeni yayınınızı ne bilgisayar da ne de telefonda bir türlü göremiyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu sefer de görüşemedik, büyük kızım sınav dolayısıyla çok yoğun çalıştığı için tatil fırsatı bir yerlere gitmek istedik. Üçüncü sefer inşallah buluşalım:)
      Tren yolculuğunu ne güzel tasvir etmişsiniz, tabiatın kucağında gider gibi... Umarım Haydarpaşa aslına uygun halde eski ruhuna yakın yapılır ve yeni anılar biriktirir.
      Blogda teknik eksik ve yeni düzenlemeler yapmak için çalışma var o nedenle olabilir.
      Sevgiler..

      Sil
  14. İstanbul'da doğmuş ve 10 yaşlarına kadar orada yaşamış biri olarak birkaç defa daha gittim sonradan İstanbul'a. Bilmiyorum nedendir sevmedim o şehri bhiç; belki onunla ilgili çocukluk hatıralarım '99' depremi ile ilgili olduğu için, belki de ona sevdalı herkes onun hakkında bu kadar çok şiir yazdığı için... Bilemedim ve de sevemedim... Sanırım bundan sonra da sevmeyeceğim. İçinde bazı nadir sevdiğim yapılardandı Haydarpaşa garı.
    Yukarıda okuduğum bir yoruma hak veriyorum; bu şekildeki büyük şehirlere taşınırken bir sınırlandırma olmalı. Şu an sürekli devam eden bir İstanbul'a göç etme durumu var ve bu yıllardır böyle. İnsanlar yığıldıkça inşaat şirketleri de bu halden memnun sürekli yeni binalar dikiyorlar.
    Bloğunuzu da yeni keşfettim, içim açıldı. Tema ve düzen zaten harika; rengarenk resimler ve çiçekler arasında çok güzel bir sayfa oluşturmuşsunuz...
    Sevgiler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba sizi tanıdığıma ben de memnun oldum.
      İstanbul'u sevmeyen azdır ama gerekçeleri hep çok haklıdır. 99 depremi travmatik bir durum, algılarda çok şey değişti o dönem. Ama son zamanlarda inanın sizinle aynı görüşte insanlar hızla artıyor ben bile bu yıl soğudum. Üstelik bu yıl ilk kez dış göç olmuş, kaçış...
      Görüşlerinize sevindim, blogumu çok seviyorum:)
      Sevgiler:)

      Sil
  15. Merhaba"İstanbul" ve Begonvil Sokağı;

    İstanbul sevdalısı olmak yetmiyor,haklısınız koruyup-kollamak da gerekiyor.
    Sizde okumuşsunuzdur "Sunay AKIN'nı ve tam bir İstanbul aşığı duygularını dile getirdiği öyküleri,özellikle Haydarpaşa tren garı ve istasyon binaları hakkında yapılabilecek projeleri,"Kaç yetkili acaba faydalanıp-değerlendirdi merak ediyorum.
    O ilgili-yetkili kişiler ancak İstanbul'u bekleyen önemli deprem için ayrılan yerleri bile önemli mütahitlere futursuzca gökdelenler diktirdiler.

    Emeğinize sağlık duyarlı insanları duymak-okumak beni umutlandırıyor.
    sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 1999 depreminden sonra dillendirilen ve uygulamaya geçen kentsel dönüşümün bugün geldiği nokta çok sıkıntılı. Eski doku yok edildi, ruhsuz ve altyapısı eksik çile dolu bir yaşam inşa edildi. O kadar çok İstanbul sevdalısı, vizyon sahibi kişiler var ki mesela Haluk Dursun'un İstanbul yazılarını okuyunca bir başka bakıyorsunuz kente. Haydarpaşa da sadece tarihi bir eser değil, bir ruhu ve dönemi yansıtan bir yer. Modernlik arkasına sığınıp tarihimizin yok edilmesine dur demek gerek.
      Memnun oldum, teşekkürler..

      Sil
  16. Özledim ama yazılarınızı. Bir dost sesinden mahrum kalmak hiç güzel değil. Ne zaman düzelecek ki acaba blogdaki teknik çalışmalar?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Bir Tatlı Huzur bir süredir yazmamamın sebebi teknik işler değil, onlar engel değil de benim kafam bir karışık ki toparlayabilene aşk olsun. Yazacağım hem de eskisinden çok, sevdiğin iş en güzel doping. İlk yazım size armağan olsun. Taraklı-Göynük yazacağım inşallah eminim çok seversiniz oraları.
      Çok sevgiler..

      Sil

İZLEYİCİLER

FACEBOOK SAYFAM

Google+ TAKİPÇİLERİM